| KAYITLAR | DEFTERE YAZ |
Gönderen:
İBRAHİM KARAKURT
Yer:
Bursa
Tarih:
17 Şubat 2008, Pazar 12:15
|
MERHABA KARAPINAR KÖYÜNÜN DEĞERLİ İNSANLARI.NASILSINIZ İYİMİSİZ.BENİ TANIYAN TANIMAYAN HERKESE YEŞİL BURSA,NIN ŞİRİN İLÇESİ İNEGÖLDEN SELAMLAR..İBRAHİM..ENBÜYÜK BEŞİKTAŞ.İNŞALLAH BU SENE ŞAMPİYON OLURUZ.
_____________________________________
SELCUK KARAKURT
Ibrahim selam kelem güzelde bu en büyük bjk olmadi bende bjk li olmama ragmen bence sen bjk den büyüksün. birde inegöl un yesilinden sirinliginden öylesine anlatinki insanin orayi görmesi sart oldu gibi insallah.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
SINEM KARAKURT ALMANYA
Yer:
Diğer
Tarih:
17 Şubat 2008, Pazar 12:14
|
Babama sordum selam göndere bilirsin dedi. önce amcalarima ve dayilarima selam gönderiyorum elerinden öpuyorum.birde bana gecmis olsun yazisi yoliyanlarin hepsine tesekkür ediyorum. birde arkadasim.SELVI ye selam gönderiyorum. birde Murat amcanin kizi MERVE ye selam gönderiyorum. burcu ablaya selam gönderiyorum. haci dede ye selam gönderiyorum. herkese selamlar.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
ibrahim karakurt
Yer:
Bursa
Tarih:
17 Şubat 2008, Pazar 12:01
|
merhaba AYHAN ABİ .KUSURA BAKMA YENİ HABERİM OLDU ,ÇOK GEÇMİŞ OLSUN NEZİHİ AMELİYAT OLMUŞ.ALLAHTAN ACİL ŞİFALAR DİLİYORUM.TULİN ABLA SELAMLAR.İNEGÖL,DEN İBRAHİM...
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
MUSA KARAKURT ALMANYA
Yer:
Diğer
Tarih:
16 Şubat 2008, Cumartesi 22:00
|

Mesaj Sahibi: RESAT KARADAG HOLLANDA
Asagida sizlere sunmaya calisacagim yazi Xsentius imzali ve insan ogutleri iceren,Isa"dan once 1.yuzyilda yazilmis bir tapinak yasisidir. Bu gunde gunceligini yazildigi gun gibi korumaktadir. Ilgiyle okuyacaginizdan eminim.
ESKI BIR TAPINAK YAZISI
Gurultu patirtinin ortasinda sukunetle dolas ,sesizligin icinde huzur bulundugunu unutma baska turlu davranman acikca gerekmedikce herkese dost olmaya calis .Sana bir kotuluk yapildiginda verebilecegin en iyi karsilik unutmak olsun.Bagisla ve unut. Ama kimseye teslim olma. Icten ol, telassiz,kisa ve acik konus.
Baskalarina da kulak ver. Aptal ve cahil olduklari zaman bile dinle onlari.Cunku,dunyada herkesin bir oykusu vardir.Yanliz planlarin degil basarilarinda tadini cikarmaya calis.Isinle ne kadar kucuk olursa olsun ilgilen.Hayattaki dayanagin odur. Sevecegin bir is secersen yasaminda bir an calismis ve yorulmus olmazsin. Isini oyle seveceksinki, basarilarin bedenini ve yuregini guclendirirken verdiklerinle de yepyeni hayatlar baslatmis olacaksin.
Oldugun gibi gorun ve gorundugun gibi ol. Sevmedigin zaman sever gibi yapma.Cevrene onerilerde ama hukmetme.
Insanlari yargilarsin onlari sevmeye zamanin kalmaz ve unutma ki insanligin yuzyillardir ogrendikleri sonsuz uzunlukta bir kumsaldaki tek bir kum taneciginden daha fazla degildir.
Aska burun kivirma sakin, onu kucumsersen sen de bensizkalir kuculursun. O,yogun sevgi col ortasindaki yemyesil bir bahce gibidir.O bahceye layik bir bahcivan olmak icin her bitkinin surekli bakima ihtiyaci oldugunu unutma.
Kaybetmeyi ahlaksiz bir kazanc tercih et. Ilkinin acisi bir an, oncekinin vicdan azabi bir omur boyu surer.Bazi idealler o kadar degerlidirki, o yolda malup olma bile zafer sayilir. Bu dunyada birakacagin en buyuk miras onur ve durustluktur.
Yillarin ruzgar gibi gecmesine ofkelenme, gencligine yakisan tutkulari gulumseyerek teslim et gecmise, yapamayacagin etkinliklerin yapabileceklerini engellesine izin verme.
Ruzgarin yonunu degistiremedigin zaman yelkenlerini ruzgara gore ayarla, insanlara gore degil. Cunku dunya karsilastigin firtinalarla degil, gemiyi limana getirip getiremediginle ilgilenir.Ara sira isyana yonelecek olsan da hatirla ki evreni yargilamak imkansizdir.Onun icin kavgalarini surdururken bile kendi kendinle barisik ol.
Hatirlarmisin dogdugun zamanlari ? Sen aglarken herkes gulusuyordu.Oyle bir omur yasa ki oldugun zaman herkes aglasin, sen mutlulukla gulumse.
Sabirli ol, sevecen ol, erdemli ol. Eninde sonunda butun servetin kendisi sensin. Kendinle ve ozbenliginle gorunmeye calis ki, tum pisligine ve kalesligine ragmen dunya yine de insanoglunun biricik guzel mekanidir.
Xsentius........
Not: bu yaziyi defalarca okumaktan yarar var diye dusunuyorum........
Resat |
|
|
Tesekürler Resat abi
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
SINEM KARAKURT ALMANYA
Yer:
Diğer
Tarih:
16 Şubat 2008, Cumartesi 21:50
|
Mesaj Sahibi: Atilla Karakurt
BENIM KOYUM KARAPINAR
SERHAT KARSIN GUZEL KOYUSUN
SARIKAMISIN GONCA GULUSUN
KARAKURTUN MEYVE VEREN BAGISIN
KARAPINARDIR ADI KOYUMUN
KUZEYINDE ARAS NEHRI AKIYOR
GUNEYYINDE GEYIK BABA YATIYOR
DOGUSUNDA BESYOL KOYU BAKIYOR
BATISINDA SEYTAN GECMEZ KOYUMUN
GONDOL DAGIN BASIDUMAN KAR OLUR
KARSISINDA SIPGAC DAGI DIK DURUR
OVASINDA URUNLERIN BOL OLUR
INSANLARI CALISKAN DIR KOYUMUN
GAMIS GOLUN CAYIRLARIN ICINDE
COLUK COCUK SULARINDA CIMINCE
TIRPANLARELDE IRGATLAR BICINCE
LODALARI YIGILMISTIR KOYUMUN
ARPA BUGDAY EKSEN BOL OLUR
KAVUN KARPUZ GURNAYIKDA BOL OLUR
ELMA DUDUN GUNDEJERINDE HOS OLUR
LAHANASI KARTOLU BOL OLUR KOYUMUN
GOCMEN KUSLAR VEDA ETTI SILAYA
NENEM SUKRAN VEDA ETTI DUNYAYA
SELAM OLSUN DEDEM OSMAN AGAYA
MEZARLIGI DOLDU GUZEL KOYUMUN
yazan
.Atilla karakurt
Köyümu cok seviyorum tesekkürler Atilla amca
|
|
|
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
SELCUK KARAKURT ALMANYA
Yer:
Diğer
Tarih:
16 Şubat 2008, Cumartesi 20:56
|
Arkadaslar ne oluyor gitikce duyarsizlasiyoruz. Iki gündür ilan veriyorum bir cevap alamadim. Bizim Ilbeyi kayip bayagi zamandir siteye girdigi yok msn dede bulamiyorum. Istanbul dakiler zahmet edip bir sorun bu adam ne yapiyor.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
ömer1980
Yer:
Diğer
Tarih:
16 Şubat 2008, Cumartesi 16:44
|
bütün akrabalarıma selam selçuk abi nasılsın beni tanıdınmı yanımda amcamın aglu ibrahimda var sana selamları var musa coşkun ve reşata selamları var
_____________________________________
SELCUK KARAKURT
Sevgili yegenim sen Hayrettin abinin oglu oldugunu belirtmistin. Abin Özcan ve ablan Nuran i hatirliyorum seni cikaramadim sanirin seni hic görmemisim. Birde Ibrahim den bahs ediyorsun onuda cikaramadim biraz aciklayici olsan iyi olur. Babana özel selamlar senin gözlerinden öperim.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
bülent
Yer:
Diğer
Tarih:
16 Şubat 2008, Cumartesi 16:08
|

BAŞLIK İLGİNÇ ANCAK GÜNÜMÜZ DÜNYASINDA NE KADAR BİREY OLABİLİYORUZ NE KADAR İNANDIĞIMIZ DOĞRULARI BİR TARAFA YASLANMADAN SÖYLEYEBİLİYORUZ TARTIŞMALI YAZI HOŞUMA GİTTİ PAYLAŞMAK İSTEDİM YAYINLANIRSA SEVİNİRİM.
"Şeriatçılık da bölücülük de serbest olmalı"
Böyle bir önerinin birçok insanın tüylerini diken diken edeceğini biliyorum...
Ama Sartre’ın, “Düşünce özgürlüğünün olmaması bir düşüncenin söylenememesi değil, o düşüncenin hiç akla gelmemesidir” dediğini de biliyorum.
Bizde akla gelen birçok düşünce söylenemez.
Sartre’ı esas haklı çıkaran ise birçok düşüncenin gerçekten aklımıza bile gelmemesidir.
Çünkü “bilinçaltımız”, aldığımız eğitimle, okuduğumuz gazetelerle, seyrettiğimiz televizyonlarla öyle katı bir şekilde biçimlendirilmiştir ki oradan bilincimize değişik bir düşünce pek çıkmaz.
Biz farkına bile varmadan bu ülkenin bir “sahibi” olduğuna ve onun söylediklerinin tersinin asla söylenemeyeceğine inanırız.
Darbecilerin yaptığı 12 Eylül anayasası “laikliğin” tartışılamayacağını söyler.
“Niye tartışılmasın” diye sormayız bile.
Silah zoruyla kabul ettirilen bir anayasanın girişine bu ülkenin “silahlı sahipleri” tarafından yazılan bir maddenin niye orada olduğunu sormak aklımıza gelmez.
Ben demokrat ve laik bir ülkede yaşamak isterim.
Herkesin özgür olduğu bir ülkede.
Demokrat ve laik bir ülkede, “laikliğin bu ülke için kötü olduğunu, şeriat düzeninin bizim için daha iyi olduğunu” düşünenlerin de fikirlerini açıklama hakkı vardır.
Ben “laik ve demokrat” düzenin daha iyi olduğuna inanırım.
Bu ülkenin benim gibi vatandaşı olan başka biri de “şeriat” düzeninin daha iyi olduğuna inanır.
Neden benim fikrim onun fikrinden daha kıymetli olsun?
Ya o haklıysa?
Tartışmadan bunu nasıl bileceğiz?
Ben, ulusal devletlerin dönemini kapattığına, artık bütün halkların elbirliğiyle bütün devletleri denetlediği bir döneme geçtiğimize inanırım.
Bana göre “bağımsızlık” fikri sadece “yönetenlerin” işine yarar.
Avrupa Birliği gibi büyük bir örgütlenmenin içinde devletlerin yavaşça erimesi en iyi çözümdür bana göre.
Bir başkası ise buna inanmaz.
O, belli bir bölgenin ayrılıp “bağımsız” olmasının oradaki halk için daha olumlu bir çözüm olduğunu düşünür.
Ya o haklıysa?
Ya ben yanılıyorsam?
Konuşmazsak bunu nasıl anlayacağız?
Hiçbirimiz diğerinden daha akıllı değil, hiçbirimiz bu ülkenin diğerinden daha fazla sahibi değil, hiçbirimizin fikri diğerinin fikrinden daha kıymetli değil.
Benim fikirlerimi özgürce söyleme hakkına sahip olduğum bir yerde, benim gibi düşünmeyenlerin fikirlerinin söylenmesi kim tarafından, ne hakla yasaklanabilir?
Üstelik, biz sadece fikirlerin söylenmesini yasaklamıyoruz.
Böyle fikirler olabileceğini düşünmeyi bile yasaklıyoruz.
Düşünceler yasaklandığı zaman, düşüncelerin yasaklanabileceği kabul gördüğü zaman, bazı fikirlerin düşünülemeyecek kadar zararlı olduğu toplumun bilinçaltına yerleştirildiği zaman; bu ülkede “hangi fikrin daha değerli olduğunu” belirleyecek bir büyük “otorite” olduğu da farkına varmadan kabul edilmiş demektir.
Kim o, “hepimizden daha akıllı” olan, bu “vatanı hepimizden daha fazla seven” otorite?
Kim o, kendi aklını herkesten üstün gören “büyük abi”?
Böyle bir “otoriteyi” kabul etmek, bir zorbalığı da kabul etmek anlamına gelir.
Bana sorarsanız, onur kırıcı bir durumdur bu.
Ama daha kötüsü…
Düşünceler yasaklandığı zaman “niyetlerin” yargılanmaya başlamasıdır.
Her davranışın altında gizli ve “kötü” bir niyet bulunduğundan kuşku duymaktır.
Üniversitedeki kızın türban takması “şeriatın” ilk adımı olarak gözükebilir o zaman bize ve bunun konuşulmasından bile rahatsız oluruz.
Bir Kürdün “kültürel haklarını” talep etmesi “bölücülük” damgasıyla tartışma alanının dışına atılabilir.
Eğer, bu ülkede yaşayan herkesin isteklerini, bu istekler bize ne kadar ters gelirse gelsin, söyleyebileceğini içimize sindirirsek bütün hayatımızı kuşkular içinde geçirmeyiz.
Birbirine duman işaretleri yollayan Kızılderililer gibi “simgelerle” haberleşmek zorunda kalmayız.
Şeriat isteyen şeriat istediğini, bağımsızlık isteyen bağımsızlık istediğini söyler.
Konuşuruz.
Tartışırız.
Yetmiş milyon insanız, bir çözüm buluruz.
Bütün enerjimizi, zamanımızı, paramızı, hayatımızı kuşkulara dayalı saçma sapan kavgalarla geçirmeyiz.
“Bizden daha akıllı” bir otoritenin neyi, ne kadar düşüneceğimizi belirlemesine izin vermeyiz.
Bir otorite varsa eğer, bizim ne düşüneceğimizi o belirliyorsa, biz “akılsız” bir kul tayfasıysak, zaten ne “laik”, ne “demokrat”, ne “bütün” olabiliriz.
Bir sürü gibi oradan oraya güdülür, kendi fikrimiz diye başkalarının fikrini ömür boyu tekrarlarız.
Bu ise, şeriattan da, bölünmekten de daha korkunç bir durumdur…
Düpedüz bir zavallılıktır bu.
Taraf Gazetesi, 7 Şubat 2008
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
bülent
Yer:
İzmir
Tarih:
16 Şubat 2008, Cumartesi 16:04
|
MERHABA, DEĞERLİ SİTE SİTE SAKİNLERİ HEPİNİZE GÜZEL BİR HAFTA SONU DİLEKLERİMİ GÖNDERİYORUM BU ARADA SEVGİLİ NEZİH GEÇMİŞ OLSUN UMARIM SAĞLIĞIN İLE İLGİLİ PROBLEMLERİ GERİDE BIRAKMIŞSINDIR. AYHAN DAYI VE TÜLİN ABLA SİZLERE DE GEÇMİŞ OLSUN UZUN VE SIKINTILI BİR OPERASYON NE MUTLU Kİ BAŞARILI GEÇTİ.HEPİNİZE KUCAK DOLUSU SEVGİLERİMİ GÖNDERİYORUM
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
(Ergül Turizm)BAHATTİN ERGÜL
Yer:
İstanbul
Tarih:
16 Şubat 2008, Cumartesi 10:09
|
Öncelikle sevgili kardeşim Recep ERGÜL`ü ve bütün site sakinlerini selamlıyorum.Sevgili kardeşim Recep geçenlerde Salon figoroda konserin vardı.Mesajını aldım teşekkür ederim.Gelecektim ama Aydın Abinin torunu Rayıf`in oğlu hastalandı ve hasteneye kaldırmak zorunda kaldık.Haberin varmı yok mu bilemiyorum ama çocuk havale geçirdi ve 1 ay boyunca Bahat Hastanesinde yoğun bakımda kaldı.Halende iyileşemedi.Fırsat bulupta gelemediğiğm için kusura bakma.Kendine iyi bak.Hoşçakal
|
| Yukarı |
|
| |
|
|