
Harezmi (MS 770-840)
Harezmi 770 yılında
Özbekistan'ın Karizmi kendinde dünyaya gelmiştir. Tam olarak
ismi Ebu Abdullah Muhammed bin Musa El-Harezmi'dir. Kendisini
matematik tarihinin en büyük bilim adımı olarak
tanımlayabiliriz. Çünkü cebirin ve algoritmanın kurucusudur. El
Harezmi sadece matematikle değil aynı zamanda astronomi ve
coğrafyayla da ilgilenmiştir. Batı dünyasında en çok etkide
bulunan bilim adamı diyebiliriz. Çalışmalarına Abbasi halifesi
Mem'un tarafından Bağdat Saray Kütüphanesine getirilmesiyle
başlamıştır. Daha sonra burada yabancı eserlerin tercümesini
yapmak amacıyla kurulan bir tercüme akademisi olan Beyt'ül
Hikme'de göreve başlar. Harezminin bu kadar önemli bir bilim
adamı olmasının sebebi sadece cebirin kurucusu olması degildir
aynı zamanda geliştiriciside olmasıdır. Hayatındaki bir çok
büyük eserini Bağdat Saray Kütüphanesinde yapmıştır.
Harezminin ilk eserlerinden biri aritmetik alanındadır. Ancak bu
alanda bıraktığı yapıtın orjinali kayıptır. Bu kitabın bu güne
kadar gelmesinin sebebi Bathlı Adelard'an tarafından Lâtinciye
çevrilmesinden kaynaklanır. Bu kitabın ismi De Numero Indorum
(Hint Rakamları Hakkında)'dur. Bu kitabında on rakamlı konumsal
Hint rakamlama ve hesaplama sistemini anlatmıştır. Batıdaki
matematikçiler Romalılardan bu yana kullanılan harf rakam ve
hesap sistemi yerine Hint rakam ve hesap sistemini kullanmayı bu
yapıttan öğrenmişlerdir. Bu yapıtı batı dünyasındaki
matematikçileri çok etkilemiştir. Daha sonra bu hesaplama
sistemine Harezminin isminden türetilen algoritma (algorism)
denmiştir. On rakamdan oluşan rakamlama sistemi ise, Harezmi
tarafından tanıtıldığı için Arap Rakamları veya kökeni Hindistan
olduğu için Hint-Arap Rakamları denmiştir.
Harezminin en büyük eseri cebirdir. Kendisi cebirin kurucusu ve
geliştiricisidir. Bu konuda yazılan ilk ve yaygınlaştırılan
kitap El Kitabü'l Muhtasar fi Hisabi'l Cebr ve'l Mukabele 'dir.
Harezminin bu eseri kendisine İslam ve batı bilim dünyasında çok
ün kazandırmıştır. Batı dünyası ilk kez bu kitap sayesinde
cebiri kullanmış ve öğrenmiştir. Bu yapıtta ana konular birinci
ve ikinci dereceden denklemlerin çözümleri, binom çarpımları,
çeşitli cebir problemleri ve miras hesabıdır. Harezmi cebirle
ilgili çalışmalarında ikinci dereceden denklemler konu üzerinde
çok durmuştur. Birinci dereceden denklemleri incelerken Yanlış
Yolu İle Çözme Yöntemi'ni kullanmıştır. Bu yöntemi kullanırken
şu anda ax2 + bx + c = 0 biçiminde gösterdiğimiz ve çözümünü x =
- b + b2 - 4ac / 2a eşitliği ile bulduğumuz ikinci dereceden
denklemlerin çözümünü negatif nicelikleri bilmediği için üç
grupta toplamış ve her grup için Kareye Tamamlama İşlemi'ne
dayanan ayrı bir çözüm yöntemi kullanmıştır. Bu üç ayrı yöntem
aşağıdaki gibidir;
Birinci tip denklemin çözümü için ilk önce bir kenarı x olan bir
kare çizeriz. Bu karenin üst sağ köşesinden her iki yöne de b:2
kadar bir uzunluk eklenir ve bu uzunlukların ucundan şekil
kareye tamamlanır. Bundan sonra ortaya çıkan ikinci karede bir
kenarı x büyüklüğünde olan bir kare (x²), bir kenarı x ve diğer
kenarı b:2 uzunluğunda olan iki dikdörtgen (x.b:2) ve bir de bir
kenarı b:2 uzunluğunda olan bir kare (b:2)² bulunmuştur. Bunu
formülüze edersek [x + (b:2)]² = x² + 2 (b:2 x) + (b:2)² olur.
[x + (b:2)]² = x² + bx + (b:2)², x² + bx =c [x + (b:2)]² = c +
(b:2)² [x + (b:2)]² = c + (b:2)² x + b:2 = (b:2)² + c.x =
((b:2)² + c - b:2.2) x + c = bx.x = b:2 + (b:2)² - c şeklinde
gösterilir.
İkinci tip denklemin iki ayrı çözüm yöntemi vardır. Birinci
çözümde ilk önce bir kenarı x büyüklüğünde olan bir kare alınır
(x²) sonra bu kareye bir c alanı eklenir ve bir kenarı x diğer
kenarı b uzunluğunda olan bir dikdörtgen elde edilir. Daha sonra
b kenarının yarısından karşıya bir dikme uzatılır. Bu durumda c
alanı ile x² alanı arasında (b:2 - x ) kadar bir mesafe ortaya
çıkar. Sonra c alanının sağ alt köşesinden bu mesafe kadar dışa
çıkıp bir (b:2 - x)² oluşturulduğunda (b:2 - x)² = (b:2)² - [ x
(b:2 - x) + x . b:2] olur. (b:2 - x)² = (b:2)² - c (b:2 - x)² =
(b:2)² - c.b:2 - x = (b:2)² - c.x = b:2 - (b:2)² - c şekilde
çözüme ulaşılır. İkinci çözüm yönteminde ise (x - b:2)² = (b:2)²
- c (x - b:2)² = (b:2)² - c.x - b:2 = (b:2)² - c.x = b:2 +
(b:2)² - c fomülü kullanılarak bulunur.
Üçüncü tip denklemin çözümü için ise ilk önce bir kenarı x
uzunluğunda olan bir kare çizeriz daha sonra bu karenin bir
kenarından bir b uzunluğu alırız. Ulaşılan noktadan karşı kenara
çizilecek doğrunun altında bir dikdörtgen oluşur (bx). Daha
sonra b kenarının yarısı alınarak üstteki dikdörtgene bitişik
olmak üzere bir kare çizilir [(b:2)²]. Şimdi bu küçük karenin
ucundan (x-b) kadar uzatılır ve buradan yukarıya karenin üst
kenarına bir dikme çıkıldığında birbirlerine eşit ve bir
kenarları (x-b) ve diğer kenarları ise (b:2) uzunluğunda olan
iki dörtgen buluruz. Daha sonra (x - b:2)² = (b:2)² + c olur.
Sonra (x - b:2)² = (b:2)² + c.x - b:2 = (b:2)² + c.x = (b:2)² +
c + b:2 sonucuna ulaşılır.
Harezminin bu büyük yapıtı 12. yüzyılda Chesterlı Robert ve
Cremonalı Gerard tarafından Latinceye çevrilmiştir. Batı dünyası
bu yapıttan çok fazla etkilenmiş ve cebiri bu sayede
öğrenmiştir. Cebir batı dünyasında el-cebr isminden algebra'ya
dönüştürülmüştür. Daha sonra batı dillerinde cebir algebra
olarak tanımlanmıştır. Aynı zaman Harezminin bu yapıtı batı
dünyasında cebirin kullanımının yaygınlaşmasında da büyük rol
oynamıştır.
Harezmi Muhammed ibn İbrahim el-Fizari'nin Sanskrit dilinden
Arapça'ya tercüme ettiği el-Sindhind (Siddhanta) adlı yapıtını
Batlamyus'un Almagest'inden de yararlanarak düzeltmiştir.
Muhtamelen bu yapıt iki ayrı şekilde çoğaltılmıştır. Bu yapıt
kuramsal bilgilerde içeriyordu. Daha sonra bu yapıt Endülüslü
astronom Meslemetü'l Mecriti tarafından güncelleştirilmiştir.
Yapıtın bu versiyonu Bathlı Adelard'ın ve daha sonra muhtemelen
Dalmaçyalı Hermann'ın gayretleriyle Latince'ye çevrilmiştir.
Yapıtdaki en büyük gariplik Harezmi'nin açıları sinüs gibi
trigonometrik fonksiyonlarla ifade ettiğini gösteren tablolar
olmasıdır. Tabi bu tablolar bir çok soru işaretini ortaya
çıkarmıştır çünkü Harezmi trigonometrik fonksiyonları
biliyormuydu yoksa daha sonra Meslemetü'l Mecriti tarafındanmı
eklenmiştir bilinmiyor. Ancak çoğu bilim tarihçisi sinüs ve
kosinüsü ilk kez Harezminin kullandığını söylüyor. Tanjant ve
kotanjantı ise Meslemetü'l Mecriti'nin eklediği iddia ediliyor.
Ama ne olursa olsun trigonometri İslam bilim dünyasına aittir.
Trigonometrinin İslam dünyasının eseri olması bu konuda yeterli
bilgiye sahip olamamalarına rağmen islamın bilimi gerilettigini
idda edenlere güzel bir cevaptır. Tabi sadece trigonometri değil
matematik, astronomi, coğrafya, fizik, tıp gibi bilim dallarında
da İslam bilim dünyası çok ilerlemiştir.
Harezminin önemli eserlerinden olan usturlabın yapımı ve
kullanımını anlatan eseri kayıptır. Harezmi sadece matematikle
değil coğrafyayla da ilgilenmiştir. Batlamyus'un Coğrafya adlı
yapıtını Kitabu Sureti'l Ard (Yer'in Biçimi Hakkında) olarak
tercüme etmiştir. Bu sayede yunanlıların matematiksel coğrafya
hakkındaki bilgilerin İslam bilim dünyasına girmesinde büyük rol
oynamıştır. Bu yapıt tercüme edilirken üzerinde eklemeler
yapıldığından orijinalliğini biraz kaybetmiştir. Harezminin bu
yapıtı önemli yerlerin enlem ve boylamlarını bildiren çok sayıda
tablo içermektedir. Harezminin en ilgi çekici eserlerinden
biride Nil'in kaynağını gösteren haritasının bulunmasıdır. Bu
yapıt daha sonra Batlamyus-Harizmi Kuramı diye tanınmıştır.
Harezmi 70 tane bilim adamıyla çalışarak 830 yılında dünya
haritası çizmiştir. Dünyanın çevresini ve hacmini hesaplama
çalışmalarında da yer almıştır. Güneş saatleri, usturlaplar ve
saatler üzerine yazılmış eserleri de vardır. Coğrafyanın yanı
sıra astronomi biliminde de eserler bırakmıştır. Astronomik
cetvellerle ilgili kitaplar yazmış ve bu eserler 12. y.y. da
Latince' ye çevrilmiştir.
Muhtemelen Türk olan Harezmi İslam bilim dünyasındaki yerini
almıştır. Özellikle matematik alanında eserler bırakmış olan
Harezminin eserleri Batı bilim dünyasında hala kullanılmakta ve
öğretilmektedir. Bu büyük İslam alimi 840 yılında vefat
etmiştir.