bolsos michael kors nike huarache baratas montblanc boligrafos nike outlet polos ralph lauren baratos oakley baratas michael kors bolsos new balance 574 new balance baratas boligrafos montblanc nike air force baratas polo ralph lauren baratos nike air force 1 nike huarache

cialis ohne rezept viagra generika cialis generika viagra online kaufen kamagra shop levitra generika levitra 20mg viagra kaufen levitra preis kamagra gel kamagra bestellen viagra bestellen levitra generika viagra generika cialis generika kamagra kaufen viagra bestellen levitra ohne rezept levitra 20 mg lovegra kaufen

moncler jakke oakley norge woolrich jacka canada goose tilbud ray ban norge mbt skor nike helsinki nike shox australia michael kors laukut ray ban briller canada goose jacka ray ban solbriller canada goose rea canada goose outlet ray ban aurinkolasit

nike blazer damskie nike blazer sklep moncler kurtka oakley praha ray ban praha abercrombie mikina polo ralph lauren praha hollister praha hollister mikina abercrombie praha michael kors kabelky hollister sk air jordan tenisky nike free 5.0 bayan nike free run bayan

Anasayfa  Forum  Defteri Oku Deftere Yaz  İletişim
KAYITLAR  |  DEFTERE YAZ
Gönderen:
SELCUK KARAKURT ALMANYA

Yer:
Diğer

Tarih:
23 Eylül 2008, Salı
09:24

Alıntı Yap: SELCUK KARAKURT ALMANYA

İLHAN KARAKURTTAN İNCİLER

                                          

S1- VE DAHİ GÜL RAHİYASI KİMDİR?
C1- O SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZİNDİR( S.A.V)

S2-VE DAHİ AYVA RAHİYASI KİMDİR?
C2- DEKİ Hz. EBABEKİRİNDİR

S3-VE DAHİ KAVUN RAHİYASI KİMDİR?
C3- DEKİ O Hz. ÖMERİNKİDİR.

S4-MENEVŞE RAHİYASI KİMİNDİR?
C4- DEKİ Hz. OSMANINDIR.

S5-ELMA RAHİYASI KİMİNDİR?
C5-DEKİ Hz. ALİNİNDİR.

* YASEMİN RAHİYASI Hz. FATİMETÜ ZEHRANINDIR.


                      EĞER SORSALAR KİMDİR?

-   ÇİFTÇİLERİN PİRİ-------------> Hz. ADEMDİR.

-   TERZİLERİN PİRİ--------------> Hz. İDRİS A.S. DİR

-   ÇİZMECİLERİN PİRİ -----------> ŞEYH HASENİ BASRİ (R.A) DİR

-   SARAÇLARIN PİRİ -------------> VEYSEL KARANİ HAZRETLERİDİR.

-   BAZIRGANLARIN PİRİ-----------> ŞUAYİP A.S DİR

-   GEMİCİLERİN PİRİ--------------> Hz. NUH A.S DİR

-   BERBERLERİN PİRİ--------------> HIRAS (R.A) DİR.

-   DÜLGERLERİN PİRİ--------------> HABİ NECCAR (R.A.) DİR

-   HALLAÇLARIN PİRİ--------------> HALLAC-I MANSURDUR.
Yukarı          
 
Gönderen:
MUSA KARAKURT ALMANYA

Yer:
Diğer

Tarih:
22 Eylül 2008, Pazartesi
20:16

Alıntı Yap: MUSA  KARAKURT ALMANYA

Herkese bu mubarak ramazan ayinda hayirli günler dilerken, Cenabi hakkin rahmet ve bereketi üzerinizde olsun insallah.

Muhittin abinin belirtigi gibi bende bu saydigi degerli abilerimizden özeliklede Atilla abiden yazilar görmek istiyorum. Benim bildigim kadariyla Atilla abi emeklidir dolayisiyla bizlere bir seyler yazmaya yol göstermeye yönlendirici konular vermeye yeterince vaktide var.

Saygi deger Atilla abim, birlik beraberlik icin calisildigi bu günlerde sanirim seninde bizlere katacak güzeliklerin vardir.

Sana selamlarimi yolar elerinden öperim .
Yukarı          
 
Gönderen:
ZELIHA KARAKURT ALMANYA

Yer:
Diğer

Tarih:
22 Eylül 2008, Pazartesi
16:19

Alıntı Yap: ZELIHA KARAKURT ALMANYA

Muhittin abinin yardimlasma kültürü yazisini cok anlamli buldum. Özelikle son bölümü siteye yazan herkesin söylemek istedigi ama cesaret edip yazamadigi bir durumdur. Gercekten bu saygin abilerimiz bir cogumuza ögretmenlik, abilik, amcalik yapmis degerli büyüklerimizdirler. Bende her siteyi actigimda acaba bügün bunlardan yazilar varmi diye düsünerek siteyi aciyorum. Kim kimden kaciyor benim gibi bir cogumuz gurbettin bir yerlerine göcmüsüz okudugumuz her ani yazi ve özelikle köyle ilgili konular ilac gibi geliyor. Insallah bu bayramin maneviyat ruhuyla herkes herkesten yazilar okur. Simdiden hepinize tesekkür eder hayirli iftarlar ve bayramlar diliyorum.
Yukarı          
 
Gönderen:
Yusuf KARAKURT

Yer:
Muğla

Tarih:
22 Eylül 2008, Pazartesi
16:16

Alıntı Yap: Yusuf KARAKURT

Merhaba Selçuk,

     Mesajını aldım su sıralar fırsat bulamıyorum ama senin anlatış tarzın bence bu sıtede iki yazarımızın peşine 3. sırayı alır, bu bir abartı yada iltifat değildir,
Gerek Yahya ve gerekse senin bu çalışmaların ,çırpınışların takdire şayandır,

Bu kadar zamandır hiç kimseyle herhangi bir polemiğe girmeyişin herkesle iyi diyaloglar kurman ve bunun sonucunda karapınara hizmet sunman erdemli kişiliğinin bir neticesidir.

Karapınar sevdanı görduğumdede gıpta etmiyor değilim dolayısı ile somut birşeyler yaptığınızı görüncede tarifsiz mutlu oluyorum.

herzaman elimizden geldiğince yanında olmaya çalışacağız inşallah çocukları öpüyorum .

selamlar
Yukarı          
 
Gönderen:
MUHITTIN KARAKURT

Yer:
İstanbul

Tarih:
22 Eylül 2008, Pazartesi
14:03

Alıntı Yap: MUHITTIN KARAKURT

YARDIMLAŞMA KÜLTÜRÜ

Zamanımız yardımlaşma ve birlik zamanıdır. Tek tek kurtarıcılar yerine takım oyunu oynamayı gerektirir. Bu yardımlaşma yalnızca parasal değil aynı zamanda kültürel ve moral olarak da yapılabilir. Güven ve kişinin dayanabileceği toplum ruhu olduğu zaman kişi bu güçle daha da yaşama sevinci duyar. Bireysel başarıların fazla önemi yoktur.Bir saman alevi gibi ısıtmadan parlar ve kayıp olur. Güncel deyişle kağıttan kaplan rolu oynar.

Maddi olarak kişi gücü oranında katkı yapar. Hatta hiç yapmayacak durumda ise yerine diğerleri yapar ve bunun fazla bir ehemiyeti yoktur. Asıl katkı ve dayanışma ise birlik ruhu ile yapının kireci ve harcı olmaktır. Bu yüzden bu katkının önemi son derece büyüktür.
Size diyeceğim o ki bu web sayfasındaki tecrübelerimize göre MUHSIN elinde avucunda bulunan tüm kültürel katkıyı yapmıştır. Sayesinde ailemizin geçmişini ve yakın geçmişe kadar yaşayan bütün fertlerini çok lezzetli yazılar şeklinde bizimle paylaşmıştır. Bu kardeşim gerek tarihçe gerekse anıları ile herkesin beğenisini ve saygısını kazanmıştır. Gönlünden geldiği gibi mertçe ve cömertçe duygu ve düşüncelerini hiç sansürlemeden bizimle paylaşmıştır. Kendisine minettarım.

Ayni şekilde Selçuk elinde gelen çabayı göstermiştir. Yahya hoca perde arkasında önemli ölçüde çaba ve zaman harcayarak bu birliğe katkıda bulunmuştur. Yusuf , Murat ve genç yazarımız Metehan her zaman gerekli katkıları katkılarını çoğaltarak sunmaktalar. Doktorumuz CEK ve Gürbüz yeğenim daha nice kardeşlerimizin hepsi elinden geleni yapmaktalar.

Kısacası diyeceğimiz o dur ki sevgili kardeşimiz Şevket hariç diğer çağdaşlarımız hiç kimse maazeret belirtmediler. Birgün bu gençler mutlaka başarılara imza atacaklardır. Bu akrabalarımız hiç değilse gelip kötü anılarını anlatsınlar biz de bilelim.

Köyümüzün yetiştirdiği bir fikir adamı ve deneyimli eğitimci olarak Atilla ve Ahmet hoca ,Adnan hoca , Değerli Veternier Hekimimiz İbrahim , değerli Ziraat Müh ve Gn. Müd. Nesim sizler Karapınarın çamurunda büyüdünüz bunu inkar edemezsin ,sizlerinde bir iki satırınız okumak isteriz.Yoklamadan kaçmayın sizleri takip ediyoruz.

Hepnize sağlıklı ve hayırlı ramazanlar dilerim.

Muhittin Karakurt

Yukarı Mail: m.m.karakurt@gmail.com         
 
Gönderen:
SELCUK KARAKURT ALMANYA

Yer:
Diğer

Tarih:
22 Eylül 2008, Pazartesi
12:33

Alıntı Yap: SELCUK KARAKURT ALMANYA

Sevgili Süleyman krdesim, senin o yasiyoruz dediklerini bizimle paylasmani istiyorum. Hepimizin zevkle okuyacagi bir cok ortak deger,bir cok hatira ve dah nice güzelikler sende oldugunu biliyorum. Benim gibi sitedeki herkesin okumak istedigi ve arzuladigi konulardir.

Bu konulari sadece Muhsin abi , Muhitin abi ve sevgili yegenim Metehan a yigmamak gerekir. Katki sunmak hepimizin görevi olmalidir.

Metehan haci amca hakkinda ne güzel yazilar yaziyor. Metehan yasitlari kac kisi köye henuz traktörlerin yeni yeni girdigi dönemlerde haci amcamin ismine tig makinesi dedigimiz saman ve arpayi bir birinden ayiran aleti köye ilk getirdigini bilir. Evet bunu kac kisi biliyor. Bu sadece bir konu, yaza bilecegin daha nice konu var.

Birde bana bir sözün vardi siteye yazacaktin halen bekliyorum.

sevgiyle gözlerinden öper paylasimci yazilarini bekliyorum.
Yukarı          
 
Gönderen:
SELCUK KARAKURT ALMANYA

Yer:
Diğer

Tarih:
22 Eylül 2008, Pazartesi
11:06

Alıntı Yap: SELCUK KARAKURT ALMANYA


   
GEYİKLİ BABA (Mesaj sahibi YUSUF KARAKURT)

        Karapınar ,Beşyol, Armutlu ve Başköy isimli köylerin sınırlarının ara yerinde bir dağ vardır, doruğunda geyikli baba denen zat meftundur dağa ismini veren de O dönemlerde yöre köylerin her yıl ziyaret ettikleri, istek ve dileklerinin kabulu için vesile olmasını istedikleri, ve uğruna adaklar adadıkları yada kurban kesikleri, Geyikli baba kabrini ziyaret ettiklerinden kısaca, “ZİYARET” ismini vermişlerdir.
Bu isim kendiliğinden oluşmuştur zannımca bilinçli bir isim koyma değildir. Hatta çoğu yöre insanının yeminlerine bile konu olmuştur “Qur-an kıttap, Nave Xade , Ziyret çarpsın v.s”

Geyikli baba kimdir? kim değildir kerameti nedir? Yazıma konu olacak kahramanım hakkında şahsen hiç bir şey bilmiyorum, ancak bilinen bir şey vardır oda yudumuzun bir çok yöresinde yaşadıkları dönemlerde İnsanlara ve insanlığa akıl ve irfanlarıyla yol göstermiş ışık olmuş bazen darlıkların refaha dönüşmesine , bazen akıl sır ermeyen olayların olumlu sonuçlanmasına, kerametleriyle sebep olan Allah dostları vardır; İşte atalarımızın yaşadığı ve çoğumuzun da çocukluğunun geçtiği köyümüzde hatta yöremizde ismiyle ün salmış ve muhtemelen yöre insanına kerameti ,bilgeliğiyle rehber olmuş olmalıki, (Bilenler yazsın lütfen) Uğruna adaklar kesilen, dualar edilen Geyikli Baba; kabri dağın en zirve yerinde bir çeper içine alınmıştır. Çocukken defalarca arkadaşlarımızla zirveye çıkıp merakımızı gidermişizdir.
Dağın dip noktasında buz gibi soğuk ve berrak bir su çıkmaktadır devamında artarak bir dere olmaktadır. Takriben 200 metre kadar yüzeyden aktıktan sonra tekrar yeraltına dönmekte ve Butka çayırına hayat verip sonrasında kaybolup Neğdeli vadisinden Aras nehrine sızmaktadır.

Köy yaşantısının bütün zorluklarına, içinde barındırdığı sıradanlığı ve dinamik yapısına rağmen alışıla gelmiş yada gelenekselleşmiş bir şekilde yılın belli bir döneminde yağmurun yağması yada olan bir bolluğun şükrünü eda için olsa gerek; Köyümüz tarafından da Geyikli Baba dağı ziyaret edilirdi.

Aile büyüklerinin aldığı kararlarla öküz arabaları hazırlanır herkesin mali durumuna göre küçük baş hayvanlardan adaklık yada kurbanlık adını her ne koyarsanız koyun, alınırdı. Ziyarette kurban kesmek yemek yapmak sonuçta güzel bir ziyafet çekmek için yeteri miktarda yemeklik malzeme ve yakacak alınır ve arabalara itina ile yerleştirilirdi bazen bir iki aile birleşerek te beraberce tek arabayla giderlerdi, Arabalar peş peşe konvoylar şeklinde sıraya dizilir çoluk çocuk bir curcuna içerisinde ziyarete gidilir herkes zevkine göre bir yer beğenir arabasını durdurur özküzler bırakırdı. Öküzlere çocuklar bakardı. sonrasında arabaların baş tarafını havaya kaldırırlar altına destek amaçlı arabanın yan kollardan bir tanesi direk gibi koyar sağlamlaştırılırdı. Arabanın üzerine gölgelik amaçlı bir kilim serilir ve çadır havası verilirdi. Sonra erzaklar arabanın altına itina ile dizilir düzenlenir di, Ama iş bölümü yapılmaz herkes ne tür bir işi yapacağını çok iyi bilirdi.
Neyse kuzular yada koçlar kim ne getirmişse kesilir adaklar adanır etler parçalanır, yemekler; haşlama yada kavurma olarak yapılır adeta ortama bayram havası hakim olurdu, Biz çocuklar için herşey muhteşem güzeldir , Bu arada yemekler yenir ikramlar yapılır ortak amaç etrafında insanı bağlar güçlendirilir. çocuklar her yerde olduğu gibi ortamın rengi, resmi ve neşesidirler, yaptıkları gölette yüzmeye çalışırlar , herkes mutlu mesut işini yapar vaktini geçirir. Yemek faslı bittikten sonra gözü kesebilen yaşlı ve orta yaşlılar ve genç kızlar zirveye yürürler. Geyikli Babanın kabrini ziyaret eder dua ve niyazda bulunurlar hatta orada birkaç kuşburnu ağacı vardır ona dileklerinin gerçekleşmesi için ip bağlarlar, zirvedekiler döndükten sonra işlemler birmiş çaylar içilmiş ve gün ikindiyi geçmiştir herkes aynı tazyik içerisinde toparlanır ve arabalarını yükler gerisin geri köy yoluna düşerlerdi çocukluğumda ben bu olayı 2~3 kez yaşadığımdan halen hafızamda tazeliğini korumaktadır.

Ben yazı yazmasını pek beceremem dolayısıyla bu yazımı Muhittin ve Muhsin ağabeylerime katkı sunma amçlı yazdım varsa hatam şimdiden affola,
Selam ve saygılar,
Yusuf karakurt

_____________________________________
SELCUK KARAKURT

Sevgili yusuf yazi yazmasini prk beceremem cümlesine katilmiyorum, Aksine cok güzel zevkle okuna bilecek yazilar yaziyorsun.

Bu yazindaki duygular, bügünlerde cok arzuladigimiz ortak duygular.

Sana ve cocukalrina selamlar, gurbette bayramlar nasil oluyor bu konuda bir yazini bekliyorum.



Yukarı          
 
Gönderen:
SELCUK KARAKURT ALMANYA

Yer:
Diğer

Tarih:
22 Eylül 2008, Pazartesi
10:25

Alıntı Yap: SELCUK KARAKURT ALMANYA

DEWE-XALIK

Bilindiği üzere bir arada yaşayan insanları birbirlerinden ayırt etmek için çeşitli isim veya sıfatlar kullanılmaktadır. Böylelikle insanlar birbirleriyle tanıştırılırken veya gıyabına laf edilirken bu sıfat ve isimlerden faydalanılır. Soyadı Kanunu çıkmadan önce bu oldukça önemli bir husus olup, hemen hemen her büyük ailenin bir veya birkaç sıfatı olmuştur. Kimlerdensin sorusunun cevabı genellikle bu sıfatlarla verilmiştir.

Uzun yıllar aynı bölgede yaşayan bizim aileye de, çevrede yaşayanlarca çeşitli sıfatlar verilmiştir. Bunlardan ikisi, Sarıkamış, Horasan ve Eleşkirt’te yaşayan aşiretlerce bilinir ve kullanılır. Bizim aile, Karakurt soyadı ve Karapınarlılar tanımlaması dışında iki sıfatla daha anılır. Bunlar, DEWE ve XELIK sıfatlarıdır. Günümüzde bu sıfatların kullanımı azalmış ise de, aşağıda bu iki sıfata ilişkin açıklama yapılmıştır.

DEWE:

Karakurt Nahiyesi’nde, Tayyar-Bayram soyundan gelenlere, DEWE diye hitap edilir. Bu sıfat Sarıkamış, Horasan ve Eleşkirt üçgeninde yaşayan aşiret köylerinde bilinmekte olup, mahalli bir isimlendirme/hitap şeklidir. Bu sıfatın nereden geldiği/neden kaynaklandığı tam olarak bilinmemekle birlikte, bu konuda var olan rivayetler aşağıda ki gibidir.

Aile bireylerinin hitabetlerinin iyi olmasından dolayı bu sıfatın verildiği söylenir. Bir diğer anlatımla ağzı (dev) iyi laf yapan, aklı başında kimseler anlamında kullanılmıştır.

Diğer bir anlatıma göre ise, söz konusu hitabın DEV kelimesinin mecazi manası kapsamında, ailenin zenginliğini, başarısını, çalışkanlığını ve kudretini ifade etmek için kullanıldığı söylenebilir.

Bir başka söylemde ise, bolluk ve mutluluk anlamında aileye verilmiş bir sıfat olduğudur.

Bazen ise DEYO diye hitap edildiği vaki olup, bu hitabın Tayyar Beyin(ailenin ilklerinden) adının mahalli söyleniş şekli olan TEYYO sıfatından gelmiş olabileceği ve bunun zamanla ses değişimine uğrayarak DEWE şeklini almış olabileceği zayıf bir ihtimaldir.


XELIK:

1829-1903 yılları arasında yaşamış olan Hacı Halil, bitmekte olan soyun devamını sağlayan kişi olup, bir anlamda soyu yeniden oluşturan (halk eden) kişidir. Karakurt aşiretleri arasında buna izafeten kendisine halk eden anlamında XELIK sıfatı yakıştırılmış ve bu şekilde hitap edilmiştir.

Daha sonraları Hacı Halil’in zürriyetinden gelen aileye (Karapınar’da yaşayanlara) XELIK sıfatı ile hitap edilmiştir. Anlaşılacağı üzere DEWE sıfatından daha az kapsamlı bir isimlendirme olup, sadece Karakurt Nahiyesi ve civarında bilinir.

SELAM VE SEVGİLERİMLE MUHSİN KARAKURT


Yukarı          
 
Gönderen:
GÜRSOY SOLMAZ

Yer:
Erzurum

Tarih:
22 Eylül 2008, Pazartesi
09:35

Alıntı Yap: GÜRSOY SOLMAZ


HALİL BEY’İN EĞİTİM HIZMETLERİYLE İLGİLİ GAZETE HABERİ(1922)
« :»       
HALİL BEY’İN YÖREDEKİ EĞİTİM HIZMETLERİYLE İLGİLİ GAZETE HABERİ

1921 den sonra Sarıkamış’ta Karabekir Paşa’nın öncülüğünde yayın hayatına başlamış olan Varlık gazetesinin 25 Haziran 1338/1922 Perşembe günki (Sayı:61, Sahife:4) Karakurt ve Halil Bey’le alakalı haberi:       
***
Karakurt’da Ma’rifperverler

Karakurt’dan yazılıyor:

Maarifin kıymetini hakkıyla takdir eden Karakurtlular başlarında gayretli ve fa’l müdürleri Halil Bey olduğu halde her şeyden evvel memleketin mektepsizlikten muzdarip olduğunu düşünerek evlatlarını maarif nimetlerinden mahrum etmemek için derhal işe girişmişlerdir. Karakurt’da mektep olabilecek binalar esasen mevcut olduğundan bir kısmı leyli (yatılı) olacak mektebin diğer zaruri masraflarına karşılık çare aranmış ve bu da derhal şöyle bulunmuştur:
19 Haziran Cuma günü Karapınar’da, Gülantap(Beşyol), Başköy, Armudlu ahalisi ki Geyikli Baba türbesini ziyarete kaldıkları vakit topluca bu meseleyi mevzu bahis etmişler ve derhal aralarında iki yüz koyun toplamışlardır. Üç beş gün zarfında koyun adedi yine iblağ edilecektir. Bir koyunun bugün altı lira etmesi mekteb için (6000) lirasının temin edildiğini gösterir.
Karakurt nahiyesinin 27 köyünün nüfus toplamı (2000) kişi ve mektep bekleyen çocukların sayısı (600)’dür.
Nihayet iki ay sonra her şeyi tamam olarak açılacak olan mektebe şimdilik bu çocuklardan yüzü leyli(yatılı) alınacak ve yavaş yavaş bu miktar arttırılacaktır.
Pek müşkir olan bu karardan sonra Büyük Millet Meclisine, orduya, kumandanlarının sıhhat ve afiyetine dualar edilerek içtima’a nihayet verilmiş ve bu suretle Karakurt’un ma’arifperverlikte en mühim adımını atmıştır.
Varlık Gazetesinin Haliyle Kazım Karabekir’in başta Halil Bey olmak üzere himayesindekilere tebriki.
Karakurt’un çalışkan müdüriyeti ile muhterem eşraf ve ahalisine bu hayırlı teşebbüslerinden dolayı memleketin maarifi namına arz-ı şükran eyleriz.
**
21 Ağustos 1338/1922 tarihli 73. sayısının 4 sayfasında aşağıdaki ilan vardır.
“Çocuk Babalarına
Sarıkamış’ta küsad edilecek kız mektebine kızlarını ve emir mucibince seneleri küçük erkek çocuklarını kaydettirecek Sarıkamış’ta ki kıtaat ve müessesatı ümera ve zabitan 20 Ağustos akşamına kadar peder ve validelerinin adresleri ile çocukların isim ve seneleri merkez kumandanlığına bildirmeleri rica olunur. “
Buradan çıkan sonuç Halil Bey’ın, Kazım Karabekir ile çok yakın bir mesaisinin olduğudur.

___________________________________

Web yayin ekibi

Sevgili Gürsoy hocam Forum böylümüne yazdiginiz yazilari zaman zaman buraya tasiyoruski foruma girmiyen dostlarimizda bu bilgilerden faydalanmis olsunlar.

Size tesekkür eder saygi ve sevgiyle selamliyoruz.

Yukarı          
 
Gönderen:
Süleyman Karakurt

Yer:
Hatay

Tarih:
22 Eylül 2008, Pazartesi
08:52

Alıntı Yap: Süleyman Karakurt

Selam Mühittin abi !

Söylediklerine katılıyorum,elbete Çin uygarlığını unutmamak lazım,ama Çin coğrafi olarak hep yerinde sayıyor,Türkler ise Çin de başlayıp taki Viyana kapılarına kadar Türk yurdu yapmışlar,Akdeniz denilen denizi göl haline getirmişler,göl haline getiren bu cihan imparatorluğu,bana göre 16 devletten ziyade,116 devlet kurup yıksalar bile azdır,dunyanın yedi harikasında Türklerin izi ve de gittikleri her yerde şah eserler bırakmışlardır,
Son örneği Mostar köprüsü.

Tüm akrabalarıma hayırlı bir gün ve iyi mesailer diliyorum esen kalın.
Yukarı          
 

Toplam Kayıt Sayısı: 2853 Toplam Sayfa Sayısı: 286
[««] [«] 1. 2. 3. 4. 5. . . . 284. 285. 286. [»] [»»] 
© Karakurt
MyDesign Ziyaretçi Defteri v1.7

bolsos michael kors nike huarache baratas montblanc boligrafos nike outlet polos ralph lauren baratos oakley baratas michael kors bolsos new balance 574 new balance baratas boligrafos montblanc nike air force baratas polo ralph lauren baratos nike air force 1 nike huarache

cialis ohne rezept viagra generika cialis generika viagra online kaufen kamagra shop levitra generika levitra 20mg viagra kaufen levitra preis kamagra gel kamagra bestellen viagra bestellen levitra generika viagra generika cialis generika kamagra kaufen viagra bestellen levitra ohne rezept levitra 20 mg lovegra kaufen

moncler jakke oakley norge woolrich jacka canada goose tilbud ray ban norge mbt skor nike helsinki nike shox australia michael kors laukut ray ban briller canada goose jacka ray ban solbriller canada goose rea canada goose outlet ray ban aurinkolasit

nike blazer damskie nike blazer sklep moncler kurtka oakley praha ray ban praha abercrombie mikina polo ralph lauren praha hollister praha hollister mikina abercrombie praha michael kors kabelky hollister sk air jordan tenisky nike free 5.0 bayan nike free run bayan