bolsos michael kors nike huarache baratas montblanc boligrafos nike outlet polos ralph lauren baratos oakley baratas michael kors bolsos new balance 574 new balance baratas boligrafos montblanc nike air force baratas polo ralph lauren baratos nike air force 1 nike huarache

cialis ohne rezept viagra generika cialis generika viagra online kaufen kamagra shop levitra generika levitra 20mg viagra kaufen levitra preis kamagra gel kamagra bestellen viagra bestellen levitra generika viagra generika cialis generika kamagra kaufen viagra bestellen levitra ohne rezept levitra 20 mg lovegra kaufen

moncler jakke oakley norge woolrich jacka canada goose tilbud ray ban norge mbt skor nike helsinki nike shox australia michael kors laukut ray ban briller canada goose jacka ray ban solbriller canada goose rea canada goose outlet ray ban aurinkolasit

nike blazer damskie nike blazer sklep moncler kurtka oakley praha ray ban praha abercrombie mikina polo ralph lauren praha hollister praha hollister mikina abercrombie praha michael kors kabelky hollister sk air jordan tenisky nike free 5.0 bayan nike free run bayan

Anasayfa  Forum  Defteri Oku Deftere Yaz  İletişim
KAYITLAR  |  DEFTERE YAZ
Gönderen:
AYHAN DÖŞKAYA

Yer:
Diğer

Tarih:
23 Haziran 2008, Pazartesi
17:40

Alıntı Yap: AYHAN DÖŞKAYA

Başlık: ALLAHUEKBER DAĞLARIYLA İLK BULUŞMAM


Durum: Çevrimiçi

Tarih: 23 Haziran 2008, Pazartesi 17:03:50
ABİM SELİM BAŞKÖY DE ÖĞRETMENDİ O KÖY ALLAHUEKBER DAĞLARININ ETEĞİNDE BİR KÖYDÜR RAHMETLİ AMCAMLA ABİNİN ÖĞRETMEN OLDUĞU O KÖYE ATLARIMIZLA GİDİYORDUK. BİR SÜRE YOL ALDIKTAN SONRA AMCAM BANA BU DAĞIN HANGİ DAĞ OLDUĞUNU SORDU BENDE DÖŞKAYA DERKEN NEREDEN TEKRER BİLDİĞİMİ SORDU VE BENDE BENİ İLKOKUL ÖĞRETMENİM MUTLU TOS ÖĞRETMEN BİR TENEFÜSTE ÇAĞIRMIŞ BAK ŞU DAĞLAR ALLAHUEKBER DAĞLARI VE HEMEN YANINDAKİDE DÖŞKAYA DAĞLARI DEMİŞTİ VE BEN İLK OKULDA ALLAHUEKBER VE DÖŞKAYA DAĞLARINA KARŞIDAN BAKMIŞ VE ÖĞRENMİŞTİM ATLARKEN İNDİĞİMİZDE AMCAM BANA BİSMİLLAH ,BİSMİLLAH DİYEREK GEZ DEDİ VE PARMAKLARIMIZIN UCUNA BASARAK VE BİSMİLMİLLAH DİYEREK GEZDİK. ŞİMDİ BU DAĞIN ÜZERİNDE OLDUĞUMU ANLADIMVE HİSSETİMKİ. AMCAM NAMAZ KILARKEN BENİMDE NAMAZ KILMAM GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİ O ZAMAN 9-10 YAŞLARINDA İDİM NAMAZDAN SONRA BAK YAVRUM DEDİ ANLATMAYA BAŞLADI
BAK YAVRUM İŞTE ALLAHUEKBER DAĞLARI BURASI ŞEHİTLER DİYARI VE BURADA ÇOK ÇOK ŞEHİT VERMİŞİZ ONLARA DUA EDELİM DEDİ BİR GÜN BÜYÜRSÜN BU DAĞLARIN KIYMETİNİ O ZAMAN ANLARSIN DİYİP EKLEDİ BEN DE BU SEVGİ VE İLGİYİ O ORTAMDA VE O ZAMAN ALDIĞIM DÜŞÜNCESİNDEYİM. BUNU KANAL 54 TELEVİZYONU SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİ ANMA PROGRAMINDA DA ANLATMIŞTIM DAHA SONRAKİ YILLARDA YİNE GİDERDİM AMA DAHA O İLK 9-10 YAŞLARINDA GİTTİĞİMİN ZAMANIN VERMİŞ OLDUĞU DUYGUSALLIĞI BELKİ BULAMAMIŞTIM. 1991 DE ÇANAKKALE YE ÖĞRENCİLERİ GÖTÜRÜNCE ALLAHUEKBER DAĞLARINI HATIRLAMIŞ ALLAHIM ORALARADA BİR GÜN BÖYLE ZİYARETLER YAPILACAKMI DİYEDE ÇOK ÜZÜLMÜŞ VE DUALARDA BULUNMUŞTUM. DAHA SONRAKİ YILLARDA ÇOK ÇALIŞMALAR OLDU EMEĞİ GEÇEN HERKESDEN ALLAH RAZI OLSUN
İŞTE ACIZANE BENİM ALLAHUEKBER VE DÖŞKAYA DAĞLARI İLE TANIŞMAMIN BİR ÖYKÜSÜ
SAYGI VE SEVGİLERİMLE
AYHAN DÖŞKAYA

Yukarı Mail: ayhandoskaya@hotmail.com         
 
Gönderen:
özge karakurt

Yer:
Erzurum

Tarih:
23 Haziran 2008, Pazartesi
15:29

Alıntı Yap: özge karakurt

slm tüm karakurt ailesi nasılsınız hepinizi çok özledim inşallah festivalde görüşürüz
reşat abi sana mutluluklar dilerim
Yukarı          
 
Gönderen:
Muhsin KARAKURT

Yer:
Diğer

Tarih:
23 Haziran 2008, Pazartesi
15:10

Alıntı Yap: Muhsin KARAKURT

KARAPINAR KÖYÜ TARİHİ
                   
Tarih boyunca kimler Karapınar ve civarında yaşamıştır veya kimler bu bölgede yaşamamakla birlikte burayı egemenliği altına almıştır. Kars’ın ve Aras Havzasının tarihi paralelinde Karapınar Köyü ve civarı tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Tarihin akışı içerisinde Karapınar ve civarında Hurriler, Urartular, İskitler, Parthlar, Sasaniler, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular, Gürcüler, Akkoyunlular, Karakoyunlular, Osmanlılar hâkimiyet kurmuşlardır.

1.HURRİLER DÖNEMİ(M.Ö. 4000-810):

Kars'ın ilk sakinleri olarak bilinen Hurriler, yaklaşık olarak M.Ö. 2000 yıllarında Kars bölgesine dolayısıyla Aras Havzasının muhtelif yerlerine yerleşmişlerdir. Hurriler, bölgeye “yüksek ülke” veya “yukarı eller” diye isim vermişlerdir.

Ayrıca aynı dönemde Mitanniler, Etiler, Asurlular, Kimmerler, Metler, Persler, Sümerliler ve Subailer gibi kavimlerin de belli zamanlarda, Aras Havzası'nda bulundukları veya hakim oldukları sanılmaktadır.

2.URARTULAR DÖNEMİ (M.Ö. 810-785):

Aras boylarını hakimiyetleri altına alıp burada yaşayan ikinci kavim Urartular olup, Hurriler''in soyundan geldiği kabul edilir. Aras çevresi VII. yüzyıla kadar Urartuların elinde kalmış, bu tarihten sonra İskit-Sakalar, bölgenin hakimiyetini elde etmişlerdir.

Urartu halkı, kent ve kale inşa etmede yetenekli, çok iyi taş ustası imişler. Doğu Anadolu'da sulama amaçlı ilk göletleri kurdukları, kanallar ve karayolu sistemlerini geliştirdikleri bilinmektedir. Urartu'da yakarak veya yakmadan gömü yapılmaktaydı. Yönetici kesim ve olasılıkla aileleri çok odalı kaya mezarlarına birlikte, diğerleri ise olasılıkla sosyal statülerine göre toprak altına inşa edilen oda mezarlara, basit toprak mezarlara veya yakılarak urne adı verilen küplere gömülmekteydiler. Doğu Anadolu’nun muhtelif yerlerinin yanı sıra Aras Nehri'nin güney bölgesinde çok odalı kaya mezarları bulunmaktadır.

Bilindiği üzere Karapınar Köyü sınırları içerisinde yer alan ve Aşağıköy-Yoğunhasan diye isimlendirilen bölgenin üst yamaçlarında; Kamış Gölü olarak adlandırılan bir gölet ve Kale ismi ile bilinen kaya içinde yontularak yapılmış büyük bir giriş ve sağında solunda yer alan iki küçük odadan oluşmuş bir yapı bulunmaktadır. Gerek gölet ve gerekse Kale, Urartu Kralı Menua (M.Ö. 810-786) döneminde yapılmış olup, kaya içine yontularak yapılan taş yapı, aynı zamanda Kral Menua’nın kaya mezarıdır.

3.İSKİT-SAKA DÖNEMİ M.Ö. 786-200)

Kimmer akınları sonucunda Aras Havzası ve çevresinden çekilmiş olan Urartuların yerine, M.Ö. 655’li yıllarda atlı göçebe halinde yaşayan ve Kafkaslardan gelen İskit-Sakalar, bölgeye hakim olmuşlardır. İskit egemenliği belli aralıklarla M.Ö. 200 yılına kadar sürmüştür. Bu tarihten itibaren Partlar, İskit egemenliğine son vererek Arsaklı beyliğini kurmuşlardır.

Aynı dönemde bölge, kısa süreli el değiştirmelere konu olmuştur. Örneğin; bölge M.Ö. 6. asırda Perslerin istilâsına uğramıştır. M.Ö. 4. asırda Makedonya Kralı İskender, Persleri yenerek burasını ele geçirmiştir. Partlar ve bunlara bağlı Ermeni derebeylikleri zaman zaman bölgeye hâkim olmuşlardır.

Yukarı Pasin ile aşağı Pasin Bölgelerine adlarını vermiş olan Peçeneklerin bir kolu olan Pasianalar, M.Ö. IV. Yüzyıldan itibaren Aras havzasına yerleşmişlerdir. Karakurt bölgesinde yaşayan halkın bunlar olduğu muhtemeldir.

4.ARSAKLILAR ve BARGATLILAR DÖNEMİ (M.Ö.200-646)

Partlar, İskit egemenliğine son vererek Arsaklı beyliğini kurmuşlardır. Kars adı da buradan kaynaklanmaktadır. Bölge M.S. 2. asırda kısa bir süre Romalıların eline geçmiş ise de daha sonra Partlar bölgeyi tekrar hakimiyetlerine almışlardır. Arsaklar M.Ö. 2. yüzyıldan M.S. 5. yüzyıl ortalarına kadar Kars'ta hüküm sürmüşlerdir.

430 yılında Sasanilere geçen bölge uzun süre Sasani, Bizans ve Araplar arasında savaş alanı olmuştur. Bunlar arasında kısa sürelerle el değiştirmiştir. 366 yıl Arsaklıların elinde kalan bölge, kısa bir süre Bizanslıların eline geçmişse de Kars''ta kurulan Bargatlı krallığı bölgeyi Bizanslılardan geri alarak M.S. VII. yüzyıla kadar hüküm sürmüşlerdir.

5. ARAP-BİZANS DÖNEMİ(646-1044)

Aras Havzası, M.S. 638 yılında Hz. Ömer zamanında İslam ordularının, Aras boylarına inmesiyle, Müslüman-Hıristiyan savaşlarına da sahne olmuştur. Sonuçta bölge, Halife Ömer döneminde Arap ordusuna (646) teslim olmuştur. M.S. 7. asırda İslâm orduları bu bölgeyi fethedince Ermeni derebeyleri, Abbasi halifelerine tâbi oldular.

Bu dönemde de bölge, Bizanslılar ile Arablar arasında birkaç kez el değiştirmiştir. Daha sonra bu bölgenin yönetimini bir süre Bagratılar ele almışlardır. III. Şut, 962 yılında bugünkü Anı’yı başkent seçince, kardeşi Muş el’e merkezi Kars olan Vanand Beyliğini bırakmıştır. Ama sonraları Bizanslılar, 1044’te Anı ve Kars Bagratlılarını yenip kendi himayeleri altına almışlardır.

6.SELÇUKLU DÖNEMİ(1064-1200)

Birkaç kez Araplar ile Bizanslılar arasında el değiştiren bölge 1064 yılında Selçukluların hakimiyetine girmiştir. Sultan Alparslan, Serhat Çukuru diye adlandırılan Kars, Kağızman, Tuzluca, Iğdır bölgelerine feth etmiştir. Kısa bir müddet sonra Anı’yı almış akabinde Kars’a gelip buradaki beyliği de Selçuklulara bağlamıştır. Alparslan’ın oğlu Sultan Melikşah, Kars’ı geri almak isteyen Bizanslıları 1080’de yenerek bu bölgeyi Erzurum’u merkez yapan Saltukoğulları’na vermiştir.

Geyikli Baba olarak adlandırılan örenin, doğudan batıya doğru süren Türkmen göçü kapsamında bölgeye gelen Türkmenlerce güvenlik ve yerleşim amaçlı inşa edildiği ve kullanıldığı tahmin edilmektedir. Daha sonra Anadolu’nun içlerine gidişin açılması ile burayı terk etmişlerdir.

7.KARAKOYUNLULAR-AKKOYUNLULAR DÖNEMİ (1404-1502)

Moğol istilası, 1239''da bölgeyi etkisi altına almıştır. Daha sonraki yıllarda sırasıyla İlhanlılar, Celâyirliler, Tîmûrlular, Karakoyunlular ve Akkoyunlular bölgeye hâkim olmuşlardır. Bölge, 1374’te Karakoyunlular, 1386’da Timur,1405’te tekrar Karakoyunlular, 1486’ da Akkoyunlular egemenliği altına girmiştir.

Sonraki yıllarda Safeviler, Akkoyunlu egemenliğini yıkarak 1502-1514 yılları arasında Kars’a hâkim olmuşlardır. Bu yıllarda Osmanlı Devletinin sınırları da Kars’a dayanmıştır.

8.OSMANLI DÖNEMİ (1514-1877)

1514 Tarihinde Yavuz Selim’in Çaldıran Zaferi ile Doğu Anadolu ve Aras boyları yani Karapınar ve bölgesi Osmanlı İmparatorluğu’na katılmış oldu. Sonraki yıllarda, bölge birkaç kez Osmanlı-Safavi savaşlarına sahne olmuştur. 1639 yılında 4. Murad devrinde imzalanan Kars’ı Şirin Anlaşması’ndan sonra Kars, 95 yıl barış dönemi yaşamıştır. 1734 tarihinde Afganlı Nadir Şah’ın saldırılarına uğramıştır.

Karapınar Osmanlı Döneminde, bazı istisnalar hariç Kars Eyaleti bünyesinde oluşturulmuş olan Liva-i Kağızman sınırları içinde yer almıştır.

Erzurum ili, Hasankale ilçesine bağlı Tortan Köyü, Aile büyüklerinin muhtemelen 1747-1751 yılları civarında ilk yerleştiği yerdir. İlk yerleşimden yaklaşık 25 yıl sonra ailenin bir kısmı bu köyde kalırken, diğer bir kısmı ise, satın aldıkları ve o tarihte Kağızman idaresi içinde yer alan Gırnavuk otlağına yerleşmek üzere muhtemelen 1781 yılı civarında buradan ayrılmış ve Karapınar’a (Gırnavuk’a) yerleşmişler. Aile daha sonraki yıllarda, Gırnavuk’un yanında yer alan ve Yoğunhasan adını verdiği yeri ve Aras vadisini, 1800’lü yılların başında satın alır ve buraya yerleşir.

Kars, Osmanlı-Rus harplerinin başlangıcına kadar İranlılar ile yapılan savaşlarda ve Osmanlı-Rus harplerinden itibaren de Ruslarla yapılan savaşlarda en büyük askeri üs olmuştur. 1807-1877 yılları arasında aralıklarla süren Osmanlı-Rus savaşları Kars ve Aras Havzasının ezilmesine ve bozulmasına sebep olmuştur. Anadolu’da bilinen ilk Osmanlı-Rus harbinin (1807-1812) akabinde 1828-1829 Harbi ile bölge ilk defa Rusların eline geçmiştir.

Aile tam olarak bu yıllarda yok olma ile karşı karşıya kalmıştır. Bu tarihte aileye musallat olan bulaşıcı bir hastalık nedeniyle, birkaç kişi hariç tüm aile ölüyor.

1855 tarihinde Rus ordusu Kars’ı yeniden kuşatınca, yöre halkı Rus’lara karşı çok iyi direniş göstermiş ve karşılık vermişti. Bu kahramanlıktan ötürü de Osmanlı Devleti tarafından “Gazi” unvanına layık görülmüştür.


9. RUS ÇARLIĞI DÖNEMİ (1878-1918)

93 Harbi olarak bilinen 1877-1878 tarihli dokuzuncu Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında, Gazi Ahmet Muhtar Paşa, Rus Kuvvetlerini Gedikler ve Yahniler Muharebelerinde mağlup etti ise de, Alacadağ Muharebesinden sonra Erzurum’a çekilince Ruslar Kars Bölgesini işgal ettiler Böylelikle Kars, Rus egemenliğine girmiştir.

Çarlık Rusyası; Kars, Ardahan, Oltu ve Kağızman Sancaklarından müteşekkil geçici bir askeri valilik kurulmuşlardır. Bunu da, Tiflis’te bulunan Kafkasya Umûmî Vâliliğine bağlamışlardır. Osmanlı-Rus hududu, Ayestephonos ve Berlin görüşmeleri ile belirlenmiş olup, sınır Zivin Vadisinden geçiyordu. Karaurgan, Mecengerdi, Koçakilise, Kızılkilise, Karakurt Rus tarafında, Aliceyrek, Kötek Osmanlı tarafında kalmıştır. Karapınar, çizilen bu sınıra göre bu tarihten itibaren Rus egemenliğine girmiştir. Sonraki yıllarda Karakurt’ta, Kazaklardan müteşekkil muntazam bir süvari birliği ve kışlası oluşmuştur. Askeri ikmalin yapılması için Ruslar tarafından yapılmış olan şoseden yapılacak sevkiyatın güvenliği için, şosenin sağına ve soluna Ruslar tarafından yapılmış köylerden biride Karapınar’dır. Önceleri sadece bir çiftlik evi bulunan Karapınar köyü, 1877’den sonra Ruslaştırma politikası doğrultusunda 1907 yıllında köy haline getirilmiştir.
Çarlık idaresinde geçen kırk yıllık aradan sonra, Rusya ile yapılan 3 Mart 1918 Brest Litowsk Antlaşmasıyla Kars dolayısıyla Karapınar Rus hakimiyetinden çıkmıştır.


10.MİLLİ ŞURA DÖNEMİ

Kars’ın Osmanlı Devleti egemenliğine girişinden yaklaşık altı ay sonra 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Mütarekesi ile Osmanlı Ordusu Kars’tan geri çekilmiştir. Kendi kaderi ile baş başa kalmış olan Kars, Milli Şura, sonra da Cunub-i Garb-i Kafkas Hükümeti kurulmuş ve mücadeleye bu şekilde devam edilmiştir. Karapınar bu dönemde Ortakale’de kurulan milli şura ile irtibatlıdır. Ermenilerin zulüm ve tehdidi altında olan aşiretler, birer askeri birlik gibi örgütlenip, Kazım Karabekir Paşa’nın 15. Kolordusunun buyruğu altına girmişlerdi. Abbas Beyin 80 kişilik müfrezesi de bunlardan birisidir.

28-29 Eylül 1920 günü Karakurt ve Karapınar düşmandan temizlemiştir. Aile 1921 yılında Yoğunhasan’a geri döner. Ancak, Yoğunhasan, Ermeniler tarafından yakılmış ve yıkılmıştır. Açıkta kalan Aileye o tarihte, Kolordu tarafından Karakilise Köyü teklif edilir. Ancak Aile tercihini Karapınar’dan yana kullanarak 1921 yılında Karapınar Köyüne yerleşir.

Selam ve sevgilerimle
Muhsin KARAKURT
Yukarı          
 
Gönderen:
MUHITTIN KARAKURT

Yer:
İstanbul

Tarih:
23 Haziran 2008, Pazartesi
10:16

Alıntı Yap: MUHITTIN KARAKURT

Sayın Hocamız Ayhan Döşkaya nın da bizimle birlikte memleket ve insan aşkı ile saf tutmaya başladığını görmek son derece sevindirici. Kendisi ile tanışma fırsatı buldum gerçekten de Döşkaya , yıllarca Anadolunun çeşitli ücra köşelerinde görev yapmış ve öğrencilerini seven onlarla iftihar eden bir hocamız. Kendisine sağlık ,mutluluk ve uzun ömürler diliyorum. Öğrencileri de onu seviyor ,demek ki bizi okutan öğretmenler gibi dayak atmamış arkadaşça davranmış.

Sevgi ve saygılarımla

Mesaj Sahibi: AYHAN DÖŞKAYA

Diğer

Tarih:
21 Haziran 2008, Cumartesi
19:15


ÇOCUK EĞİTİMİNDE ÖZGÜVEN
BİRİNCİ BÖLÜMÜNÜ DAHA ÖNCEKİ GÜNLER DE YAZMIŞTIM BU BÖLÜMLERDE BİR MİKTAR SÜRECEKTİR
ANNE VE BABANIN ÖZGÜVENİNİN DÜZEYİ ÇOCUKLARIN ÖZGÜVEN SORUNLARINA VERDİĞİ TEPKİYİ BÜYÜK ORANDA BELİRLER. EBEVEYN KENDİ DEĞER YETENEKLERİNDEN KUŞKULUYSA AŞIRI ISTEKTE BULUNABİLİR AŞIRI KORUMA YAPMAK DÜŞÜNCESİ EĞİTİMDE YANLIŞ YÖNLENDİRMELERE YOL AÇABİLİR. BÜTÜN ÇOCUKLAR ANNE VE BABASINI MEMMUN ETMEK İSTERLER .ANNE VE BABASININ SEVGİSİNİ KAYBETMEK DÜŞÜNCESİYLE KÜÇÜK DÜŞME OLASILIĞI ÇOCUKLARDA TEPKİYE NEDEN OLABİLİR.
DUYGUSAL YALITIM
ÇOCUKTA SEVİLME VE İLGİLENİLME EĞİTİM ALANINDA VE HER ALANDA OLMASI GEREKEN DİR BİR ÇOCUĞUN EĞİTİMİNDE ANNE VE BABANIN BASKISI FARKINDA OLMADAN ÇOCUĞUN ÖZGÜVENİNİ ZEDELER. ANNE VE BABANIN GÜVEN DUYMAMASI ÇOCUKLARDA FİZİKSEL RAHATSIZLIĞIN YANINDA DUYGUSALVE DAVRANIŞSAL BOZUKLUKLARDA GÖRÜLÜR OKUL KORKUSU , ZAYIF ALMA DÜŞÜNCESİ,ZORBALIK DUYGUSU GİBİ DAVRANIŞLAR SERGİLEMESİNE SEBEP OLABİLİR. BU DAVRANIŞLAR IN BÜTÜNÜ ANNE VE BABANIN ÇOCUKLARI ANALİZ EDEMEMESİ VE ONLARIN BASKICI OLDUKLARINDAN KAYNAKLANIR.   ANNE VE BABA ÇOCUKLARINA BİR ARKADAŞ GİBİ YAKLAŞMALI, SORUNLARINA YARDIMCI OLMALILARDIR. YOKSA PROBLEMLER ARTMAYA BAŞLAR VE ÇOCUK ÖZGÜVEN DUYAMAZ VE YAKLAŞIMI KAYBEDER
SEVGİ VE SAYGILARIMA


Yukarı Mail: m.m.karakurt@gmail.com         
 
Gönderen:
MUHITTIN KARAKURT

Yer:
İstanbul

Tarih:
23 Haziran 2008, Pazartesi
10:04

Alıntı Yap: MUHITTIN KARAKURT

Methena'ı tebrik ediyorum. Bu kardeşimiz yaşına rağmen büyük düşünüyor. Ayrıca son derece ileri görüşlü. Çok önemli bir noktaya temas etmiştir.Ayrıca örf ve adet konusundaki fikirlerine katılıyorum fakat töre kısmına asla katılamk istemiyorum. Bilindiği üzere aile fertlerınden birinin işlediği suç hiç alakası olmayan diğer aile fertlerine yüklenmesı yalnızca aişret kültürüne ait olup zaman zaman çeitli ailelerin yok olmasına neden olmuştur. Başarının kollektif olmadığı gibi suç ta kollektif değildir. Beş kişilik bir aileden bir ferdin yaptığı hırsızlık diğerleri tarafından ayıplanıp vede red ediliyorsa sorun yok demektir. Tersi durumda ise törenin doğruluğu perçinlenmiş oluyor.
Genç kadeşim Metehan aklına ,kalemine ve yüreğine sağlık, yazılarını büyük bir brğrni ilr okuyorum. Özellikle deden ve nenen hakındakileri çok beğenerek okudum ve kendilerine dua ettim.

Selamlar ve Sevgiler sunuyorum


Mesaj Sahibi: METEHAN KARAKURT
KARAPINAR'DA KÜLTÜREL ÇÖZÜLME...

Toplum yaşayan bir varlık gibidir sürekli degişir ve kendini yeniler bu degişme her bireyin üstünde farklı etkiler bırakır ...
tarımda makinenin yaygınlaşması ,aile bireylerinin çogalması,kan davası ,mirasla toprakların bölünmesi ve daha birçok sebeble göç olgusu meydana çıkıyor göç eden birey kent yaşamında zorluklar çeker bu yeni ve farklı kültür karşısında kültür şoku yaşar buna ayak uydurayım derken kendi kültüründen sogumya ve hızlı bir degisime ugrar... son yıllarda yaptıgım saptamalara göre köyümüzde hızlı bir kültürel çözülme var.
bunda bir cok etken var hızlı teknolojık degisme ve batı kültürünün etkisi bunlardan bir kaçı ...
köyümüzde hızlı bir çözülme var bu çözülmeyle birlikte kültürel çatisma başlar...köyde kaltıgım sürede bunu görmek ve sezmek benim açımdan pek zor olmadı bu hızlı degismede en cok nasibini alan gelin ve kaynanalar gelin bu yeni kültür karsısında eskiyi unutur ve yeni kültürü benimser ve çatısma baslar ,bu çözülme kızlarda daha bir yaygınlık gösterir aptal kutusu(televizyon) nun hayatımza girmesiyle kızlarda erkeklere oranla bu daha da kendini hizli hissetirir.hızlar bu yeni kültrdeki kisilere özenmeye baslar onun gibi giyinir onun gibi davranır bir nevi önü özümser.buda kız ve baba catısmasına dönüsür.erkeklerde yokmu ? onlarda da var onlar da bu yeni kültürden nasibini alanlardadır .tabi bundan en cok yakınan yaslılardır .köyde bir cok yaslıyla yaptıgım sohbette acıkca duygularını dısa vuruyordu .onlarda bu yeni kültürden sikayetçi kendi kültürlerinin benimsenmemesinden yakınıyor ...nereye kadar gider bilinmez ama bu bir gercektir artık karapınar kültürel çözülmeye hızla kapılmıs gidiyor bu gidiş pek hayrı alamet degil... ne mutlu o anne ve babalara ki bu yeni kültür karsısında cocuklarını kendi örf ,adet ve töreleriyle büyütmüstür...

Metehan Karakurt
Erzurum

Yukarı Mail: m.m.karakurt@gmail.com         
 
Gönderen:
yusuf karakurt

Yer:
İzmir

Tarih:
22 Haziran 2008, Pazar
15:36

Alıntı Yap: yusuf karakurt

merhaba yusuf abi seni çok özledim .Çoktandır görüşemiyoruz .Murat abimle sık sık görüşuyoruz.senin mesajlarını hep takip ediyorum.Keşke eski de olduğu gibi köyde olsaydık.Hani köyde top oynamaya çok meraklıydık,hacı dayım gilin ahırında topumuz yoktu bir kaç tane kımı birbirine geçirip top oynardık.Ama yinede çok mutluyduk.Abi kendine iyi bak ,butun kalbimle seni çok seviyorum.çooook,ÖZLEDİM SENİ SAYGILAR ,,kardeşin izmir den Yusuf
Yukarı Mail: polyusuf1970         
 
Gönderen:
yusuf karakurt

Yer:
İzmir

Tarih:
22 Haziran 2008, Pazar
14:45

Alıntı Yap: yusuf karakurt

merhaba mühittin amca seni çok özledim,hani bana söz vermiştin izmire gelecektin.DÖRT GÖZLE SENİN YOLUNU BEKLİYORUM,kendine iyi bak amcam.Ellerinde öpuyorum.SAYGILAR
Yukarı Mail: polyusuf1970         
 
Gönderen:
METEHAN KARAKURT

Yer:
Erzurum

Tarih:
22 Haziran 2008, Pazar
13:45

Alıntı Yap: METEHAN KARAKURT

KARAPINAR'DA KÜLTÜREL ÇÖZÜLME...

Toplum yaşayan bir varlık gibidir sürekli degişir ve kendini yeniler bu degişme her bireyin üstünde farklı etkiler bırakır ...
tarımda makinenin yaygınlaşması ,aile bireylerinin çogalması,kan davası ,mirasla toprakların bölünmesi ve daha birçok sebeble göç olgusu meydana çıkıyor göç eden birey kent yaşamında zorluklar çeker bu yeni ve farklı kültür karşısında kültür şoku yaşar buna ayak uydurayım derken kendi kültüründen sogumya ve hızlı bir degisime ugrar... son yıllarda yaptıgım saptamalara göre köyümüzde hızlı bir kültürel çözülme var.
bunda bir cok etken var hızlı teknolojık degisme ve batı kültürünün etkisi bunlardan bir kaçı ...
köyümüzde hızlı bir çözülme var bu çözülmeyle birlikte kültürel çatisma başlar...köyde kaltıgım sürede bunu görmek ve sezmek benim açımdan pek zor olmadı bu hızlı degismede en cok nasibini alan gelin ve kaynanalar gelin bu yeni kültür karsısında eskiyi unutur ve yeni kültürü benimser ve çatısma baslar ,bu çözülme kızlarda daha bir yaygınlık gösterir aptal kutusu(televizyon) nun hayatımza girmesiyle kızlarda erkeklere oranla bu daha da kendini hizli hissetirir.hızlar bu yeni kültrdeki kisilere özenmeye baslar onun gibi giyinir onun gibi davranır bir nevi önü özümser.buda kız ve baba catısmasına dönüsür.erkeklerde yokmu ? onlarda da var onlar da bu yeni kültürden nasibini alanlardadır .tabi bundan en cok yakınan yaslılardır .köyde bir cok yaslıyla yaptıgım sohbette acıkca duygularını dısa vuruyordu .onlarda bu yeni kültürden sikayetçi kendi kültürlerinin benimsenmemesinden yakınıyor ...nereye kadar gider bilinmez ama bu bir gercektir artık karapınar kültürel çözülmeye hızla kapılmıs gidiyor bu gidiş pek hayrı alamet degil... ne mutlu o anne ve babalara ki bu yeni kültür karsısında cocuklarını kendi örf ,adet ve töreleriyle büyütmüstür...

Metehan Karakurt
Erzurum
Yukarı          
 
Gönderen:
AYHAN DÖŞKAYA

Yer:
Diğer

Tarih:
21 Haziran 2008, Cumartesi
21:56

Alıntı Yap: AYHAN DÖŞKAYA

1983 YADA -84 LÜ YILLARDI ON KASIM ATATÜRK Ü ANMA GÜNÜYDÜ OKULUN BAHCESİNDE ÖĞRENİLERİ SIRAYA KOYDUK VE SAYGI DURUŞUNDA BİR ÖĞRENCİMİZ ANİDEN BAYGINLIK GEÇİRDİ ZATEN SAYGI DURUŞUNUNDA SÜRESİ DOLMAK ÜZEREYDİ YARDIM EDİP ÖĞRETMEN ARKADAŞLA İÇERİ ALDIK KOLONYA FALAN DERKEN ÇOCUKTA KENDİNE GELDİ HOCAM BAŞİMA BİR SICAKLIK GELDİ DEDİ NEYSE BİR SÜRE SONRA KUTLAMA BİTTİ ZATEN SINIFLARA GEÇTİK DERS LERE BAŞLADIK   4. TENEFÜSTE BU KIZ ÖĞRENCİ GELDİ HOCAM İSMAİL BENİMLE SINIFTA ALAY EDİYOR BAKARMISINIZ
NE DİYOR KIZIM DEDİM HOCAM BANA DİYORKİ GÜLTEN ATATÜRK Ü EN ÇOK SEN SEVİYOSUN BİLİYORMUSUN SEN YAŞAYARAK BİZZAT DİYORSUNKİ ATAM SEN KALK BEN YATAM. BUNUDA LAFTA DEĞİL GERÇEKTEN DİYOSUN DEĞİLMİ. BEN SAYGI DURUŞUNDA BAYILDİMYA BENLE HEP DALGA GEÇİYOR DEDİ
BEN İSMAİL İ ÇAĞIRDIM KIZDI OĞLUM BÖYLE OLMAZ DEDİMSEDE İSMAİL YİNEDE GÜLTENE SEN VARYA ARKADAŞ ÖBÜR DÜNYADAN YARI GELMİŞ SAYILIRSIN NE VAR NE YOK DİYE KIZDIRIRMIŞ
BUNU TÜM OKURLARLA PAYLAŞMAK İSTEDİM AYRICA SEVGİLİ ÖMER İÇİN OLSUN
SEVGİ VE SAYGILARIMLA
Yukarı Mail: ayhandoskaya@hotmail.com         
 
Gönderen:
AYHAN DÖŞKAYA

Yer:
Diğer

Tarih:
21 Haziran 2008, Cumartesi
21:19

Alıntı Yap: AYHAN DÖŞKAYA


Diğer

Tarih:
21 Haziran 2008, Cumartesi
19:15


ÇOCUK EĞİTİMİNDE ÖZGÜVEN
BİRİNCİ BÖLÜMÜNÜ DAHA ÖNCEKİ GÜNLER DE YAZMIŞTIM BU BÖLÜMLERDE BİR MİKTAR SÜRECEKTİR
ANNE VE BABANIN ÖZGÜVENİNİN DÜZEYİ ÇOCUKLARIN ÖZGÜVEN SORUNLARINA VERDİĞİ TEPKİYİ BÜYÜK ORANDA BELİRLER. EBEVEYN KENDİ DEĞER YETENEKLERİNDEN KUŞKULUYSA AŞIRI ISTEKTE BULUNABİLİR AŞIRI KORUMA YAPMAK DÜŞÜNCESİ EĞİTİMDE YANLIŞ YÖNLENDİRMELERE YOL AÇABİLİR. BÜTÜN ÇOCUKLAR ANNE VE BABASINI MEMMUN ETMEK İSTERLER .ANNE VE BABASININ SEVGİSİNİ KAYBETMEK DÜŞÜNCESİYLE KÜÇÜK DÜŞME OLASILIĞI ÇOCUKLARDA TEPKİYE NEDEN OLABİLİR.
DUYGUSAL YALITIM
ÇOCUKTA SEVİLME VE İLGİLENİLME EĞİTİM ALANINDA VE HER ALANDA OLMASI GEREKEN DİR BİR ÇOCUĞUN EĞİTİMİNDE ANNE VE BABANIN BASKISI FARKINDA OLMADAN ÇOCUĞUN ÖZGÜVENİNİ ZEDELER. ANNE VE BABANIN GÜVEN DUYMAMASI ÇOCUKLARDA FİZİKSEL RAHATSIZLIĞIN YANINDA DUYGUSALVE DAVRANIŞSAL BOZUKLUKLARDA GÖRÜLÜR OKUL KORKUSU , ZAYIF ALMA DÜŞÜNCESİ,ZORBALIK DUYGUSU GİBİ DAVRANIŞLAR SERGİLEMESİNE SEBEP OLABİLİR. BU DAVRANIŞLAR IN BÜTÜNÜ ANNE VE BABANIN ÇOCUKLARI ANALİZ EDEMEMESİ VE ONLARIN BASKICI OLDUKLARINDAN KAYNAKLANIR.   ANNE VE BABA ÇOCUKLARINA BİR ARKADAŞ GİBİ YAKLAŞMALI, SORUNLARINA YARDIMCI OLMALILARDIR. YOKSA PROBLEMLER ARTMAYA BAŞLAR VE ÇOCUK ÖZGÜVEN DUYAMAZ VE YAKLAŞIMI KAYBEDER
SEVGİ VE SAYGILARIMA

Yukarı Mail: ayhandoskaya@hotmail.com         
 

Toplam Kayıt Sayısı: 2853 Toplam Sayfa Sayısı: 286
[««] [«] 1. 2. 3. . . . 32. 33. 34. 35. 36. . . . 284. 285. 286. [»] [»»] 
© Karakurt
MyDesign Ziyaretçi Defteri v1.7

bolsos michael kors nike huarache baratas montblanc boligrafos nike outlet polos ralph lauren baratos oakley baratas michael kors bolsos new balance 574 new balance baratas boligrafos montblanc nike air force baratas polo ralph lauren baratos nike air force 1 nike huarache

cialis ohne rezept viagra generika cialis generika viagra online kaufen kamagra shop levitra generika levitra 20mg viagra kaufen levitra preis kamagra gel kamagra bestellen viagra bestellen levitra generika viagra generika cialis generika kamagra kaufen viagra bestellen levitra ohne rezept levitra 20 mg lovegra kaufen

moncler jakke oakley norge woolrich jacka canada goose tilbud ray ban norge mbt skor nike helsinki nike shox australia michael kors laukut ray ban briller canada goose jacka ray ban solbriller canada goose rea canada goose outlet ray ban aurinkolasit

nike blazer damskie nike blazer sklep moncler kurtka oakley praha ray ban praha abercrombie mikina polo ralph lauren praha hollister praha hollister mikina abercrombie praha michael kors kabelky hollister sk air jordan tenisky nike free 5.0 bayan nike free run bayan