| KAYITLAR | DEFTERE YAZ |
Gönderen:
Coskun KARAKURT
Yer:
Diğer
Tarih:
26 Şubat 2008, Salı 17:52
|
gecmis olsun dilekleriniz icin tessekurler. kenan abi biz gercektende elo abiyi cok merak ediyorduk cunku her gün yazi yazan biri nasil olurda ortadan kaybolur dedik neyseki cok sukur iyidir.yasadigi sitresli gunler yanindaki elmanin da iyi olmasi sevindirici tekrar ilbey abi(elo)gecmis olsun umarim karakurtlar uzerinde dönen bu kahanetler kalkar daha güzel günlerde birlikte olmak dilegiyle bütün akrabalarima ve köylülerime kucak dolusu selamlarimi sevgi ve saygilarimi gönderiyorum.
Ayrica bu guzel yazilar icin muhsin abiye de tessekurleri bildirmeden gecmek bence yanlis olur.
gölun yeri bataklik oldugu icin yaklasik 120 yillik bir gecmise sahiptir.köy assagiköyde iken kucuk bir göletmis zamanla toprak kaymasiyla bugunku haline gelmis,saygilarimla.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Muhittin
Yer:
İstanbul
Tarih:
26 Şubat 2008, Salı 17:34
|

Sevgili Muhsin in Yazılarını okurken duygulanmamak elde değil. En küçük detayı ele alıp oyle ballandırarak ve detaylayarak anlatıyor ki anlatamam. Ben kendimi yazar zannediyordum bu gidişle öykü dalında kendisinden biraz ders almam gerekecek galiba ... Bir yaşlı dede gibi torunlarını etrafa toplamış anlatıyor da anlatıyor... Buraya sırf seni okumak için geliyorum desem yalan olmaz herhalde. Güzel anltıyorsun ama ne yazık kı seninle birlikte hiç yüzemedik orda ... ama ben çok yüzdüm ve senin anlatıklarıa yüzde yüz katılıyorum. Hep öyle tanırdık ve hep öyle konuşurduk tıpkı anlattıkların gibi ! Sen bin yaşa hey bizim DEDEKORKUTUMUZ Muhsin !
Muhittin Karakurt
Mesaj Sahibi: MUHSİN KARAKURT
KAMIŞ GÖLÜ VE ÇOCUKLAR
Sitenin Ana Sayfasına baktığınızda biri üstte diğeri altta iki manzara resmi göreceksiniz. İlk resimde, birbirlerine nazire edercesine masmavi bir su, karlı dağlar, bulutlar yer almış iken ikincisinde ise, önde leylak mı desem pembe mi desem bir çiçek, arka planda dağın meltemi ile suyu salınan bir göl.
Size, Aşağı Köyün sevimli gölünden bahsediyorum. Onda, hatırası olan her Karapınarlı, resmini görünce, eminin önce mahzunlaşır, sonra duygu yoğunluğu sonucu bir iç geçirir.
Şirin gölümüz, dağın yamacında, kocaman bir kuş yuvası gibi yerini almış ve oradan bir şahin gözü gibi Aras Vadisine ihtişamla bakmaktadır. Ne zaman oluştuğunu bilmem amma, çiçek dolu yeşil çayırların ortasında yer alan bir çukurda toplanmış suların oluşturduğu minyon bir göl olduğunu söyleyebilirim. Şirin gölümüzün sağında solunda kendine ismini vermiş olan kamışlar yetişir ve bunların arasına, yaban ördekler, yuva yaparlar. Bazen gölde yüzdüklerini bazen ise gölün üstünde uçtuklarını görürsünüz, bu ev sahiplerinin. Şirin gölümüz, üst yamacından çıkan bir kaynaktan beslenir ve fazla suyunu alt kısmından çayırlara doğru salar.
Şimdikileri bilmem, fakat bizim zamanımızda köyde yaşamış olan erkek çocukları, bu gölü iyi bilirler. Çayırların biçim zamanı, Şirin Gölümüzün çimme sezonunu açma zamanıdır. Büyüklerle pek arası yoktur, asıl müşteri grubu çocuklardır. Çocuklar, ama ne çocuklar. Köyün bütün pisliğini üstlerinde taşıyan, burunlarında sümük eksik olmayan, akan terleri yüzlerindeki tozdan dolayı belirgin olarak gözüken çocuklar. Şirin gölümüz sahip olduğu soğuk kaynak suyu ile işte bu sevimli çocukları paklamayı, yanaklarını al al etmeyi adeta görev edinmiştir.
Şirin gölümüze girmenin de bir adabı var. Sahip olduğu az kumlu muhteşem minik toprak sahilinde (!) çocuklar anadan üryan olmak zorundadırlar. Üstünde don benzeri aksesuarla sahilde endam gösterenler, diğer çocuklarca yadırganır, aşağılanır. Yani anlayacağınız, sahilde oturmuş bu düzeni kimsenin bozmaya hakkı yoktur ve buna asla müsaade edilmez. Dileyen, sahilin alt tarafında bulunan bataklık gibi yerde çamura bulanıp, öyle yüzmeye gidebilir.
Efendim, Şirin Gölümüzün muhteşem sahilinde (!) yüzme ve güneşlenmenin dışında bol muhabbet ve farklı etkinlikler de vardır. En çok konuşulan konu, gölün derinliği ve insanı nasıl içine çektiğidir. Yeni gelenlere bu husus usturuplu bir dile anlatılır, dikkatsiz davrananların başına gelenler ayrıntısı ile söylenir ve sahile yakın, göbek mesafesinde yüzmeleri tembih edilir. Öyle herkes gölü karşıdan karşıya yüzemez. Bunun için iddialara girilir, yarışlar yapılır. Tabi gölü boydan boya yüzenler, sahilde fiyakalarını atar, işin keyfini böbürlenerek çıkarırlar. Sohbet bazen günlük olaylara kayar, buna bağlı olarak laf atmalar, sataşmalar, münakaşalar yaşanır. Genellikle, o anda kim kalabalık ve güçlü ise, daha fazla bağırarak ve genellikle küfür ederek üstünlüğünü hissettirir. Diğerleri tepki vermeden meşguliyetlerine devam ederler. Çayır bölgesinde çalışan büyükler ise, gölde yüzen çocukların şamatasını, bağırışlarını, çığlıklarını kimi zaman gülerek, kimi zaman sesiz bir şekilde izlerler. Çoğu zaman ise çalışmadan kaytaran çocuğu, kızgın bir şekilde bağırarak, işe çağırırlar.
Şirin Gölümüzün çocuklara verdiği bu hizmetin dışında bir fonksiyonu daha vardır. Köyümüzün tarihi ve turistik mekanları içerisinde yer alır. Aşağı Köyü ziyaret eden misafirlere önce Kale gezdirilir ve ardından küçük bir yürüyüşle gölümüze götürülür, önce göl hakkında kısa bilgi verilir ve ardından muhteşem manzarası ile baş başa bırakılır.
Ne dersiniz, sizi, sitenin ana sayfasında yer alan resimlerle, pardon, hayallerinizle baş başa bırakmanın zamanı mıdır?
Selam ve sevgilerimle.
Muhsin KARAKURT
|
|
|
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Hüsnü KAPU
Yer:
Kars
Tarih:
26 Şubat 2008, Salı 17:08
|
Merhaba Kıymetli site sakinleri,
Uzun süredir siteye bakamadım. Bugün göz gezdirmeye çalıştım. Öncelikle sevgili Coşkun'a geçirmiş olduğu kazadan dolayı geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Dernek olayıda anladığım kadarıyla imzalama aşamasında devam etmektedir. Bu arada köye gittiğimde, derneğimizle ilgili epey bir gündem oluşmuş. Derneğimiz Quze (köyün karşısındaki tepe)ye kayak pisiti kuracakmışız. Köyden aşağı köye telesiyejle gidilecekmiş vb., anlayacağınız dalgalarını geçiyorlar. İşin doğrusu yapılan espirileri dinleyince çok hoşuma gitti. Aklıma geldikçe de gülüyorum. Bunları sizlerle de paylaşmak istedim.
Hoşça kalın.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
KENAN KARAKURT
Yer:
İstanbul
Tarih:
26 Şubat 2008, Salı 16:07
|
Sevgili site üyeleri işlerimin yoğunluğundan dalayı kaç gündür siteden uzak kaldım şimdi açıp okuduğumda COŞKUN kardeşimizin kaza geçirmiş olduğunu duydum çok geçmiş olsun COŞKUN KARDEŞ inanki yeni duydum İLBEYİ'ninde başına bir olay geldi inan gidemedim küsmüş haklı olarak kendimizi afetirmemiz lazım.Selamlar sevgiyle kalın
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
MUHSİN KARAKURT
Yer:
Ankara
Tarih:
26 Şubat 2008, Salı 13:20
|

KAMIŞ GÖLÜ VE ÇOCUKLAR
Sitenin Ana Sayfasına baktığınızda biri üstte diğeri altta iki manzara resmi göreceksiniz. İlk resimde, birbirlerine nazire edercesine masmavi bir su, karlı dağlar, bulutlar yer almış iken ikincisinde ise, önde leylak mı desem pembe mi desem bir çiçek, arka planda dağın meltemi ile suyu salınan bir göl.
Size, Aşağı Köyün sevimli gölünden bahsediyorum. Onda, hatırası olan her Karapınarlı, resmini görünce, eminin önce mahzunlaşır, sonra duygu yoğunluğu sonucu bir iç geçirir.
Şirin gölümüz, dağın yamacında, kocaman bir kuş yuvası gibi yerini almış ve oradan bir şahin gözü gibi Aras Vadisine ihtişamla bakmaktadır. Ne zaman oluştuğunu bilmem amma, çiçek dolu yeşil çayırların ortasında yer alan bir çukurda toplanmış suların oluşturduğu minyon bir göl olduğunu söyleyebilirim. Şirin gölümüzün sağında solunda kendine ismini vermiş olan kamışlar yetişir ve bunların arasına, yaban ördekler, yuva yaparlar. Bazen gölde yüzdüklerini bazen ise gölün üstünde uçtuklarını görürsünüz, bu ev sahiplerinin. Şirin gölümüz, üst yamacından çıkan bir kaynaktan beslenir ve fazla suyunu alt kısmından çayırlara doğru salar.
Şimdikileri bilmem, fakat bizim zamanımızda köyde yaşamış olan erkek çocukları, bu gölü iyi bilirler. Çayırların biçim zamanı, Şirin Gölümüzün çimme sezonunu açma zamanıdır. Büyüklerle pek arası yoktur, asıl müşteri grubu çocuklardır. Çocuklar, ama ne çocuklar. Köyün bütün pisliğini üstlerinde taşıyan, burunlarında sümük eksik olmayan, akan terleri yüzlerindeki tozdan dolayı belirgin olarak gözüken çocuklar. Şirin gölümüz sahip olduğu soğuk kaynak suyu ile işte bu sevimli çocukları paklamayı, yanaklarını al al etmeyi adeta görev edinmiştir.
Şirin gölümüze girmenin de bir adabı var. Sahip olduğu az kumlu muhteşem minik toprak sahilinde (!) çocuklar anadan üryan olmak zorundadırlar. Üstünde don benzeri aksesuarla sahilde endam gösterenler, diğer çocuklarca yadırganır, aşağılanır. Yani anlayacağınız, sahilde oturmuş bu düzeni kimsenin bozmaya hakkı yoktur ve buna asla müsaade edilmez. Dileyen, sahilin alt tarafında bulunan bataklık gibi yerde çamura bulanıp, öyle yüzmeye gidebilir.
Efendim, Şirin Gölümüzün muhteşem sahilinde (!) yüzme ve güneşlenmenin dışında bol muhabbet ve farklı etkinlikler de vardır. En çok konuşulan konu, gölün derinliği ve insanı nasıl içine çektiğidir. Yeni gelenlere bu husus usturuplu bir dile anlatılır, dikkatsiz davrananların başına gelenler ayrıntısı ile söylenir ve sahile yakın, göbek mesafesinde yüzmeleri tembih edilir. Öyle herkes gölü karşıdan karşıya yüzemez. Bunun için iddialara girilir, yarışlar yapılır. Tabi gölü boydan boya yüzenler, sahilde fiyakalarını atar, işin keyfini böbürlenerek çıkarırlar. Sohbet bazen günlük olaylara kayar, buna bağlı olarak laf atmalar, sataşmalar, münakaşalar yaşanır. Genellikle, o anda kim kalabalık ve güçlü ise, daha fazla bağırarak ve genellikle küfür ederek üstünlüğünü hissettirir. Diğerleri tepki vermeden meşguliyetlerine devam ederler. Çayır bölgesinde çalışan büyükler ise, gölde yüzen çocukların şamatasını, bağırışlarını, çığlıklarını kimi zaman gülerek, kimi zaman sesiz bir şekilde izlerler. Çoğu zaman ise çalışmadan kaytaran çocuğu, kızgın bir şekilde bağırarak, işe çağırırlar.
Şirin Gölümüzün çocuklara verdiği bu hizmetin dışında bir fonksiyonu daha vardır. Köyümüzün tarihi ve turistik mekanları içerisinde yer alır. Aşağı Köyü ziyaret eden misafirlere önce Kale gezdirilir ve ardından küçük bir yürüyüşle gölümüze götürülür, önce göl hakkında kısa bilgi verilir ve ardından muhteşem manzarası ile baş başa bırakılır.
Ne dersiniz, sizi, sitenin ana sayfasında yer alan resimlerle, pardon, hayallerinizle baş başa bırakmanın zamanı mıdır?
Selam ve sevgilerimle.
Muhsin KARAKURT
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Murat KARAKURT
Yer:
Ankara
Tarih:
26 Şubat 2008, Salı 08:57
|
SEVGİLİ SELÇUK;
Ben hep sitedeyim.seninde takip ettiğin üzere FORUM bölümünde sevgili dost ve akrabalarıma faydalı olur diye yazı yazmaya gayret ediyorum.her bir olaydan ders alıp topluma ve kendilerine iyi davranırlar düşüncesindeyim.her zaman yanındayım karşında ASLA,celal kardeşimle köyde karşılaştığımızda kelpetenle ağzından kelime çıkarıyorum her zaman kendisini soruşturuyorum bu yıl bizzat ziyaret edecem her kese kucak dolusu selamlar
_____________________________________
SELCUK
Bence sen kelpetenle agzinda kelime cikaracagina, kelpetenle agzinda kalan son dört disinide cikarsaydin daha iyi etmis olacaktin
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
SELCUK KARAKURT ALMANYA
Yer:
Diğer
Tarih:
26 Şubat 2008, Salı 00:01
|
Ayhan abimin oglu Sevgili Nezih cok sükkür hem ameliyatin iyi gecmis hemde kisa zamanda iyilesme safhasina gelmissin. Insallah en kisa zamandada tamamen iyilesir bizlere katilirsin. Ayhan abi ve tülin abla sizde sitresli günler gecirdiniz Cenabi Allah bir daha sitresli günler yasatmasin. Kendinize iyi bakin
www.karapinar36.com da cay icmeye bekleriz.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
SELCUK KARAKURT ALMANYA
Yer:
Diğer
Tarih:
25 Şubat 2008, Pazartesi 23:51
|
Sevgili komserim nasilsin nerelerdesin kac gün oldu haberlesemedik kendini özletiyorsun. Ankara ya gelip gitsek haberin olmiyacak. Sanirim öylede olacak. Bak Murat cok vefasiz ciktin lisede Celal ile ayni sinifta ayni sirada okul sonrasi ya bizim evde ya senin evde beraber ders calisirdiniz. Adami tamamen unutmussun. Insan arkadasina bir mektup yazar. sen biliyorsunki Celal telefonda konusmasini bilmiyor, bilgisayarida kulanmasini bilmiyor dolayisiyla sana mektup yazmak kaliyor.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
ZELIHA KARAKURT ALMANYA
Yer:
Diğer
Tarih:
25 Şubat 2008, Pazartesi 23:42
|
Ilbey abi siteye hos geldin. Ne yapalim hergün yazi yazardin bir anda kayb oldun. Oda yetmezmis, Cocuklar da kayb oldu neyseki iyisiniz atlatiginiz olaylardan dolayi gecmis olsun. Nurten ablaya cok selam kendinize iyi bakin Allah a emanet olun.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
ADİL KARAKURT
Yer:
Bursa
Tarih:
25 Şubat 2008, Pazartesi 22:34
|
İLBEYİ ABİ ÇOK GEÇMİŞ OLSUN.
|
| Yukarı |
|
| |
|
|