| KAYITLAR | DEFTERE YAZ |
Gönderen:
Rahmetullah Uşgun
Yer:
Gaziantep
Tarih:
29 Nisan 2008, Salı 16:29
|
Dostlar Merhabalar. Kendimizi tanıtacak olursak: Rahmetullah Uşgun Balıklı köyü doğumluyum. Hamit Uşgun'un oğluyum. Babam ve amcalarım Karakurt'ta uzun yıllar bakkal ve mobilya işletti. Bunun yanında besicilik ve hayvan alım-satımı yapıyordular. Uzun yıllardır Karakurt'ta oturmaktayız. Böyle güzel bir buluşma noktasının kurulduğunu meslektaşım, güzide insan Emniyet Amiri Murat Karakurt'tan öğrendim. Emeği geçen dostları kutluyoruz. Bizde Gaziantep Polis meslek Yüksek Okulunda komiser yardımcısı olarak görev yapmaktayız. Gelen mesajlara baktığımda bizim jenerasyondan tanıdığımız arkadaşların olması sevindirici. Tabi şimdi her biri güzel ülkemin dört bir yanına dağılmış hizmet ediyorlar. Yazar ne güzel söylemiş:
Uzaklık mı?
O bizim için değil dost.
Biz yürek devletiyiz ötelere uzanan.
Açarız avucumuzu, dostlarla o dem yürek yüreğe konuşuruz.
Gözyaşımız vardır bizi ayakta tutan, birde gönül selamımız… Selamlar saygılar.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
KENAN KARAKURT (DPU)
Yer:
Kütahya
Tarih:
29 Nisan 2008, Salı 16:11
|
mrb adil abi ayağından rahtsız oldugunu site aracılığı ile öğrendim...geçmiş olsun...inş. en yakın zaman da iyileşir... tüm akrabalara slm...( mustafa karakurt'un oğlu)....
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
özge
Yer:
Erzurum
Tarih:
29 Nisan 2008, Salı 14:26
|
mrb sinem nasilsin canim okul nasil gidiyo esmanurla enes bizde yazın seni bekliyorum annemin tüm akrabalara selamı var öptüm kib
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
KENAN KARAKURT
Yer:
İstanbul
Tarih:
29 Nisan 2008, Salı 14:08
|
SEVGİLİ ADİL RAHATSIZ OLDUĞUNU SİTE ARACILIĞIYLA ÖĞRENDİM GEÇMİŞ OLSUN DİLEKLERİMİ İLETİR BİR ANÖNCE SAĞLIĞINA KAVUŞMASI DİLEĞİYLE HOŞÇAKAL.SELAMLAR
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
mustafa
Yer:
Erzurum
Tarih:
29 Nisan 2008, Salı 12:58
|
SLM KARAKURT AİLESİ'NİN ÖNEMLİ İNSANI NASILSINIZ İŞLERİNİZ NASIL İİİ DİR İNŞALLAH HERKESE SLM LARIMI İLETİR BÜYÜKLERİM ELLERİNDEN KÜÇÜKLERİMİN GOZLERİNDEN OPERİMM MUSTAFA
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
resat sinik
Yer:
Diğer
Tarih:
29 Nisan 2008, Salı 11:07
|
sellam tum karakurt . lara ve adil abiye de gecmisolsun insalah en kisa zamanda saligina kavusur allah sifa versin kendine iyi bak adil abi herkese sellam
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
SELCUK KARAKURT ALMANYA
Yer:
Diğer
Tarih:
29 Nisan 2008, Salı 09:54
|

Mesaj Sahibi: MUHITTIN KARAKURT
BİZİM TURNALARIN ACIKLI HIKAYESI
Söyle bir yimi yirmi beş yıl geriye baktığımda kulaklarımda hala sesi çınlayan turnaları hatırlarım. Kamış gölünün hemen üstündeki İsmail in çayırı dediğimiz yerede çayır demeye bin şahit isteyen yarısı derin yarlardan oluşmuş yarısı ise bataklıklardan oluşmuş bir yer. Tam kamış gölünün üzerindeki büyükçe bir batalıkta hemen her sene yuva yaparlardı. Bu bölgedeki böcek kurbağa ve yılanları yiyerek geçinir ve yavrularını her sene büyütüp sonbaharda ise güneye göç ederlerdi. Bu kuşlar büyükçe ve çok gür sesleri vardı. Öyle ki Yoğunhasan dan öttükleri zaman seslerı Karapınardan duyulurdu. Acayip bir heybetleri vardı. Eğer biraz yuvalarına yaklaşırsanız önce var gücü ile naralar atar daha sonra gözü kara bir şekilde saldırırlardı. İşte bu yazımda bu kuşlarla ilgili bir anımı anlatmak istiyorum. Biraz üzücü olmakla birlikte ibret verici bir hikaye.
Turna çok sadık bir kuştur. Hem doğup büyüdüğü yere hem yuvasına hemde eşine ve yavrusuna. Biri birini iyi kollar ve tehlike anında önce heybetlı bir nara atar ve sonra ya uçar yada yavrusu uçmayacak kadar küçükse o kaçıp kurtulana kadar can havliyle savaşır. Çoban köpekleri saldırdığında yavrularını korumak için kocaman azgın köpekleri gagalamak için üstüne atlar sonra mızrak gibi gagalarını batırırdı. Köpekler can havlyle bir çığlık atıp hızla oradan uzaklaşırlardı.
Bir gün yalnız başıma çayırlada kokulu çiçekler ve yabani sarmısak toplarken dalgın dalgın İsmail in çayırına daldım. Bu kokulu çiçekler iki renklidir. Sarı ve lacivert renkli olurlar. Sarı renkliler daha kuru yerlerde lacivertler ise bataklık ve sulu yerlerde yetişir. Aynı zamanda yabani sarmısak yapraklarınıda ayrı bir şekilde toplar ilkbahardaki çökelek içine katar lavaş ekmeğe sarar ayrı bir lezzet le yerdik. Tam kucağımı doldurmuştum ki büyükçe bir bataklık kenarında durdum, gri renkli büyükçe ve siyah kafalı bir şey bataklıktaki kamışların üzerinde yatıyordu. Biraz daha merakla yaklaşınca birden başını kaldırdı kanatlarını çırptı boyu nerdyse benim kadardı. Elimdeki çiçek buketini nereye fırlattım anlayamadım kucağımdaki herşeyi bırakıp kaçmaya başladım. Peşimden elli metre kadar geldi sonra durdu ve geri döndü. Meğerse kulukçada yatıyormuş. Bir hafta sonra yumurtaları çatlamış iki adet gri renkli yavru yuvada duruyordu. Bu sefer yuvaya hemen acele ve patavatsız bir şekilde yaklaşmayıp önce etrafı kolaçan ettim daha sonra yokluğundan iyice emin olduktan sonra sürüne sürüne yaklaştım. İki sevimli yavruyu yakından seyrettikten sonra ötüşlerini duydum ve dizlerim titreye titreye oradan koşarak hızla uzaklaştım.
Bu kuşlar çok sadıktır. Nerede doğarsa oraya geri dönerler. Eğer Karakilise nin çayırında doğup büyüdüse ise mutlaka oraya ertesi yıl göçten sonra oraya gelir. Bizim çayırlardakiler ise her sene bir iki yavru büyütür ve sonbaharda Eylül ayının on üçünde güneye göç ederlerlerdi, belki Afrika’ya belkide Hindistan’a kadar gider ilkbaharda mutlaka gün şaşmadan çayırlara gelirlerdi. Sesleri baharı müjdelerdi. Ötüşleri ise yaşamın sürdüğünün bir işareti idi.
Her sonbaharda Sovyetler Birliği ne karşı askerler Sarıkamış ve civarında tatbikat yapardı. O sene yine Beşik düzüne asker gelmişti. Mevzi kazıp top ve tank yerleştiriyolarlardı. Atış yapıp talim ediyorlardi. Hiç anlayamadığım bir şey bir grup asker bizim çayırlara kadar inip orada keşif yapıyorlardı. Eylül ayını ilk haftasıydı ve turnalar yavrularını büyütmüş göçe hazırlanıyorlardı. Sık sık ötüp Allah’a ısmarladık hadi biz gidiyoruz seneye hayırlısı ile yine görüşürüz der gibi kanat çırpıp dururken askerlerden bir tanesi büyükçe birine hiç umursamadan nişan alıp tetiğe bastı . Üzerinden tüyler uçuştu ve garibim oracıkta tepinip öldü. Diğer biri ise öteki turnaya sen vurursun da ben vurmazmıyım gibisinden ateş edip vurdu üçüncüsü ise uçutu ve uzaklaştı. Uçup giden yavru idi. Oda günlerce çayırlarda hiç durmadan diğerlerini çağırdı. Sesi hiç durmadı. Çığlık çığlığa bağırıp durdu. Beni bırakıp gidemezsiniz diye anne ve babasına ağlayan bir çocuk gibi. Bir kaç gün sonra ses dindi ve yitip gitti büyük bir ihtimalle çektiği acıya dayanamadı ve bir yerde düşüp öldü.
Ertesi sene bizim çayırlara hiç turna gelmedi. Daha sonraki senede gelmediler ,daha sonraki yıllarda da gören olmadı. Eğer öldürülmeselerdi her yıl gelmeye devam edeceklerdi. İşte böyle bizm turnalar bizi böyle terk etti ! Bu hayvanların sadakatine hayaran oldum . Bize hiç de benzemiyorlar değil mi? Eğer biz onları öldürmeseydik onlar doğduğu toprağa sadıktır yine geleceklerdi vee her ilkbahar gelip bizim le birlikte yaşayacaklardı.
Selamlar ve Saygılar
Muhittin Karakurt
|
|
|
Gelde turnalari tekrar takrar okuma. Acaba bende turnalar gibi gurbetci oldugumdanmi onlara bu denli baglandim ? Turnalarin acikli hikayesine baglanma nedeni ne olursa olsun. Bir öykü ancak bu denli güzel yazilir.
Yüregine saglik Muhittin abi.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
GURSELKARAKURT
Yer:
İzmir
Tarih:
29 Nisan 2008, Salı 06:44
|
BENGÜRSELKARAPINARIN BÖYLE BİR SİTESİ OLDUĞÜNU YENİ ÖĞRENDİM COKGURURLANDIM HERKESE SELAM
_____________________________________
SELCUK KARAKURT
Gürsel abi öncelikle aramiza hosgeldin. Sanirim yayladan Ese amcanin oglu Gürsel olacaksin. seninle iki yil önce yaylada esat amcanin vefati sirasinda görüsmüstük.Umarim yasam gönlünce yuruyordur.
Bu site sadece karapinarlilarin degil daha önce belirtigimiz gibi tüm cevre köyleri ve bizlerle bagi bulunan herkesin paylasim yeridir. Dolayisiyla seni her zaman görmek isteriz.
Yaninda bulunan Fahrettin amca ve kimyaci Mehmet abimize cok selamlar onlarida en kisa zamanda sitede görmek dilegiyle...
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
ZELIHA KARAKURT ALMANYA
Yer:
Diğer
Tarih:
28 Nisan 2008, Pazartesi 20:03
|
Adil abi gecmis olsun. Insallah en kisa sürede eski sagligina kavusursun. Basta teyze kizi Gülsüm olmak uzere Bursadaki tüm akrabalarimiza selamlar.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
SELCUK KARAKURT ALMANYA
Yer:
Diğer
Tarih:
28 Nisan 2008, Pazartesi 16:15
|
DAVETIYE
4 mayis 2008 pazar günü Almanya nin Herne kentinde Laila dügün salonunda dügünümüz vardir. Türkiyeden katilma imkani olan tüm dostlar davetlidir.
Avrupadaki akrabalarimiza davet
Paristen Irfan abi gurubu
Holanda dan Resat abi ve Kenan karadag
Belcika dan Cahit ve eniste Ömer gurubu
Ingolstadt taki Haci Mustafa amca, Cafer ve Metin kardesler
Hepiniz dügüne davetlisiniz. Pazar günü görüsmek dilegiyle...
|
| Yukarı |
|
| |