| KAYITLAR | DEFTERE YAZ |
Gönderen:
adnan
Yer:
Aydın
Tarih:
05 Mayıs 2008, Pazartesi 10:41
|
Tüm Karapınarlılara selam ve sevgilerimle. Bu sitenin Yapımında emeği geçen Herkese Teşekkür eder Allah Razi olsun. Buluşma yeri olur.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Adnan
Yer:
Aydın
Tarih:
05 Mayıs 2008, Pazartesi 08:03
|
Karapınar sitesini bulmam kendimi birden aile içinde hissettim. herkese selamlar.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
cuneyt
Yer:
Diğer
Tarih:
04 Mayıs 2008, Pazar 17:40
|
fransadan resat ve aysele umur boyu mutluluklar dileriz buyle bir gunde onun yaninda olmamak cok kutu
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
arzu
Yer:
Diğer
Tarih:
04 Mayıs 2008, Pazar 17:26
|
reşat sana ve eşin aysell le ömür boyu mutluluk diliyorum allah bi yastıkta kocamayı nasip etsin
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
KENAN KARAKURT
Yer:
İstanbul
Tarih:
04 Mayıs 2008, Pazar 17:01
|
SEVGİLİ KARDEŞİM REŞAT SANA VE EŞİNE BİR ÖMÜR BOYU MUTLULUKLAR DİLERİM.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
sonmezozturk
Yer:
Adıyaman
Tarih:
03 Mayıs 2008, Cumartesi 22:51
|
reşat kardeşımıze ve onun eşine ömur boyu mutluluklar dileriz nazmıye - SÖNMEZ ÖZTÜRK
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Muhsin KARAKURT
Yer:
Ankara
Tarih:
03 Mayıs 2008, Cumartesi 14:36
|

HACI HALİL İN HEWE HANIM İLE EVLENMESİNİN HİKAYESİ
Allahın izni ve kudreti ile XALIK sülalesini adeta yoktan var eden, Hacı Halil’e (Xelık’e) rahmet olsun. Şanı yüce, ünü bütün bölgeye yayılmış olan bu atamız, bir birinden ilginç dört evlilik yapmıştır. İlk evliliği Fatma (Fatım) Hanım iledir. Daha sonra sırası ile Huriye (Hore) Hanım, Merde Hanım ve Hewe Hanım ile evlenmiştir. Bu evliliklerden bugün size son evliliği anlatacağım.
Osmanlı İmparatorluğu’nda, Sultan Abdülaziz devri yaşanmaktadır. Halil Ağa, otuzunu geçmiş olup, daha hacı olmamıştır. Güneyden kuzeye, herkesçe ismen bilinen, güvenilir büyük bir hayvan tüccarıdır. Besisini yaptığı hayvanını, o yıllarda adet olduğu üzere güneye götürür ve oralarda satarmış.
O yılda, Halil Ağa ile Hacıhan Mahmut Ağa, sürülerini birlikte götürüp satmak için sözleşmişler. Hacıhan Mahmut Ağa, Horasan’ın Arpaçay köyünün beyi imiş. Ağalığının şanına yakışır şekilde otlaklarında sürüler sahibiymiş.
İki ağa bir eylül günü yola düşmüşler. Her birinin önünde, satmaya götürdüğü üç beş bölük hayvanı varmış. Sürüleri Halep’te satıp o yılı da karla kapatmayı, böylelikle zenginliklerini daha da artırmayı arzuluyorlarmış. Yolları üzerinde bulunan tanıdık yöre beylerinin otlaklarında hayvanlarını otlatarak, kendileri de konak olarak, gün be gün gide gide Halep’e varmışlar. Götürdükleri hayvanları iyi bir pazarlık sonrası çil çil altın karşılığı satmışlar. İki ağa da ticaretlerinden ziyadesi ile memnunmuşlar.
Altınları heybelere koyup, çobanları ile dönüş için yeniden yola düşmüşler. Uzun bir yolculuktan sonra Hacıhan Mahmut Ağanın köyü olan Arpaçay’a varırlar. Hacıhan Mahmut Ağa, çok sevdiği yol arkadaşını hemen bırakmamış, birkaç gün misafir olup dinlenmesini ve daha sonra gitmesini kendisinden dilemiş. Halil Ağa bu içten davete memnuniyetle karşılık vermiş ve Hacıhan Mahmut Ağaya misafir olmuştur.
Olacağa çare yoktur derler ya, olan olmuş. Halil Ağa, Hacıhan Mahmut Ağanın kızını görmüş ve vurulmuş. Ne yapacağını nasıl davranacağını bilmiyormuş. Kader birliği ettiği, dost bildiği ev sahibine, derdini nasıl anlatacağını, düştüğü bu vahim durumdan nasıl kurtulacağını düşünüp duruyormuş. Bu duygularla yoğunlaşmış bir halde yemeğe geçmişler. Halil Ağa yemeğe başlamadan konuyu çözümlemeye karar vermiş. Bu iş öyle veya böyle sonuçlandıracakmış. Hacıhan Mahmut Ağa misafirinde bir gariplikler olduğunu sezinlemiş ve misafirinin biraz neşelenmesi için takılmaya başlamış.
- Ne o daldın, hanımları mı özledin?
- Yok ağam yok. Benim başka bir derdim var, bir çare de bulamadım.
- Hele bir yemeğin ye, hem yeriz hem konuşuruz, beraber derdine çare buluruz.
- Sen ki hansın, ağasın. Halden anlarsın. Senden bir isteğim olacak, bana evet demedikçe yemeğini yemem, bunca yıllık dostluğu yıkar, sofranı bırakır giderim.
- Halil Ağam sen sağ olasın, bu ne sitem, çare bende ise var gönlünü rahat tut, sana söz, dileğin her ne ise oldu bil, heydi yemeği soğutma.
İki ağa, esas konuya girmeden farklı hususlar konuşarak yemeklerini afiyetle yemişler, ardından minderlerine kurulup, kahvelerini içmişler. Halil Ağa da hiç mevzuya girmemiş, beklemeyi yeğlemiş. Sonunda Hacıhan Mahmut Ağa, misafirine dönerek sorar.
- Ağam şimdi söyle bakalım, nedir bizden dileğin, söyle ki gereğini yapalım, dost olduğumuzu gösterelim.
- Bilirim dileğimin ağır olduğunu, ama ne çare, gönül ağalık dinlemiyor. Ağam verdiğin söz benim için önemlidir, sözüne güvenerek kerimeni Allahın emri ile kendime istiyorum.
Hacıhan Mahmut Ağa, Halil Ağanın bu sürpriz isteğine çok şaşırmış, çünkü böyle bir teklifi hiç mi hiç beklemiyormuş. Durumu biraz kavradıktan sonra Halil Ağaya güler bir yüzle şöyle der.
- İnsan öyle kolay ağa olmuyor, hele dost hiç. Yıllardır birlikte, birbirimize güvenerek nice işe giriştik, nice dağ taş aştık. İyi günde de kötü günde de ayrımız gayrımız olmadı. Bugünde olmayacak, var olan dostluğumuzu bu vesileyle daha da pekiştireceğiz. Allah hayırlı etsin. Senin gibi adı sanı diyarımıza yayılmış bir ağa ile hısım olmak, bana aileme şeref verir.
- Bilesin ki çok mutluyum. Hem dostluğumuz zede almadan daha da kuvvetlendi hem de senin gibi muhterem insana damat olacağım. Hayırlı olsun. Şanına uygun bir başlık söyle ki, duyan her adem oğlu, helal olsun ağalara da bu yakışır, desin.
- Madem öyle, başlıkta bir ağaya yakışır gibi olsun, şu sattığın sürülerden birine ait altınları ver ki, namın diyarda yürüsün. Sen hiç gitme, gelsin beyleriniz hatunlarınız, alın gelini gidin.
- Canı sağ olası ağa, sürü sana feda olsun. Hemen haber salar, hazırlıkları yaptırırım. En kısa zamanda da düğün kurulur.
Halil Ağa, bu gelişme üzerine, yanında bulunan birkaç çobanını derhal Yoğunhasan’a göndermiş. Çobanlara, olanları Huriye Hanıma anlatmalarını ve Huriye Hanımın hızlı bir şekilde hazırlık yaparak derhal gelmesini söylemiş. Halil Ağanın ikinci eşi olan Huriye Hanım, o zamanlar evde lider konumda imiş. Beyinin talimatını alır almaz, hiç sorgulamadan hazırlıkları başlatmış. Yenilerin dikilmesine de zaman olmadığından, gelin için sandığından işli entarileri, gelin bohçasını ve hediyeleri özenle seçerek derhal avenesi ile yola çıkmış.
Hacıhan Mahmut Ağa gelenleri içten bir şekilde karşılamış. Üstüne kuma gelmesine rağmen, Huriye Hanımın göstermiş olduğu bu vakur davranışı takdir etmiş ve bunu kendisine nazik bir şekilde söylemiştir. Huriye Hanım da, bir ağa karısı olarak böyle davranması gerektiğini, içi kan ağlasa da, Halil Ağanın hatırı için her fedakârlığı seve seve yapacağını söylemiş. Hacıhan Mahmut Ağada, Huriye Hanımın bu içten ifadesine karşılık, haza ki ağa hanımısın, ne mutlu Halil Ağaya demiş.
Derler ki, Karayazı’da ağalara yakışır anlı şanlı bir düğün yapılmış. Gelin, atlılar eşliğinde bizzat Halil Ağa tarafından Yoğunhasan’a getirilmiş. Burada da düğün kurulmuş, yenilmiş içilmiş. Halil Ağanın bu evlilikten, Ahmet Ağa adlı oğlu ve İ’ce, Emine, Kewe, Alme ve Sürme adlı kızları olmuştur.
Dedemizin dedesi ünlü Hacı Halil (Xelık) işte bu şekilde sevdalanmış ve evlenmiş. Sizlere sonraki yazılarımda, yine ilginizi çekecek diğer evliliklerini de anlatmaya çalışacağım.
Selam ve sevgilerimle
Muhsin KARAKURT
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
adil karakurt
Yer:
Bursa
Tarih:
03 Mayıs 2008, Cumartesi 10:57
|
REŞAT KARDEŞİME ÖMÜR BOYU MUTLULUKLAR DİLERİM
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Murat KARAKURT
Yer:
Ankara
Tarih:
02 Mayıs 2008, Cuma 18:03
|
Sevgili Rahmettullah muthiş çekişmeli geçen maçları unutmamış tabiiki her zaman biz yeniyorduk ayrıca Beş yol köyü ile de maç yapmıştık kolum çıkmıştı ismini hatırlayamadığım sakallı bir dede evine davet etmiş yumurtanın beyazı ve sabun karışımı bir madde hazırladıktan sonra kolumu sarmıştı karapınara göndermişti bir müddet saklayabildik sonra foyamız açığa çıktmıştı..bu anı ile birliikte eski günler bir film şeridi gibi gözümün önünde canlandı.her kese kucak dolusu selamlar.REŞAT KARDEŞİMİZE ÖMÜR BOYU MUTLULUK DİLEKLERİMİ GÖNDERİYORUM
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
resat sinik
Yer:
Diğer
Tarih:
02 Mayıs 2008, Cuma 16:48
|
hayirli gunler burada bullunan.
tum degerli akrabalarima .
bugun bizim kina gecesi var
birazdan salona dogru gidecez allah nasip ederse pazarda dugun var hepinizi aramizda görmek isterdik ama yazilariniz bille
bizi sevindiriyor heycanlan okuyoruz
ve hepinize guzel hafta sonlari diliyorum
kendinize iyi bakin .allaha emanet olun
saygilarimla
|
| Yukarı |
|
| |
|
|