| KAYITLAR | DEFTERE YAZ |
Gönderen:
MUHSİN KARAKURT
Yer:
Ankara
Tarih:
02 Şubat 2008, Cumartesi 09:30
|

BİR HANIMEFENDİ VE ÜÇ KARDEŞ
GENEL OLARAK EVLİ VE ÇOCUK SAHİBİ KADIN, KENDİ ÇOCUKLARININ ANNESİDİR. EĞER YAŞAM ÇEVRESİNDEKİ DİĞER BİREYLER TARAFINDAN DA ANA OLARAK KABUL GÖRMÜŞ İSE, BU DURUMDA, SÖZ KONUSU ANNENİN YAŞADIĞI ÇEVREDE SOSYAL STATÜSÜ DEĞİŞMİŞ, KENDİSİNE VERİLEN ÖNEM ARTMIŞ DEMEKTİR. BU KONUMA GELMİŞ KADININ SÖZÜ, AİLE BİREYLERİ TARFINDAN DİNLENİR VE GENELLİKLE FİKİRLERİ DE KABUL GÖRÜR. İŞTE BU STATÜYÜ ELDE ETMİŞ ANNELERE HİTAP EDİLİRKEN GENELLİKLE ASIL İSİMLERİNİN BAŞINA –INNA- (ANNE) KELİMESİ İLAVE EDİLİR.
BUGÜN SİZLERE BU ANALARIMIZDAN, BANA GÖRE ÇOK İLGİNÇ BİR YAŞAMA SAHİP CEVAHİR HANIMDAN BAHSEDECEĞİM. BU HANIMEFENDİDEN DAHA ÖNCE YAZDIĞIM YAZILARDA KISACA DEĞİNMİŞTİM. KENDİSİNE, YAŞAM ALANINDA INNA CEVO DİYE HİTEP EDİLİRMİŞ.
INNA CEVO
Yörede bir kızın ünü dillerde dolaşmaktadır. Şeyh Aşur’un kızı Cevahir. Babasının yanında dini bilgi ile donatılmış, irfan sahibi güzel, endamlı bir kız. Her ağanın gölünden geçen bu kızı oğluna isteyip gelin etmek.
Hüseyin Ağa, çevrede sayılır bir ağa. Aynı zamanda Rus yönetiminden de itibar görmekte olup, Karakurt’un resmi yöneticisi. Hüseyin Ağa’nın büyük oğlu Mağsut, alımlı, boylu, akıllı bir genç. Üstelik Kağızman’da yöneticilik üzerine başarılı bir tahsil görmektedir.
Hüseyin Ağa, eşi Seyran Hanımın tavsiyesi üzerine, Cevahir’i oğluna istemeyi kafasına koyar. Uzun bir uğraştan sonra Şeyh Aşur’u razı eder. İki tarafın şanına uygun olarak Cevahir ile Mağsut için dillere destan bir nişan yapılır. Çiftler mutlu, insanlar bu durumdan memnundur. Ancak beklenmedik bir gelişme olur. Genç Mağsut, okuduğu Kağızman’da zehirlenerek öldürülmüştür. Her kes üzgündür. Bir genç kızın başına gelecek en kötü felaket, Cevahir’in başına gelmiş, nişanlısı ansızın ölmüştür.
Hayat devam etmektedir. Büyükler bir araya gelir ve töreye göre hareket edilmesi gerektiğine karar verirler. Yapılması gereken, Cevahir’in, Hüseyin Ağa’nın ikinci oğlu olan Muahmmed’e verilmesidir. Büyükler anlaşırlar ve sonuçta, Cevahir, nişanlısı Mağsut’un küçük kardeşi ile yeniden nişanlanır. Cevahir de Muhammed de yeni durumu kabullenirler. Zamanla yaralar kabuk bağlar, olanlar unutulur ve Cevahir ile Muhammed evlenirler. Çift mutludur, birde Adile (Ade) adlı kızları olur. Her şey yolundadır. Ancak yine beklenmedik olaylar gelişir. Tam bu zamanlarda Ermeni olayları olmuş, bunun yarattığı olumsuzluk, aileyi Balıklı Köyüne göçmek zorunda bırakmıştır. Hüseyin Ağa oğlu Mağsut’un ölümünden dolayı üzgündür, sağlığı bozulmuştur. Bir gün yine rahatsızlanır, bunun üzerine oğlu Muhammed doktor getirmek üzere Başköye doğru yola koyulur. Başköy yakınlarında yanlış bir anlaşılmadan dolayı Rus askerleri tarafından vurulur. Haber aileyi perişan eder, Hüseyin Ağa bir evlat acısı daha yaşar. Tabi asıl vurgun Cevahir’i vurmuştur. Koçası hiç yoktan ölmüş, onu dul bırakmıştı. O devirde dul bir kadın olmanın yaratacağı olumsuz durumu bilmektedir. Üstelik hiçbir kusuru olmamasına rağmen, uğursuzluğu nedeniyle iki kardeşin ölümüne neden olduğu dedikoduları da çevrede yayılmıştır. Cevahir Hanım zor günler yaşamaktadır ve ne olacağını bilmemektedir.
Aile büyükleri durumu bir kez daha değerlendirirler. Mevcut şartlar Cevahir Hanımın evde kalmasını gerektirir. Bulunan çözüm ise, Cevahir Hanımın Halit Beyle evlenmesidir. Halit Bey, Hüseyin Ağanın üçüncü oğlu olup, Rus ordusunda subaydır. Cevahir, Halit Bey ile defa evlenir. Olanlar olabildiğince unutulur ve yeni çift hayatın akışına uyarak evliliklerini sürdürürler. Evlilikten Yusuf adlı erkek çocuk ile Nigar, Hatice ve Gülfidan adlı kızlar olur. Ama kötü kader Cevahir Hanımın yakasını bırakmaz. Halit Bey, Osmanlı ordusu lehine casusluk yapmış ve yakalanmıştır. Yargılama süresince aile baskı altına alınmış ve zor günler geçirilmiştir. Tabi bu zorlukları yaşayan Cevahir Hanımın bir de iç dünyasında yaşadığı fırtınalar vardır. Yargılama sonrasında Halit Bey suçlu bulunur ve idam edilir. Cevahir Hanım yine dul kalmıştır. Ölümlerde hiçbir kusuru olmamasına rağmen, dedikoducu çevrelerce uğursuz olarak değerlendirilmiştir. Cevahir Hanımın Kayınpederi Hüseyin Ağa yaşlılık ve üç oğlunun arka arkaya ölmesine dayanmaz ve ölür.
Cevahir Hanım eşinin ölümünden sonra, aldığı dini ve ailevi terbiye ile olayların ve dedikoduların üstüne sebatla gitmiş, çevrenin inanılmaz baskısına direnmiştir. Bir müddet sonra Cevahir Hanım yeni haliyle ailede kabul görmüş, saygın bir ana olarak ailedeki yerini almıştır. İşte bu aşamadan sonra akil bir kadın olan Cevahir Hanım, INNA CEVO sıfatını kazanmış ve ömrünün sonuna kadar bu şekilde anılmıştır.
Selam ve sevgilerimle.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
OZAN KARAKURT
Yer:
İstanbul
Tarih:
02 Şubat 2008, Cumartesi 00:31
|
Değerli selçuk amcam ne zaman beni ararsan ben hep internetteyim. benim için dua edin dersimede çalışıyorum.bu gün babamla camiye gittik.Ayrica gec saatlere kadar uyumamamin sebebi, babamin iste gelmesini beklemek ve sitede olan gelismeleri kendisine aktarmak icindir.
Babam Fatih daha önce bir yazisinda kendisini soran Yusuf amca sana cok selamlari var. sana daha önce cevap vermesi gerekirdi bilgi sayarla arasi olmadigindan selamini gec iletik.
Herkese selamlar Allaha emanet olun.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
ZEYNEP KARAKURT
Yer:
İstanbul
Tarih:
02 Şubat 2008, Cumartesi 00:23
|
Selçuk amca bni sormuşsun bn fazla internete girmiyorum ödevlerim çook yengem ve kuzenlerime slmlar.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
OZAN KARAKURT
Yer:
İstanbul
Tarih:
01 Şubat 2008, Cuma 23:44
|
SELAMLAR HERKESE AMCALARIMADA SELAMMMMMMMMMMM.HERKESE İYİ GECELER.
__________________________________
OZAN SENMI GELDIN
SANA DAHA ERKEN SAATTA SITEYE GIR DEMEDIMI:
ZEYNEP NERELERDE YOKSA TATILDA YAZMAYI UNUTUMU
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Yahya KARAKURT
Yer:
Diğer
Tarih:
01 Şubat 2008, Cuma 23:22
|
Sevgili Sevgi...İnsanın değerini bilmesi gereken önemli konuları bir hadis eşliğinde bize hatırlattınız. Elimizden geldiğince bunları dikkate almamız gerekir. İşin gereği sen bunlara çok tanık olmuşsundur. Özellikle sağlık konusunda.. Artık bizlerde gerek kendimiz gerek çevremizdekilerin sağlığı konusunda daha duyarlı olmamız gerekir. Kendine iyi bak. Gogı teyzeme bol selamlar. Erzurum soğuğunsan sıcak selamların için teşekkürler..
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Murat KARAKURT
Yer:
Ankara
Tarih:
01 Şubat 2008, Cuma 22:59
|
Sevgili kardeşim İLBEYİ....
Bende en az sizin kadar akraba,eş dost ile yıllardır uğraşıyorum.aşağı yukarı her kesin yapısını ne düşündüğünü ÖNGÖRÜM ve de haşır neşir olmam nedeniyle tanıma fırsatı buldum.bunda böyle yazılan emailleri okuyup cevap hakkı doğuran şahıslara cevap verecem hiç kuşkun olmasın.artık fazla iyimser olamıyorum hak edene hakkını vereceksin ki meydanı kimse boş görmesin DESTEK OLMAYAN VARSA EĞER ,KÖSTEK OLMASINI ENGELLİYELİM.kenanın çok etkilendiğini görüyorum.rahat olmasını diliyorum
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
SELCUK KARAKURT ALMANYA
Yer:
Diğer
Tarih:
01 Şubat 2008, Cuma 22:40
|
Mesaj Sahibi: cek
sevgili karapınarlı dostlarım. Siteye emeği geçen herkese teşekkür ederim. Dernekle ilgili çalışmalarda başarıya ulaşacağınıza inanıyorum. Sizleri destekliyorum. Şu anda hayatta olmayan yakınlarıma ALLAH tan rahmet diliyorum. Onların neslini sürdürenlerede sağlık, mutluluk ve başarılar diliyorum.
Kardeşim NURCİHAN KARAKURT' a ait olan kadın doğum muayene malzemelerinin(4-5000 YTL) sarıkamışta uygun görülen bir sağlık kurumuna DERNEĞİMİZ aracılığıyla bağışlanmasını ilgililere duyururum. Sağlıcakla kalın.
____________________________________-
web yayin ekibi
Allah Ismet amcamiza rahmer etsin mekani cenet olsun. Cocuklarinin bu örnek davranisi bizleri gururlandirdi Allah yardimcilari olsun.
|
|
|
Örnek davranis sizi tebrik ediyorum.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Sevgi Taşçı
Yer:
Erzurum
Tarih:
01 Şubat 2008, Cuma 22:09
|
Hayırlı aksamlar;
Karlı ve soğuk bir şehırden bütün akrabalarıma sıcak selamlar...
Zaman hızlı bır şekilde gelip geçerken acaba kendımıze deger verıyormuyuz? En onemli olan sağlığımızı nekadar önemsiyoruz? Çalıştığım ortamda sağlığını kaybaden insanları gördükce nefes alıp vermenın ayakta kalabılmenın ve sevdıklerımın degerını daha iyi anlıyor ve Rabbıme çok şükür ediyorum.Peygamber Efendimiz(s.a.v.) bir Hadisi şerifinde şöyle buyuruyor;
''Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini bil;
Yaşlılıktan evvel gençliğin, hastalıktan önce sağlığın, fakirlikten evvel zenginliğin, meşguliyetten önce boş vaktin,ölmeden evvel hayatın ''
Evet bunların kıymetini bildikten sonra güzel görür güzel düşünür güzel düşündüğümüz içinde hayatımızdan lezzet alırız.
Allah ın bereketi ve selamı üzerinize olsun..
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Metin karakurt almanya
Yer:
Diğer
Tarih:
01 Şubat 2008, Cuma 22:08
|
Degerli abim Ilbeyi yazdigin yaziyi okudum inanki memnun oldum.Ama bir gercek varki asil olan senin yureginin temizligidir.Biz yaklasik olarak on sene beraber calistik mertligi senden ögrendik.kendi köylusu icin her fedakarligi yapan sendin ama degeri bilinmiyen gine sen oldun ne anlatmak istedigimi anliyorsun.burada gercek olan hayat insanlara aci ve tatli laylar yasatir.bizde yasadik vede vefasizligia görduk nurten ablaya ve cocuklara selamlar ve saygilar
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
web yayin ekibi
Yer:
Diğer
Tarih:
01 Şubat 2008, Cuma 21:59
|
Sevgili kardesim (cek) her hangi bir yanlislik olmasin diye kendinizi bize tanitsaniz iyi olur . Bu degerli bagisi ala bilmemiz icin hic olmasa özel adresimize mesaj yaza bilirsin. kim oldugunuzu biliyoruz ama yanlis bir oyuna gelmiyelim diye gereklidir.Duyarliliginiz icin tesekkür ederiz.
|
| Yukarı |
|
| |