| KAYITLAR | DEFTERE YAZ |
Gönderen:
halil karakurt
Yer:
Nevşehir
Tarih:
15 Nisan 2008, Salı 13:28
|
Akkoz Yayla Köyünden Osman amcanın ALLAH'ın rahmetine kavuştuğunun üzüntüsü içerisindeyiz.Yakın akrabalarına baş sağlığı diler geride kalanlara ALLAH sabırlar versin.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
halil karakurt
Yer:
Nevşehir
Tarih:
15 Nisan 2008, Salı 13:16
|
Bügün sitede Osman Amcanın ölüm haberini öğrenmiş olmanın derin üzüntüsü içerisindeyim. Kendisine ALLAH'tan rahmet diler yakınlarına ve çocuklarına başsağlığı dilerim.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
MUHSİN KARAKURT
Yer:
Ankara
Tarih:
15 Nisan 2008, Salı 12:18
|
RUKİYE ABLA,
DEĞERLİ EŞİN OSMAN ABİNİN ÖLÜM HABERİNİ ÖĞRENMİŞ BULUNUYORUM. OSMAN ABİYE ALLAHTAN RAHMET, SANA, YAŞAR’A, BÜLENT’E VE NAZAN’A SABIRLAR DİLİYORUM.
RAHMETLİYİ SEVERDİM, İYİ BİR İNSANDI. EN SON ÜÇ YIL ÖNCE KÖYDE GÖRÜŞMÜŞTÜK. HER ZAMANKİ GİBİ GÜLER YÜZÜ İLE BENİ KARŞILAMIŞ, HÜRMETTE BULUNMUŞTU. RAHMETLİ BABASI ASLAN DEDE VE YİNE RAHMETLİ KAYINPEDERİ HACI HAMİT DEDE GİBİ GANİ GÖNÜLLÜ, HOŞGÖRÜLÜYDÜ. MEKANI CENNET OLSUN.
TÜM İSA EFENDİ AİLESİ FERTLERİNE BAŞSAĞLIĞI DİLEKLERİMİ İLETİYORUM.
SELAM VE SEVGİLERİMLE
MUHSİN KARAKURT
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Yusuf KARAKURT
Yer:
Muğla
Tarih:
15 Nisan 2008, Salı 10:19
|
Mesaj Sahibi: MUHITTIN KARAKURT
BİZİM TURNALARIN ACIKLI HIKAYESI
yazarmız Muhsin’e atfediyorum
Selamlar ve Saygılar
Muhittin Karakurt
|
|
|
Muhittin abi öykünü keyifle okudum ve forum kısmında "YAZILAR" başlığı altına iliştirdim,
Çok teşekkürler.
Muhsin abim yoğun olsa gerek herhalde yakında tekrar yazmaya devam edecektir.
saygılar
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
nermin
Yer:
Erzurum
Tarih:
15 Nisan 2008, Salı 08:45
|
bugun siteyi açtığımda osman amcanın vefatını öğrenmdim kendisine cenabı allahtan rahmet diliyorum butun aile efradının başı sağ olsun . sevgili aradaşım nazan üzüntünü paylaşıyorum sana sabır diliyorum
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Yusuf KARAKURT
Yer:
Muğla
Tarih:
15 Nisan 2008, Salı 08:41
|
Mesaj Sahibi: SELCUK KARAKURT ALMANYA
| Isparta da bulunan Isa dedemizin torunlarindan, Yasar hoca nin babasi OSMAN amcamiz hakkin rahmetine kavustu. Allah rahmet etsin. Mekani cenet olsun. Tüm karapinarlilarin basi sag olsun. |
|
|
Allahtan Osman amcamıza rahmet diliyorum,
Mekanı cennet olsun. Çocuklarının ve akrabalarının başı sağolsun.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
MUHITTIN KARAKURT
Yer:
Diğer
Tarih:
15 Nisan 2008, Salı 00:02
|

BİZİM TURNALARIN ACIKLI HIKAYESI
Söyle bir yimi yirmi beş yıl geriye baktığımda kulaklarımda hala sesi çınlayan turnaları hatırlarım. Kamış gölünün hemen üstündeki İsmail in çayırı dediğimiz yerede çayır demeye bin şahit isteyen yarısı derin yarlardan oluşmuş yarısı ise bataklıklardan oluşmuş bir yer. Tam kamış gölünün üzerindeki büyükçe bir batalıkta hemen her sene yuva yaparlardı. Bu bölgedeki böcek kurbağa ve yılanları yiyerek geçinir ve yavrularını her sene büyütüp sonbaharda ise güneye göç ederlerdi. Bu kuşlar büyükçe ve çok gür sesleri vardı. Öyle ki Yoğunhasan dan öttükleri zaman seslerı Karapınardan duyulurdu. Acayip bir heybetleri vardı. Eğer biraz yuvalarına yaklaşırsanız önce var gücü ile naralar atar daha sonra gözü kara bir şekilde saldırırlardı. İşte bu yazımda bu kuşlarla ilgili bir anımı anlatmak istiyorum. Biraz üzücü olmakla birlikte ibret verici bir hikaye.
Turna çok sadık bir kuştur. Hem doğup büyüdüğü yere hem yuvasına hemde eşine ve yavrusuna. Biri birini iyi kollar ve tehlike anında önce heybetlı bir nara atar ve sonra ya uçar yada yavrusu uçmayacak kadar küçükse o kaçıp kurtulana kadar can havliyle savaşır. Çoban köpekleri saldırdığında yavrularını korumak için kocaman azgın köpekleri gagalamak için üstüne atlar sonra mızrak gibi gagalarını batırırdı. Köpekler can havlyle bir çığlık atıp hızla oradan uzaklaşırlardı.
Bir gün yalnız başıma çayırlada kokulu çiçekler ve yabani sarmısak toplarken dalgın dalgın İsmail in çayırına daldım. Bu kokulu çiçekler iki renklidir. Sarı ve lacivert renkli olurlar. Sarı renkliler daha kuru yerlerde lacivertler ise bataklık ve sulu yerlerde yetişir. Aynı zamanda yabani sarmısak yapraklarınıda ayrı bir şekilde toplar ilkbahardaki çökelek içine katar lavaş ekmeğe sarar ayrı bir lezzet le yerdik. Tam kucağımı doldurmuştum ki büyükçe bir bataklık kenarında durdum, gri renkli büyükçe ve siyah kafalı bir şey bataklıktaki kamışların üzerinde yatıyordu. Biraz daha merakla yaklaşınca birden başını kaldırdı kanatlarını çırptı boyu nerdyse benim kadardı. Elimdeki çiçek buketini nereye fırlattım anlayamadım kucağımdaki herşeyi bırakıp kaçmaya başladım. Peşimden elli metre kadar geldi sonra durdu ve geri döndü. Meğerse kulukçada yatıyormuş. Bir hafta sonra yumurtaları çatlamış iki adet gri renkli yavru yuvada duruyordu. Bu sefer yuvaya hemen acele ve patavatsız bir şekilde yaklaşmayıp önce etrafı kolaçan ettim daha sonra yokluğundan iyice emin olduktan sonra sürüne sürüne yaklaştım. İki sevimli yavruyu yakından seyrettikten sonra ötüşlerini duydum ve dizlerim titreye titreye oradan koşarak hızla uzaklaştım.
Bu kuşlar çok sadıktır. Nerede doğarsa oraya geri dönerler. Eğer Karakilise nin çayırında doğup büyüdüse ise mutlaka oraya ertesi yıl göçten sonra oraya gelir. Bizim çayırlardakiler ise her sene bir iki yavru büyütür ve sonbaharda Eylül ayının on üçünde güneye göç ederlerlerdi, belki Afrika’ya belkide Hindistan’a kadar gider ilkbaharda mutlaka gün şaşmadan çayırlara gelirlerdi. Sesleri baharı müjdelerdi. Ötüşleri ise yaşamın sürdüğünün bir işareti idi.
Her sonbaharda Sovyetler Birliği ne karşı askerler Sarıkamış ve civarında tatbikat yapardı. O sene yine Beşik düzüne asker gelmişti. Mevzi kazıp top ve tank yerleştiriyolarlardı. Atış yapıp talim ediyorlardi. Hiç anlayamadığım bir şey bir grup asker bizim çayırlara kadar inip orada keşif yapıyorlardı. Eylül ayını ilk haftasıydı ve turnalar yavrularını büyütmüş göçe hazırlanıyorlardı. Sık sık ötüp Allah’a ısmarladık hadi biz gidiyoruz seneye hayırlısı ile yine görüşürüz der gibi kanat çırpıp dururken askerlerden bir tanesi büyükçe birine hiç umursamadan nişan alıp tetiğe bastı . Üzerinden tüyler uçuştu ve garibim oracıkta tepinip öldü. Diğer biri ise öteki turnaya sen vurursun da ben vurmazmıyım gibisinden ateş edip vurdu üçüncüsü ise uçutu ve uzaklaştı. Uçup giden yavru idi. Oda günlerce çayırlarda hiç durmadan diğerlerini çağırdı. Sesi hiç durmadı. Çığlık çığlığa bağırıp durdu. Beni bırakıp gidemezsiniz diye anne ve babasına ağlayan bir çocuk gibi. Bir kaç gün sonra ses dindi ve yitip gitti büyük bir ihtimalle çektiği acıya dayanamadı ve bir yerde düşüp öldü.
Ertesi sene bizim çayırlara hiç turna gelmedi. Daha sonraki senede gelmediler ,daha sonraki yıllarda da gören olmadı. Eğer öldürülmeselerdi her yıl gelmeye devam edeceklerdi. İşte böyle bizm turnalar bizi böyle terk etti ! Bu hayvanların sadakatine hayaran oldum . Bize hiç de benzemiyorlar değil mi? Eğer biz onları öldürmeseydik onlar doğduğu toprağa sadıktır yine geleceklerdi vee her ilkbahar gelip bizim le birlikte yaşayacaklardı.
Not: Bu öyküyü yi Muhsin’in yokluğu hissedilmesin diye yazdım . Enbüyük öykü yazarmız Muhsin’e atfediyorum
Selamlar ve Saygılar
Muhittin Karakurt
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
GÜLSÜM KARAKURT
Yer:
Bursa
Tarih:
14 Nisan 2008, Pazartesi 22:23
|
Değerli site sakinleri bu gün Osman dayıyı kaybetmenin derin hüznünü yaşıyoruz.Kendisine Yüce Allah 'tan rahmet geride kalan değerli ailesi başta Rukiye teyze olmak üzere , Nazan abla ,Yaşar abi ve Bülent abiye sabırlar diliyorum.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
SELCUK KARAKURT ALMANYA
Yer:
Diğer
Tarih:
14 Nisan 2008, Pazartesi 21:56
|
Isparta da bulunan Isa dedemizin torunlarindan, Yasar hoca nin babasi OSMAN amcamiz hakkin rahmetine kavustu. Allah rahmet etsin. Mekani cenet olsun. Tüm karapinarlilarin basi sag olsun.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Web yayın ekibi
Yer:
Diğer
Tarih:
14 Nisan 2008, Pazartesi 21:25
|
Son zamanlarda ölüm haberleri arttı. Ölüm haberini duydukça üzülüyoruz.Ahirete giden akrabalarımız için yapacağımız dualar onlara ulaşacaktır. Son bir ayda birbirinde değerli 3 adaş isimli Osman KARAKURT''u yitirdik. Mekanları cennet olsun. Geride kalanlara sabır diliyorum.
Sevgili Yaşar, Bülent' e başsağlığı diliyoruz. Günü geldiginde supesiz hepimiz ölumu tadacagiz. Mevlam cümlemize iyi bir ölüm nasip etsin. Tüm Karapınar'lıların başı sağolsun...
|
| Yukarı |
|
| |