| KAYITLAR | DEFTERE YAZ |
Gönderen:
SALIH KARAKURT
Yer:
Diğer
Tarih:
01 Mart 2008, Cumartesi 15:39
|
Merhaba tum karakurt soy agacindan olan degerli akrabalar. Ben AKKOZ YAYLA köyundenim suan Almanya da kaliyorum.Sitenizi cok begendim siteyi kuranlari tebrik ediyor,sevgi ve selamlarimi sunarim.
__________________________________-
SELCUK
Eyvallah amca oglu , sende soyunu takip edip, akrabalarinla birlikte oldugun icin seni tebrik ediyorum.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
MUHSİN KARAKURT
Yer:
Ankara
Tarih:
01 Mart 2008, Cumartesi 13:08
|

HÜSEYİN ZADE HALİL BEY
.......
3. SARIKAMIŞ HAREKATI
Yıllar sakin sakin ilerlemektedir. Aile hayvancılık uğraşını iyice ilerletmiştir. Hüseyin Ağa, Rus yönetimdeki etkinliğini kullanarak, Soğanlı Yaylası’nın kullanımını elde etmiş ve hayvan besiciliğini bu yaylalarda sürdürmüştür. Ancak bu yıllarda beklenmedik gelişmeler de olmuştur. Yoğunhasan Köyünün üst tarafındaki çiftlik, Ruslar tarafından köye dönüştürülmüş ve Ermeniler bu köye yerleştirilmiştir. Zamanla benzer yerleşim yerleri Rus şosesinin sağında solunda mantar gibi çoğalmıştır. Artık ailenin aşiret komşuları yanı sıra Ermeni komşuları da olmuştur.
Bu yıllarda bölgede yayılmış olan bağımsızlık ve milliyetçilik fikirleri aile bireyleri arasında konuşulan konuların başında yer almaktadır. Halil ve Halit Beyin de iştirak ettiği toplantılarda, Aile, bu yeni fikirleri konuşur, Osmanlı tarafındaki gelişmeleri paylaşırlarmış.
1914 yılının Ağustos ayının başlarıdır. Aile, bir yandan çayırlarda bulunan biçilmiş otları taşınmakta, diğer yandan tarlaları biçmekle uğraşmaktadır. İşte o günlerde, bölgede savaş ihtimaline yönelik söylentiler bir hayli artmıştır. Hüseyin Ağa, Karakurt’ta bulunan Rus Kazak Alayında olağan üstü bir hareketlenme olduğunu sezmiştir. O günlerde Karakurt’a gelmiş olan Halit Bey, Osmanlı tarafının seferberlik ilan ettiğini Hüseyin Ağaya söylemiştir.
Takip eden günlerin birinde, Hüseyin Ağa, kardeşleri ve oğulları, Yoğunhasan’da bir araya gelerek mevcut durumu değerlendirirler. Bu toplantıda, Hüseyin Ağa, Osmanlı Ordusunda görev yapan aşiret reislerinin, olacak savaşta, cephe gerisinde kendilerine destek vermeleri yönünde, kendisinden talepte bulunduklarını söyler. Aile, yapılan fikir alış verişi sonrası, olabilecek bir savaşta, Osmanlı tarafına destek olmaya karar verir.
Bu karar kapsamında, aşiret birlikleri reisleri yanı sıra Hasankale’de bulunan Osmanlı Ordusu ile Tortan’da bulunan akrabalar vasıtası ile irtibat tesis edilir.
Tam bu günlerde, Karapınar’da oturan Ermenilerden bir kaçı, değirmenden gelmekte olan bizimkileri (muhtemelen Hasan Ağa ile Musa efendi) sıkıştırmış ve yakında Rus Ordusunun harekete geçeceğini, Rus Ordusuyla birlikte bütün Müslüman köylerini yakıp yıkacaklarını söylemiştir.
Durumu kardeşlerinden dinleyen Hüseyin Ağa tereddüde düşer. Kim kime saldıracaktır. Olup biteni Osmanlı tarafına anlatması ve gelişmeleri öğrenmesi için, Halil Beyi, Tortan’a gönderir. Halil Bey yaptığı görüşmeler sonrası geri döner ve Osmanlı ordusunun toplanmaya başladığını ve yakında saldıracağını anlatır. Hüseyin Ağa, Karakurt bölgesinde sözünün geçtiği aşiretleri Yoğunhasan’a davet eder. Durumu anlatır ve Aras vadisinde ağırlığı aşiret birliklerinin oluşturduğu Osmanlı ordusunun savaşa gireceğini ve kendilerinden yardım istediklerini söyler. Ermenilerin son zamanlarda ki tutumunu da dikkate aldığında, Osmanlı ordusuna destek vereceklerini, çıkacak savaş nedeniyle kışın zor geçeceğini, herkesin gerekli tedbirleri almasını tembih eder.
Halil Bey, koordinasyonu sağlamak üzere Ortakale Köyüne gönderilir. Halil Bey, burada Hasankale tarafında yer alan aşiret birlikleri (muhtemelen 1.İhtiyat Aşiret Süvari Tümeni ve yine muhtemelen Haseni Aşireti) ile irtibat sağlar. Eylül ayının sonlarında Halit Beyden kardeşi Halil Beye gönderilen bir haberde Rus Ordusunun yakında saldıracağı bildirilmiştir. Bu haber moralleri bozmuştur. Osmanlı Ordusunun saldırısı beklenirken, Rusların saldıracak olması, bütün beklentileri yıkmıştır. Halil Bey durumu Hasankale’ye bildirir. Aile daha ne yapılacağı hakkında bir karar almamışken, haber alındığı gibi Ruslar saldırıyı başlatmıştır. Neyse ki birkaç gün sonra, Osmanlı Ordusunun da saldırıya geçtiği, duyumu alınır. Heyecanlı bir koşuşturma başlamıştır. Ekim ayı sonlarında, Rusların geriledikleri haberi, sevinç yaratmıştır.
Kasım ayına girilmiştir. Osmanlı ordusunda savaşan aşiret reisleri, askerin silah, yiyecek ve giyecek bakımından zor durumda olduğunu, bu nedenle, mümkünse, Halil Beyden yiyecek ve giyecek göndermesini isterler. Halil Bey, Ortakale Köyünde yaptığı organizasyonla, ekmek, peynir, yağ, bulgur, çorap, kazak gibi yiyecek ve giyecek toplayarak karşı tarafa gönderir. Bu yardım işini, Rus Ordusu ile hareket eden Ermeniler, bir şekilde öğrenirler.
Savaş istendiği gibi gitmemektedir. Galip Paşaya, yani 11. Kolorduya, diğer bir ifade ile aşiret birliklerinin içinde yer aldığı kolorduya, Rus Ordusunu oyalama görevi verilmiştir. Ancak bunun için gerekli olan yiyecek, giyecek ve silah verilmemiştir. Zaten bunun bir önemi de yoktur. Önemli olan kendisinden her açıdan çok üstün olan Rus Ordusuna sonuna kadar karşı koyup, bu suretle Rus Ordusunun asıl güçlerini Aras vadisine çekmek, böylelikle 9. ve 10. Kolorduya ait askerlerin, diğer bir ifade ile Enver Paşa ile Hafız Hakkı Paşanın kolay bir şekilde Sarıkamış’a girmesinin sağlanmasıydı. İki paşa, 11. Kolordunun feda edilmesi karşılığı elde edilecek kolay zaferi birbirlerine kaptırmak istemiyorlardı. O günlerde, kim önce Sarıkamış’a girecek yarışı içinde olan Enver Paşa ile Hafız Hakkı Paşa, askerin ve silahın iyisini 9. ve 10. Kolordularda toplamışlar, büyük çoğunluğunun askeri eğitim görmediği aşiret birliklerine ise mevcut imkânları ile idare etmeleri söylenmiştir.
Bu günleri izleyen günlerde, yukarıda anlatılan olaylara bağlı gelişmeler, aşiret reisleri ile Halil Bey arasında olumsuz bir söz trafiği de başlatır. Gönderilen yiyecek ve giyeceğin bittiğini, Ordu Komutanlığının da, açlığa çare bulamadığını ve de en önemlisi asker için çok gerekli olan silahları temin edemediklerini, topa, mitralyöze karşı kılıçla savaşamayacaklarını, dolayısıyla evlerine geri döneceklerini Halil Beye haber verirler. Halil Beyi aldığı haberler yıkmıştır. Çünkü bu savaşın kaybı anlamına gelebileceği gibi ailenin de sonunu getirebilecektir. İşte bu duygular içinde gidip gelmekte olan Halil Bey, daha sonra hayatına mal olacak ilk tohumu o zaman atmıştı. Aşiret reislerine, sözlerinde durmayıp savaş meydanını terk etmelerinin hem Osmanlı Ordusunu hem de Karakurt Bölgesinde yaşayan aşiretleri çok zor durumda bırakacağını, bununda beyliklerine yakışmayacağını hakaret dolu bir üslupla bildirmiştir.
Tüm gayretlere rağmen Aralık ayında da hiçbir gelişme sağlanamamıştır. Diğer cephelerden de beklenen olumlu haberler gelmemiştir. Ocak ayına girildiğinde, Osmanlı Ordusunun Sarıkamış Harekatını başarısız bir şekilde noktaladığı haberi köye ulaşır.
Şartlar, Ailenin aleyhine dönmüştür. Öğrendikleri zaman sessiz kalmış olan Ermeniler, savaşın Ruslar lehine dönmesi üzerine, Ailenin savaş sırasında Osmanlı tarafına yardım ettiğini Ruslara ihbar ederler. General Baratov, aynı günlerde, Hüseyin Ağayı yanına çağırır. Hüseyin Ağaya, ailesinin savaşta karşı tarafa yardım ettiğini, bunun kabul edilemez olduğunu, bu nedenle Karakurt nahiyesi yöneticiliğine son verdiklerini söyler. Kışın şiddetli ve karın bol olması aileyi bu aylarda korumuştur. Ancak, havaların ısınması ve karların erimeye başlaması ile Karapınar’da yerleşik Ermeniler de, Ruslardan almış oldukları silahların verdiği güçle ve de Rusların teşviki ile Yoğunhasan Köyüne baskın yapıp, talan yapmışlardır.
Rusların ve Ermenilerin yaptıkları taciz yetmezmiş gibi, aile içinde de karşılıklı suçlamalar ve buna bağlı olarak sürtüşmeler başlamıştır. Tüm gelişmeler Aileyi maddi ve manevi olarak çökertmiştir. Rus ve Ermeni baskısının artarak devam edeceği ve bu duruma daha fazla dayanamayacaklarını anlayan aile, Yoğunhasan’ı terk ederek, daha güvenli olacağını düşündükleri dağ köylerine doğru gitmeye, karar verirler. İşte Balıklı Köyüne yolculuk böyle başlar.
.......
Selam ve sevgilerimle.
Muhsin KARAKURT
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
SELCUK KARAKURT ALMANYA
Yer:
Diğer
Tarih:
01 Mart 2008, Cumartesi 12:24
|

Mesaj Sahibi: Erdinç ERGÜL
selamun aleykum ey bu sitede amaçlı ve ya amaçsız dolaşmakta olan dünya insanları!...
hani insanlarımız hep hal hatırlarının sorulmamasından, anılmamaktan, mutsuzluklarının ve ya mutluluklarının paylaşılmamasından, takdir edilmemekten gibi nedenlerden şikayet edip dert yanarlar ya.... Ben, Yahya Hoca ve On'a yakın bir akraba grubu bir vefa örneği sergileyerek tamı tamına Dörtbuçuk saat Esenyurt Kültür Merkezi'nin soğuk bir salonunda vakit geçirdik. Üstelik başka yerlerde başka şekilde vakit geçirme seçenekleri mevcutken. sonunda ne mi oldu;
THM Sanatçısı Recep Ergül Bey'i izlemeye ve de destek olmaya gitmiştik. ve sevgili can dostumuz ne bir teşekkür etti ne de bizimle tanışıklığının olduğuna dair bir emare bıraktı.
Biz orada dilenmek, haraç almak, meşhur olmak, birilerinin yanaşması olmak gibi nedenlerden dolayı bulunmuyorduk. YAPILAN HER GÜZEL ŞEYİN TAKİPÇİLERİ OLARAK ORADAYDIK!.. Sanırım yeterli bu....
______________________________
ERDINC E CEVAP
Sana burda hakli olarak kücük bir firsat düstu hemen saldiriya gectin. Haklilik payi,Suleyman, Bahattin Hakki yilardir görmedikleri amca cocuklarini görmeye gelmisler elbete selam alma haklarda var, onlari kulise cagirip sohprt etme hakkida var. Yanliz sen bir selam alammamanin ne kadar agir oldugunu yazinca sana bir cevap hakkim dogdu. Kendi coluk cocugunu terk etmis onlari dolandirdigi insanlarla bas basa birakmis,yilardir cocuklarina bir selam vermemis bir dayini, evine alarak ziyafetler cekerken kendi özgürlüklu kisiliginden ne olduda bu adamdan bir hesap sormadin. Kendi cocuklarina bir selam vermiyen birini bas taci yapan senin gibi birisi, verilmiyen bir selama bu kadar tepkili olmasi anlasilir gibi degil.
|
|
|
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
ERSİN
Yer:
Diğer
Tarih:
01 Mart 2008, Cumartesi 10:39
|
SLM BEN ERSİN metehannasılsıniyimisin
derslerinnasıl sitedekifotoğraflarsüper
memetdayıneapıyo sanabaşarılardilerim
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
ERSİN
Yer:
Diğer
Tarih:
01 Mart 2008, Cumartesi 10:32
|
selamun aleykum ben ERSİN yıldırım abi
nasılsın yine formundasın seniçok iyi
gördüm sitede baaaaaa..
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
ERSİN
Yer:
Diğer
Tarih:
01 Mart 2008, Cumartesi 10:24
|
SLM TANER BEN ERSİN NASILSINİYİMİSİN
ÇOKTANDIRGÖRÜŞMÜYORUZ ERSİN
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
SELCUK KARAKURT ALMANYA
Yer:
Diğer
Tarih:
29 Şubat 2008, Cuma 20:18
|

Degerli Karapinar köylüleri, hepinizin bilgisi dahilinde dernek calismalarimiz devam ediyor.Farkli yerlerde bulunan kurucu ve gecici yönetim üyelerimizin imzalari tamamlanip evraklar Istanbul a ulasmistir. Yarin istanbuldakiler dernek binamizda bir araya gelerek imzalari tamamlayip son noktayi koyacaklar. Haftaya Insallah tamamlanan evraklarla birlikta, Yahya hoca yetkili mercilere basvuruyu yapacaktir. Dernegimiz yasal olarak kurulduktan sonra yapilacak isleri hep birlikte önererek, tartisarak, anlasarak belirliyecegiz. Gine üye listesi, yapmak istediklerimiz, kimden ne tür yardim geldi hesap kitap hersey sitede acacagimiz bölümde gözukecek, herkes tarafindan denetlene bilinecek. Yani gönluk ne yapildiysa hepimiz tarafindan bilinecektir.
Kurulma asamasina geldigimiz dernek konusunda biraz daha ilgi, duyarlilik ve heyecan olursa daha iyi olur. Almanyada bulunan tüm karapinarlilar üye olacaktir. darisi herbirinizin kaldigi yörelerdeki calismalariniza. Hepinize gurbet diyarinda sicak selamlar.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Gürbüz KARAKURT
Yer:
Erzurum
Tarih:
29 Şubat 2008, Cuma 01:32
|

Tüm akrabalarımıza hayırlı günler diliyorum..
Derneğimizin kuruluşunun son aşamasına gelmiş bulunuyoruz ınanınki büyük bir mutluluk yaşıyorum desem abartmış olmam nedeni de dernekçilik gerçekten gelecek demektir belkide bırazcık abartığımı dıyenler olacaktır ama gerçekten öyle işin içine nasip olurda sizlerde girince göreceksinizdir.
ERÖĞDER olarak yaşadıklarımdan sadece bir örnek vereyim c2005 te kuruldu ve ilk yılımızda bayagı program yaptık 5 veya 6 . programımızı il MEM ve il Emniyet Müd. Ortaklaşa Okullarımızda Şiddet içerikli 2 oturumlu bir sempozyum düzenledik ve güzel bir bildiri ile bitirdik bir sonraki yıl TBMMeclisinden şiddet ile ilgili bir komisyonun doğuyu ziyaret ettiğini öğrendik ve Erzuruma geldiklerinde valilikte teki toplantıya bizleride davet ettiler gitik sunumumuzu yaptık ve sonuç bildirgemizi evrakları kurula verdik.
STK olarak daima aranır hale geldik bunu sağlayan ben değilim ERÖĞDER STK sıdır şuanda gözde isek bunun etkisidir..Geçen gün sempozyumda çalışmasını sunan bir akademisyen ziyarete geldi ve Eğitim Fak. Akademisyenleriyle bırlıkte dernek kurmak için yardım talep etti seve seve yardımcı oldum ve şuan buda kuruluş aşamasnda..
Millet yeni yeni kavrıyor dernekçiliği ..inanın bizlerde güzeliklere vesile olacağız. Profesyonelce derneğimizi yürütürsek her şey çok güzel olacaktır .
Köyü ziyarete gidenlerin karşılaştıkları ve duydukları hep alaycı uslupmuş bu cidden istenmeyen bir durum elbetteki bizler bunu kıracağız. Gidenlerinde STK nın ne demek olduğunu anlatmaları gerekir benimle karşılaşan akrabalarımız herhangi bir şey iletmediler ama ben yınede dernekçiliği anlatıyorum.
En baştan beri diyorum elimden geldiğince bilgi ve birikimlerimi derneğimize aktaracağım aynı duygu ve düşüncede olan tüm akrabalarımızda ( güzel mevkilerde bulunan akrabalarımız da ) birikim, tecrübe ve güzeliklerini aktaracaktır.Aktarmazsak ölümle beraber kaybolacaktır
100 yıl önce hiçbirimiz yoktuk 100 yıl sonrada buyuk bir ihtimalle hiçbirimiz olmayacağız …böyle geçici bir diyarda neden paylaşımlarımız artmasın engel-siz misiniz?
Gürbüz KARAKURT
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
yıldırım karakurt
Yer:
İstanbul
Tarih:
28 Şubat 2008, Perşembe 23:17
|
selçuk amca belediye ekmek gramajını düşürdü burada ekmakler simit kadar yediğimiz yanlızca 7 simit.çocuklara iyi bak üşütmesinler.selamlar....
_____________________________________
SELCUK
Bu simit olayina iyi bir kahkaha atim. olayin bu boyutunu bilmiyordum.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
yıldırım karakurt
Yer:
İstanbul
Tarih:
28 Şubat 2008, Perşembe 22:57
|
coşkun geçmiş olsun yeni duydum kaza geçirmisin inş iyisindir.oradakilere selam söyle görüşmek üzere kendine iyi bak.
|
| Yukarı |
|
| |
|
|