| KAYITLAR | DEFTERE YAZ |
Gönderen:
SELCUK KARAKURT ALMANYA
Yer:
Diğer
Tarih:
16 Nisan 2008, Çarşamba 21:36
|

Sevgili dostlar, Yahya hocaninda belirtigi gibi dernegimizin tüm resmiyetleri tamamlandi ve üye kayitlari basladi. Baslamaya basladida simdiye kadar benim yani Almanya gurubum disinda acaba kim evraklarini gönderdi ?
Bu dernek bir kac kisinin babasinin mali degil hepinizin ortak degeridir. Dolayisiyla hepimizin ayni hasasiyeti göstermesi gerekmezmi ? Mesela Erdal hoca derneklesme asamalarinin basinda hareketli aktif ve heyecanliydi. Ayni zamanda bize en büyük cesareti ve enerjiyi verenlerden biriydi. Dernek kuruldugundan beri kendisinden bir ses yok. Sevgili Erdal hoca nerelerdesin bilmedigimiz özel sorunlarmi var böyle durumlar varsa durum farkli aksi halde senden baslangictaki katki heyecan ve enerjiyi bekliyoruz. Birde festival projesi halen yürülükte zaman daraliyor bilesin.
Ben sadece nazim gectigi icin Erdal hoca adini kulandim. Herkesin kendisine düseni hemen harekete gecirmesi zamanidir.
Güzel bir birlikteligin olusmasi, güclenmesi ve harekete gecmesi icin hepimizin hemen yarin üyelik forumunu doldurup iki fotograf ve nufus cuzdani kopyasini Yahya hocaya yolamasi gerekiyor. Aksi halde herbirimiz bu olusumun dagilmasina sebep olmus oluruz. Bunun mebalida agir olacak.
Insallah yarin üyelik islemlerini yapanlarin listesini yazmaya baslariz. Bir kac gün sonrada halen üye olamiyanlarin listesini yayinlariz. Daha sonrada birlikteligi görmiyenleri, görmek istemiyenleri hep birlikte yayinlariz.
Karapinarli ve karapinarlilarin dostu olan herkesi üye olmaya davet ediyorum.
Selamlar sevgiler...
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
arzu
Yer:
Diğer
Tarih:
16 Nisan 2008, Çarşamba 18:04
|
osman amcaya allahtan rahmet ailesine baş sağlığı diliyorum mekanı cennet olsun
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
burhan ergül
Yer:
İzmir
Tarih:
16 Nisan 2008, Çarşamba 17:28
|
değerli büyüğümüz osman amcayı kaybetmenin üzüntüsü içindeyiz allahtan rahmet ailesine başsağlığı dileklerimle mekanın cennet olsun tüm karakurt ailelerine başsağlığı dilerim
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Cafer karakurt
Yer:
Diğer
Tarih:
16 Nisan 2008, Çarşamba 13:44
|

EBEDI HAYAT Degerli dostlar iste görüyorsunuz,beraber yasayarak ebediyete ugurladigimiz(amcalar,dayilar anneler, babalar....vb)niceleri bir yildiz gibi kayip gidiyorlar .Sanki hic yasamamislar gibi, insan beyni bazen kavrayamiyor.Iste kisinin kiyameti bu olsa gerek,dünya hayatinda kendisine ahiret hayati diye anlatilmis seyin var olup olmadigini kendisi gözlemliyordur.Dinin emrettigi seyleri ne ölcüde yerine getirdigi veya kendisine verilen aklin dogru veya yanlis alanlarda kullandigi nin hesabi sorulacaktir.Iste burada kisiye mutlak sorumluluk yüklenmektedir.Bunu iyi veya kötü bir sekilde kullanma özgürlügüne sahiptir.Temennimiz hepimizin bu gecici hayati dengeli,islami degerler icerisinde yasayarak,bizden sonra kalanlara ölmez eserler birakarak ebedi hayata göcetmektir.Tipki bizden önceki misafir insanlar gibi olacaktir.Hic bir varlik ölümsüz degildir.Mümin,kafir,iyi,kötü herkes ölecektir.Her insan dünyada yapmis oldugu seylerin karsiligini ancak kiyamette alacaktir.Iste burada kisinin öngörüsü cok önemlidir.Islamiyeti iyi arastirmak,sorgulamak,aradaki sentezi kurabilmekcok önemlidir.Iste islamiyeti hurafelerden uzak tutmanin kacinilmaz yolu budur.Burada her müslüman kisiye büyük sorumluluk düsmektedir.Aksi halde yolsuzluklar,yobazliklar,ahlaksizliklar toplumu dejenere etmektedir.Öncelikle yasayanlar olarak ülkemizin birlik beraberlik ve bütünlügüne sahip cikmaliyiz.(devam edecek)
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Emrah karakurt
Yer:
İstanbul
Tarih:
16 Nisan 2008, Çarşamba 13:39
|
osaman amcaya allahtan rahmet geride kalan fertlerinede allahtan sabir dilerim
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Yahya KARAKURT
Yer:
Diğer
Tarih:
16 Nisan 2008, Çarşamba 13:27
|

Mesaj Sahibi: Yahya KARAKURT
Üyelik için yapılacaklar...
Uzun süredir defterlerin il dernekler müdürlüğünden onaylanmasını bekliyorduk. Nihayet defterler onaylandı. Kurucu üyeler eşliğinde tüm yetkiler geçici yönetim kuruluna verildi. Temmuz ayına kadar geçici yonetim kurulu karar alacak ve bu kararları uygulamaya koyacak. Geçici Yönetim kurulu 6 aylık süre içinde ilk genel kurulu yapmak zorunda. Yani temmuza kadar genel kurulumuzu yapacağız. Derneğin resmi e-mail adresi karyader@hotmail.com dur.
Artık resmi olarak üye alımları başladı.
Yapılacak işler
1.Üye kayıdı için üye başvuru ve üye tanıma formlarını doldurup imzalayıp aşağıda yazdığım adrese postalanmasıdır.( Fotoğraf ve kımlık fotokopisi şart .Tc numarası olmayanlar öğrenip yazmalılar) tarih kısmını boş bırakın çünkü 1 ay içerisinde karar alınıp üyeye bildirilmesi zorunludur bundan dolayı tarih kısmını boş bırakın.
2.Kurucu üyelerde üye tanıma formunu ve fotograflarını yollamalılar.( Kimlik fotokopileri daha önce yollanmıştı)
Doldurulacak belgeleri direkt aşağıdaki linkten indirip kullanabilirsiniz..
a.SARIKAMIŞ KARAPINAR KÖYÜ KÜLTÜR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ ÜYELİK BAŞVURU FORMU
b.ÜYE TANIMA FORMU
bu linke tıklayarak iki formu indirebilirsiniz..
http://www.karapinar36.com/img/formlar.rar
Gönderilecek Adres:
Yahya KARAKURT
Cihangir Mah. Kirazlı Cad. Salimbey Sok.
No.27/8 Avcılar / İSTANBUL
|
|
|
Karyader kurulduktan sonra artık üyelik işlemlerini başlattık. Yapmamız gereken 2 değişik form vardı onu indirip doldurup tarih kısmını boş bırakıp ve 2 resimle beraber benim yukarıda yazdığım adrese postalamanızdır. Üyelik aidatları konusunu daha önce oylamaya sunmuştuk. Oylama neticesinde giriş ücreti 5 ytl aidat ise 3 Ytl idi. Geçici yönetim temmuz ayına kaar görevini yerine getirecek. Genel kuruldan sonra aidat işlemi istenirse dağişebilir yada aynen devam edebilir. Üye olacaklara şöyle bir önerim var. Bu şekilde işler uygulamaya konulursa daha sağlıklı olur kaanatindeyim. Üyelik belgeleri bölge bölge toplanır bize gönderilirse daha hızlı bir şekilde işlerimiz yürür. Örneğin Kars'taki üye olacaklar Erdal abiye, Erzurum'daki akrabalar Ya Murat' a (Çağrı eczanesine) yada Gürbüz abiye, ankaradaki akrabalarımız Sena abiye, Bursa'daki akrabalarımız Adil abiye gönderirlerse üyelik işlemlerini halletmiş oluruz. Bu arada Almanya grubu Selçuk abi tarafından üye olacakların formları hazırlanmış çok kısa sürede burada olacaklar. Geleceğimiz için yapacağımız bu güzel çalışmaya katılacak olanlara şimdiden teşekkürler..
İlk il dışı üyelik belgeleri bana ulaştı. Selahattin kardeşime bu hızlılığından dolayı teşekkür ederim..
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
hulusi
Yer:
Manisa
Tarih:
16 Nisan 2008, Çarşamba 11:28
|
osman amcanın vefatından duyduğum derin üzüntüyle kederli ailesine başsağlığı,allahtan rahmet dilerim.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Hulusi KARAKURT
Yer:
Bursa
Tarih:
16 Nisan 2008, Çarşamba 10:53
|
Osman dayıma Allah tan rahmet diliyorum.Tüm aile bireylerinin başı sağolsun.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
MUHSİN KARAKURT
Yer:
Ankara
Tarih:
16 Nisan 2008, Çarşamba 09:37
|

Sevgili Muhittin,
Bildiğin üzere, bir müddettir kendimi istirahata çekmiştim, bu nedenle de yazmıyordum. Ancak, senin son yazında kullandığın olağanüstü zarif üslubu dikkate almamak nezaketsizlik olurdu. Üstelik işe, benim için bir değer olan Yusuf dahi karışmışken. Bal akmış kaleminden derler ya, insanı derinden etkileyen turna hikayen gerçekten beni duygulandırdı.
Konu turnadan açılmışken bildiğim iki anlamlı hikâyeyi aktarayım. Olurda ders çıkarırız. Geçmiş zamanda, Japonya ya atılan atom bombası sırasında 2 yaşında olan bir kız, 12 yaşına geldiğinde maruz kaldığı radyasyon nedeniyle kansere yakalanmış. Savaşta öksüz ve yetim kalan zavallıcık hastaneye yatırılmış. Ama durumu ümitsizmiş. Hastanedeki tüm doktorlar, küçük kızın ölümü için gün sayarken, küçük Japon kızı hayat doluymuş. Koridorlarda koşuyor, oynuyor ve diğer hastalara yardım ediyormuş. Hastaların arasında en sevdiği kişi ise 80 yaşlarında, kendisi gibi kanser olan yaşlı bir kadınmış. Küçük Japon kızı, ölüm döşeğindeki bu yaşlı kadını hiç yalnız bırakmamış. Kadın ölmeden hemen önce "Benim için çok geç ama, bizim inanışımıza göre; eğer bir kişi kağıttan 1000 tane turna kuşu yaparsa, her istediği kabul oluyor. Ben yapamadım, sen yap ve kurtul" demiş ve son nefesini vermiş.
Küçük Japon kızı çok üzülmüş ama hayatta kalma arzusuyla geleneksel Japon sanatı olan origamiyle kağıttan turna kuşları yapmaya başlamış. Neşe içinde çalıştığından ilk başlarda çok hızlı yapıyormuş. 1000 tane turna kuşu yapması işten bile değilmiş. Ama sağlığı da hızla bozuluyormuş. Bu hazin öykü önce yerel, sonra da uluslararası basında yer almış. Dünyanın dört bir yanından insanlar kıza, binlerce turna kuşu göndermeye başlamış.
Ama küçük Japon kızı, haberler basında çıkmaya başladığı sıralarda, artık elini kıpırdatamaz hale gelmiş. Hayata, 637. turna kuşunu bitirerek veda etmiş. Küçük kız ölmüş olmasına rağmen, postacılar aylarca kağıttan turna kuşu taşımışlar hastaneye. Turna kuşlarının sayısı milyonlara ulaşınca, bu yapma turna kuşları için Japonya da bir müze açılmış.
Anlaşılacağı üzere, önemli olan iyi niyet, gayret, gerisi teferruat. Madem artık allı turnamız yok, bizde sanal ortamda kendimize turnalar oluşturalım, ne dersin. Birde farklı bakış açısı ve niyetin, kişiden kişiye nasıl değiştiğini anlatır diğer güzel turna hikayesi daha yazayım.
Bir zamanlar, Floransa'da zengin bir soylunun yalancı bir aşçısı varmış. Bir akşam efendisinin verdiği davet için şişe geçirdiği turna kuşunu pişirirken, köylü kadınlardan biri onu görmek için uğramış.
'Bu kızartma ne kadar güzel kokuyor! Tadına bakabilir miyim?' diye sormuş.
Kadına hoş görünmek isteyen aşçı, turna kuşunun bir budunu ona armağan etmiş. Kızartma sofraya götürüldüğünde, ev sahibi hemen bir parçasının eksik olduğunu fark etmiş ve aşçıyı çağırtmış.
'Turna kuşunun öteki buduna ne oldu?' diye sormuş.
Aşçı kendinden emin ,'Turna kuşlarının tek budu olduğunu herkes bilir!' demiş
Adam, 'Sen benim hayatımda ilk kez turna kuşu mu gördüğümü sanıyorsun ?'diye kızmış.
'Ama bu doğru !' diye ısrar etmiş aşçı ve 'Bana canlı turna kuşları bulabilirseniz bunu size kanıtlarım!' demiş.
'Yarın sabah benimle köye gel, turna kuşlarının kaç budu olurmuş göreceğiz!'diye yanıtlamış canı sıkılan soylu.
Ertesi gün, turnaların olduğu bataklık bir bölgeye giderler. Turnalar tek bacaklarının üzerinde dinleniyorlarmış. Aşçı aradığı ortamı yakalamıştır. 'İşte efendim ! Gördüğünüz gibi, turna kuşlarının yalnız bir tek budu var !'demiş.
Soylu adam ellerini çırpmış ve kuşlar hareketlenmişler. Yürümeye ve uçmaya başlayan turnaların, uzun bacaklarının ikisi de bir anda ortaya çıkmış.
'Şimdi bak, turnaların iki bacaklı olduklarını gördün !'demiş soylu adam, aşçıya. Buna karşılık kurnaz aşçı 'Ama dün sofrada, siz ellerinizi çırpmamıştınız, efendim !'diye cevap vermiş.
Selam ve saygılarımla
Muhsin KARAKURT
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
BAHAR KARAKURT
Yer:
Diğer
Tarih:
16 Nisan 2008, Çarşamba 00:11
|
OSMAN DEDEYE ALLAHTAN RAHMET DILERIM MEKANI CENET OLSUN AYLESININ BASI SAGOLSUN
|
| Yukarı |
|
| |
|
|