| KAYITLAR | DEFTERE YAZ |
Gönderen:
Resat Karadag Holanda
Yer:
Diğer
Tarih:
04 Haziran 2008, Çarşamba 23:57
|

Yasamimin bir kesiti gectigi koyumuzu kisaca animsamak.
Karapinar asirlardan beri sirtini berosa yaslanan ve yuzunu hep keli kuzeye ceviren yorgun ve argin nefeslene nefeslene yasli bir cinar misali...
Bu koyde kimler geldi,kimler gecti ve daha kimler gelecek ve kimler konaklanip gececek bilinmez.Bir derya misali hayat aktikca Karapinar da geleni gideniyle ve yasaminda butun olup biteniyle sonsuzluk yolculuguna devam edecektir.
Evet bende o guzelim koyde dunyaya geldim.Ilk aglayislarimi, guluslerimi,heyecanlarimi,korkularimi ve ocari asklarimi, duslerimi, hayallerimi orada yasadim.Herkes gibi bende orada kosarak oynayarak ve kimi zaman duserek kalkarak ve nice acilari sevincleri omrumde harmanladim.Mal guttuk,kuzu otlattik,cift surduk,ekin bictik ve dag tas bayir demeden kostuk kosusturduk.
Anilar yiginina dalinca insanin aklina neler gelmezki.O guzelim koyun tarlalarinda sipink,adollar toplamadikmi,berosta kar cicekleri, cayirlarda gulsosunlari demetlemedikmi,kusbogi,berosikuci ve cevluklerde gullek,cegsir,merejo vs.pincarlar toplayip derlemedikmi,saluta pitpitik ve negdelide hashasiklari yemedikmi.Zevyagomi,bererez,bogazagegilyi ve gerneukta bostanlar ekmedikmi,kavun karpus vs.bir tarafa o sari kehribar gibi misirlari ates kozlerinde pisirip yemedikmi,golakamista,arasta yikanmadikmi ve kanya Api Isak,kanya Api Etar,kanya Api Riza vs. cesmelerde kana kana su icmedikmi ve birlikte halaylar cekip turkuler soylemedikmi.
Hele harman zamanlarinda o lacivertlesen gecelerde gokyuzunde dolunayini,salkim salkim parildayan yildizlari seyretmek ne muhtesem bir seydi.Geceleri circir boceklerinin seslerini dinleye dinleye uykuya dalmak ne hostu. Nerde kaldi gunesin isinlariyla haraketlenen civildasan hayat ve nerde kaldi o guzelim gun batimlar. Nerede kaldi o cocuksu duslerim hayallerim haykirislarim...
Her neyse soylenecek,anlatilacak cok sey vardir.
En icten duygularimla bize bu bulusma,paylasma olanagi taniyan arkadaslar basta olmak uzere ve butun sitelileri ayri ayri kucaklar yasamlarinda saglik,basari ve mutluluklar dilerim.
Resat Karadag Hollanda
Not: Bunu kucuk bir girisim olarak kabul edin baska yazilarda bulusmak uzere...
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
cek
Yer:
Diğer
Tarih:
04 Haziran 2008, Çarşamba 23:17
|

Herkese merhaba
Murat kardeşim ince mesajını aldım. Evet karapınarlılar, somut adımmı istiyorsunuz. Evet 5 öğrenci seçelim, aklıbaşında, çalışkan, efendi ve umut veren bu kardeşlerimi, KAYSERİDE eğitimlerine devam etmelerini sağlayabiliriz. Burda kendilerine dayalı döşeli ev kurarız. Dersane bağlantılarını sağlar. Hepimiz göz kulak oluruz. Bu olayın başarılı olması için ailelerin %100 destek olması gerekir. köydeki ilkokul için toplanan parayla çok şeyler yapılabilir. Bir bilgisayar ve internet bağlantısıyla yakından takip edebiliriz. Köyden eğitim sorunlarının koordinasyonuyla ilgili bir temsilci seçilir. Sorunlar tez zamanda KARYADER EĞİTİM BİRİM BŞ. İLETİLİR. Her ilde bu işlerin takibini yapacak kişiler bulunmalı, ona göre hesaplar yapılmalıdır. Yakın, orta ve uzak hedeflere göre işler organize edilir. Karyader adında bir dergi çıkartabiliriz. İLk sayısı çıktıktan sonra ilk yıl 4 ayda birçıkartılabilir. Dağıtım organizasyonu çok iyi yapılmalıdır. köyümüze ait her işyeri dağıtım bürosu gibi çalışmalıdır. Dergi çıkartılmadan önce, abone olacaklar belirlenmelidir. Derginin basımı, dizgi ve konu seçimi KARYADER EĞT BR. BŞ sorumlu olmalıdır. Çıkacak sayılara yazı, makale ve resimler bizde yeterince var. Fakat unutulmaması gereken bu dergi bütün sarıkamışı kapsamalı ve ortak sorunlardan özellikle bahsetmelidir. Yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı yazılı olarak görmüş oluruz. Öğrencilerin daha iyi eğitim almaları için, malzeme, öğretmen eksiğinin olmaması ve gerekirse ek ders ve sınavlara hazırlanması, ailelerin bilinçlendirilmesi sağlanmalıdır. Bunlardan seçilecek başarılı gençlerin, diğer vilayetlerde okuma şansının kazandırılması. Gerekirsede dersane kurulması noktasında, tecrübe sahibi, alanında belkide bölgede bir numaralı eğitimcilerimizin, finanse edilmesi.
Kanalizasyon için mutlaka uygulanabilir örnek projeler vardır. Sarıkamış belediyesiyle eş güdümlü çalışılabilir. Nede olsa önümüzde Belediye Bşk seçimleri var. Çiftçilikle ilgi özellikle erzurum bu noktada çok iyi, adamlar organik tarımla ilgili kooperatif kurmuş, desteğide dışarıdan almış. Şu anda hem içerde hem dışarda dünyanın gözü kulağı yapılacak reform projelerinde, önce muhtar nezdinde, köylümüzünde eşlik ettiği bir kooperatif oluşumu sağlanmalıdır. Bu şekilde yardımlar daha bilinçli, daha kısa sürede daha yülksek meblalarda gelecektir. Bu yazdıklarımı herkesin bildiğini biliyorum. Ancak bu günlerde daha sık dillendirmeliyiz.HADİ KARAPINARLILAR!
DAYANIŞMA GÜNÜ, HER ŞEY SİZİN İÇİN, GELECEĞİMİZ ÇOCUKLAR İÇİN, BUGÜN KÜÇÜK HESAP PEŞİNDE KOŞMA ZAMANI DEĞİL. HALİL BEY, HALİT BEY, ABBAS BEY, HACI RIZA AMCA, ABDULLAH AMCA VE BURAYA YAZAMAYACAK KADAR ÇOK ONLARCASI SİZİN İÇİNİZDEN ÇIKTI. BUNU BAŞARABİLİRİZ.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
SELCUK KARAKURT ALMANYA
Yer:
Diğer
Tarih:
04 Haziran 2008, Çarşamba 21:21
|
KARYADER i harekete gecirelim. Avrupa birligi hibe projeleri konusu dernegin birinci önceligi olmalidir. Bu konuda cok büyük avantajlarimiz vardir. Turkiyenin bir cok belediyenin dosyalarini burda yetkili kurumlara sunan ve takip eden kurumun basindaki sahis cok iyi bir dostumuzdur. Alinan yardimlarda kendine pay almak sartiyle isleri kisa sürede sonuclandirdigini biliyoruz. Bizim kanalisasyon, cifcilik,egitim vs. önemli konular icin hemen dosyamizi hazirlayip basvurumuzu yapmamiz gerekir. Haydi karapinarin akademisyenleri ortaklasa bir dosya hazirliyalim. Karapinarlilari bir adim ilerde gören cevremize bunun somut bir adimini gösterelim.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
SELCUK KARAKURT ALMANYA
Yer:
Diğer
Tarih:
04 Haziran 2008, Çarşamba 21:06
|

Sevgili amirim, dernegin calismalarinin hiz kazanmasi icin senin gibi dostlarin hemen harakete gecip pilan proje, görüs,öneri ve yardimlarini yapmalarina baglidir.
Baskanimiz hazirliklara baslamis yakin bir zamanda KARYADER adina dergimiz cikar ve köydeki insanlarimizada dagitiriz. onlarda olup bitenden haberdar olmus olurlar.
Hepimizin ortak görüsü olan köyümüzdeki ögrencilerin okul mataryaleri okulun acilis gününde teslim edilmeli. Yaptigin yardimlari Allah hayirlara vesile etsin.Ankara daki akrabalara selamlar.
Mesaj Sahibi: Murat KARAKURT
| Derneğin çalışmaları biraz daha hız kazanmalı öncelikle; naçizane bir önerim olacak siz değerli site izleyecilerine yürütülecek işlerle alakalı olarak plan ve program yapılmalı ancak o şekilde faydalı olabilir.Köyde okula giden tüm öğrencilerin sınıf,yaş,cinsiyet gibi tüm özellikleri siteye yazılmalı buna göre şimdiden ilgili yerlerle bağlantılar kurulmalı herkesin adına göre giyecek,ayakkabı,defter v.b ihtiyaçlar belirlenmeli alınmalı. harekete geçmediği sürece bürokrası ve bolca konuşmalar sonrası neticesiz kalır kısacası zorlayıcı etki lazım diye düşünüyorum bugün yapmayacaksak daha ne zaman yapacağız |
|
|
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Murat KARAKURT
Yer:
Ankara
Tarih:
04 Haziran 2008, Çarşamba 15:48
|
Derneğin çalışmaları biraz daha hız kazanmalı öncelikle; naçizane bir önerim olacak siz değerli site izleyecilerine yürütülecek işlerle alakalı olarak plan ve program yapılmalı ancak o şekilde faydalı olabilir.Köyde okula giden tüm öğrencilerin sınıf,yaş,cinsiyet gibi tüm özellikleri siteye yazılmalı buna göre şimdiden ilgili yerlerle bağlantılar kurulmalı herkesin adına göre giyecek,ayakkabı,defter v.b ihtiyaçlar belirlenmeli alınmalı. harekete geçmediği sürece bürokrası ve bolca konuşmalar sonrası neticesiz kalır kısacası zorlayıcı etki lazım diye düşünüyorum bugün yapmayacaksak daha ne zaman yapacağız
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
METEHAN KARAKURT
Yer:
Erzurum
Tarih:
04 Haziran 2008, Çarşamba 15:16
|

ŞÜKRAN (TIRKE*) NENEMİN DEYİM VE ÖZDEYİŞLERİ....
Hayat boyu insanlar farklı düsünür farklı inanır cogu zaman düsündükleriyle davranısları orantılıdır insan nasıl yasarsa öyle de davranır...asıl anlatmak istedigim ise burada tırke* nenem ...gelinde bu Anadolu kadının unutulmaya yüz tutmus deyim ve özdeyislerini yeniden canlandıralım...nenem henüz 20 yaşında babası micingirtli yusuf ağa o zaman sarıkamısın ilk belediye baskanlıgının ünvanını almıs sarıkamısın dünden kalmıs hüznünü hafifletmeye calisıyor sarıkamısı bayındır hale getiriyor ...nenem buradan anlasılacagı gibi bir Türktür ve haytı boyunca tek bir kütce kelime bilmiyor kaderi ise onu mecit efendini 3.oğlu h.osman dedemle biraraya getirir ...iste sorun burdaya nenem kütrce bilmiyor ve ozaman sartlarında ise köyde türkce pek fazla kullanan yokmus sadece köyün önde gelen kisisleri geneli erkek konusuyormus...nenem ilk köye geldiginde cok zorluk ceksede zamanla bu dili kavrar ve icine girdigi bu yeni toplumu anlar ve onlar gibi davaranır ve köyde neneme türk kızı oldugundan tırke* mahlası takılır ve bügüne kadar gecerliligini korur hatta bazılar nenemin ismini bile tırke* zanneder...
Asıl konuya gelirsekse onun özlü sözleri; bilgiligi,kendine has konusması ve üslubuyla hala aklımdan cıkmayan deyimleri var bilincaltıma yerlesen bu güzel sözleri sanırım hayatım boyu unutamıyacagım kadar beni etkilemis ...bunun yanında siir de söylerdi hatta ben neneme
-nene sen bu kadar uzun siirleri nasıl zihninde tutuyorsun diye söyler o dizeleri sıraladıkca ben hayretler icinde kalırdım ....hic unutmam bana söyledigi bir şiiri ilkokul hocama gösterdigimde hoca hayretler icerisinde kalmıstı ...bunun yanında insanın hem güldüren hemde düsündüren fıkralarıysa baska konusmasına farklı bir tat veriyordu.. beklenmedik biranda söyler deyim yerindeyse tası gedigine sokardı ....malesef simdi ise bu sözler tarihin karanlık sayfalarına gömülmüs...anımsanmak icin birilerini bekliyor ....
''sürçü lisan eyledikse affola esen kalın...!!!
''tırke* nenemi rahmetle anıyorum''
Metehan karakurt
Erzurum
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Murat KARAKURT
Yer:
Ankara
Tarih:
04 Haziran 2008, Çarşamba 15:13
|
Yusuf Abim Rahmetli ZENNURE nenemizin muhteşem kişiliği hakkındaki kısa ve öz yazıyı zevkle okudum.Dolayısıyla yeni nesil olan bizlerle kıyaslama yapmak durumrunda olma zorunluluğu hissettim önemli olan giderken bir şeyler bırakmak,hani izler bırakmak derler ya işte bunun gibi bir şey! Rahmetli giderken geçmişten günümüze kadar halen devam eden bir mesleği bıraktı bunun yanında bakış açısını değiştirdi.Bununla birlikte sevgi saygıyı öğretti.hiç kimseyle en ufak bir kırgınlığı ve sorunu olmadığını çok iyi biliyorum.Ölümünde baş ucundaydım yakinen şahit olduğum için her fanin arzulayabileceği bir şekilde bu alemden göç etti (en kısa sürede ölüm anını yazacağım)bu vesileyle her kese mutlu ve huzurlu yarınlar dileklerimle faydalı bireyler olarak yarınlara daha bir güvenle bakalım
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Yusuf KARAKURT
Yer:
Muğla
Tarih:
04 Haziran 2008, Çarşamba 11:00
|

ZENNURE HANIM ve KİLİMCİLİK
Bugün sizlere farklı bir kültürden Köyümüze gelin gelmiş sahip olduğu farklılıkları, köyümüze zenginlik olarak ilave etmiş, katkı yapmış rahmetli Zennure neneden bahsetmek istiyorum.
17 yaşında çocuk denecek yaşta biriyle evlenip hayatın yükünü omuzlarda hissetmek üstelik sahip olduğu refah ve kültür değerlerini bir tarafa bırakarak bunu yapmak her insanın dayanacağı bir durum olmasa gerek babaannemin bu özelliği sahip olduğu sağlam dini inançları Dünya nimetlerine karşı nefsini terbiye edişiyle mümkün olabilmiş karşılaştığı tüm zorlukların üstesinden bu yönüyle gelmeyi başarmıştır. “BİR DAHA HANGİ ANA DOĞURUR SENİ“ Bilge kişiliğiyle gerek Baba evinde ve gerekse karapınarda, dönemine damgasını vurmuş köyümüze yeni bir vizyon ve ruh katmıştır.
kısa boyu ve çelimsiz yapısı ama kocaman yüreğiyle köylüler ona tırke lakabını takmışlar gıyabında o şekilde anmışlardır. Onda tasarrufun anlamını gördük, sürekli yarını düşünen bir yapısı tasavvuf ehli kişiliğiyle ön plana çıktı. Eşini ( rahmetli dedemi) çokça sever ve sayardı ona ayrı bir özen gösterir yemeklerini Aile halkından ayrı yedirirdi, yaşlılığında canı şeftali istemişti Babam Sarıkamış, Erzurum’a kadar gitmiş bir şekilde şeftali bulmuş Annesine yedirmeyi başarmıştı. Gene bir kış sezonu hastalanmış Babam kendisini battaniyeye sarmış ve sırtında karakurta kadar taşımıştı Deli oğlum diye çağırırdı. Evin idaresi anneme geçtiğinde Annem de dedeme aynı düzeyde özen gösterir bizlerden ayrı yedirir içirirdi. Rahmetli Babaannem beni sürekli sırtında gezdirir sevgisini biz torunlarına içtenlikle hissettirirdi.
Rahmetli Anneannem ( Ömer dedemin eşi) nin anlattığına göre; Babaannemden önce köyümüzde ZİLO denen bir kilim dokuma tekniği varmış. Bu teknikle tezgah yere yere konularak dokuma işlemi çömelerek sadece parmaklarını kullanarak birer sıra atlamalı ve düz desenli sıralı, çizgili olmak üzere dokurlarmış. bu sistemde dokunan kilim vari şeyler daha çok UN, BUĞDAY gibi ürünlerin muhafazası için depolama amaçlı çuvallara dönüştürülürdü.
Babaannem BARDIZ TEKNİĞİ denen tekniği yaygınlaştırmak için bir gün Rahmetli şakir dedeyi ( şeko ) çağırır, kendi köyündeki duvara dayandırılan tezgah sistemini anlatır tarif üzerine ve babaannemin kontrolunde olmak üzere Rahmetli Şeko dede köyümüze hayat verecek ve günümüze kadar ikinci bir güncellenmiş şekli daha gelişmemiş olan ilk tezgahı yaptırır. Tezgah 3~4 metre uzunluğunda ve 20 ye 30 ebatlarında iki adet kalas ve kalasların her iki ucunda aynı seviye ve ölçüde açılan delikler mevcuttur. Bu deliklerden alt ve dip kısımda kalacak şekilde iyice rendelenmiş yuvarlak ebat olarak daha da ince iki kalas ile dikdörtgen şeklini verirler , Bu kalas sistemi boş bir duvara dayandırılı kilimi dokuyacak kişilerin rahat ve dik oturmalarını sağlamak için alt kısmı dız hizasından yukarda kalacak şekilde kurulur.
Asıl olay bu aşamadan sonra devreye giriyor. Eski sistemde yere eğilerek yüzü koyun bir şekilde dokunan kilim vari daha çok çuval olan şeyler. Şimdi artık oturularak dokunulacaktır. İlk olarak TEŞİ denen ip eğirme aracıyala eğrilen iplikler itina ile tezgaha dolandırılır bu işlem bittikten sonra tezgaha sarılan iplikler birer atlamalı ayıklanarak başka iplikler geçirilerek GÖRG denen yuvarlak kesimli iyice rendelenmiş ağaç parçasına bir bir bağlanır. Altta kalan ikinci sıra iplikler ise BEVŞ debilen yassı ama aynı uzunlukta başka bir tahta parçası ipliklerin arasından geçirirlir. Sistem artık hazırdır, Renk renk boyanmış iplikler GIZZIG denilen ucları sivri orta kısmı hafif yontulmuş bir karıştan küçük çubuk parçalrına sarılır dokuma esnasında kilimin ilmekleri KIRKİT denen tarak ağızlı, tutma sapı olan 2 kiloluk bir ağırlık ile dövülerek sıkılaştırılır.
Bu teknik Bardız tekniği olup Babaannem ve rahmetli Şeko dede tarafından köyümüze yapılmış ve yaygınlaştırılmıştır.
Kendilerine rahmet diliyorum.
Bundan sonra yörede genç kızların duygu dünyalarını ilmek ilmek işlerikleri ve çeyizlerinin vazgeçilmezleri arasında ilk sıraya koydukları kilimcilik böylece gelişim göstermiş olgunlaşmış ve günümüze kadar devam etmiştir. Bir kilimin kalitesine sebep olan unsurların arasında cm kareye atılabilecek kadar çok ilmek ve kök boya ile boyananlar sayılabilir.
Selam ve saygılar
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
NERMİN
Yer:
Erzurum
Tarih:
04 Haziran 2008, Çarşamba 10:14
|
sevgili abiciğim rahmetli dedemin hayatını çok güzel ve duygulu yazmışsın uzun kış gecelerinde anlatırdı . bize ALLAH RAHMAT etsin allah sanada sağlıklı uzun ömürler versin saygılar sunar ellerinden öperim .
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
AYHAN DÖŞKAYA
Yer:
Diğer
Tarih:
03 Haziran 2008, Salı 21:32
|

SARIKAMIŞ SEVER NİNEM RAHMETLİ OLMUŞ
HER CUMA SABAHI OKULA DOĞRU YÖNELDİĞİMDE DUVARA YASLANMIŞ BİR NİNENİN UZUN ZAMANDIR ORADA OTURDYĞUNU VE GELİP GİDENLERE BAKTIĞINI GÖRÜRDÜM
BİR GÜN TAHAMMÜL EDEMEDİM
- BURASI SOĞUK NE OTURUYON BURADA NİNE NASILSIN İYİMİSİN DEDİM
--SAĞOL ALLAH RAZI OLSUN YAVRUM NERDENSİN SEN BURDAN DEĞİL
-- EVET NENE ÇOK UZAKTAN TA SARIKAMIŞTAN NİNEM(sarıkamış denince ninenin gözleri doldu ve ağlamaklı olarak)
-AH SARIKAMIŞ ŞEHİTLER DİYARI SARIKAMIŞ YAVRUM ORDA BENİM DE ABİLERİM YATAR YAVRUM ORASI ÇOK BÜYÜK ŞEHİTLER DİYARI
--SEN HİÇ GİTTİNMİ NİNE
--YOK YAVRUM NE GİTMESİ NASİP OLMADI AMA SEN GİDİNCE BENİM ABİLERİMEDE FATİHA OKU OLURMU YAVRUM
-- TABİ NİNE SEN BURADANDA OKUSAN GİDER NİNEM BENİM
--SEN NERDE OTURUYON NİNE
-- TA KARŞIDA OTURUYOM(ta dediğide 20 metre ötesiydi nene başladı anlatmaya yavrun 8 evlat büyüttüm o evde işte o ta dediği evdi ve nefret ediyordu 8 evlat büyüttüğü o evde kimse kalmamış ve buna kimseler bakmamıştı)
-PEKİ O KARŞIDA NİYE OTURMUYOM NİNE
-ORADAN KİMSE GEÇMİYOR VE BENİMLEDE KONUŞMUYOLAR YAVRUM
- GEL NİNEM BEN GÖTÜREYİM BANA NİNE OL OLMAZMI
- OLMAZMI OĞUL ZATEN KONUŞMAYA İHTİYACIM VAR AMA EL NE DER YAVRUM
- OLSUN NENE GİDELİ M
-
SEN HER GELİNCE BÖYLE SORSAN YETER BANA YAVRUM (belliki nine konuşmaya can yoldaşına muhtactı)
-NİNECİĞİM DERSİM VAR OKULA GİDECEM OLMAZMI BANA MÜSADE
- YİNE GEL OĞLUM OLMAZMI DEDİ NİNE
- TAMAM NİNECİM GELİRİM DAHA ÇOK KONUŞURUZ
BİR SÜRE ORADAN GEÇİNCE NİNENİN HALİNİ VE HATIRINI SORARDİM NİNE BENİ BAZEN GİTMEDİĞİMDE BEKLEDİĞİNİ VE BAZILARINA BURADAN SARIKAMIŞLI ÖĞRETMEN GEÇTİMİ DİYE SORARMIŞ
BİR GÜN YİNE GEÇERKEN ORADA KALABALIĞIN OLDUĞUNU GÖRDÜM VE SORDUM
BU İNSANLAR BURAYA NEDEN TOPLANMIŞ DEDİM
NİNE OLDÜ DEDİLER
AY AMAN DEMİŞ VE ÖYLE ÜZÜLDÜMKİ BENİM DERT ARKADAŞIM NİNEM HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞMUŞTU VE OLAN BANA OLMUŞTU ARTIK O YOLDA NİNEM YOKTU GÖZÜM NİNEMİ ARAR OLMUŞTU VE BİR SÜRE BENİ ETKİLEMİŞTİ SARIKAMIŞ SEVER RAHMETLİ NİNEM YOKTU ARTIK
RAHAT UYU NİNEM FATMA ANAMIZA KOMŞU OL NUR İÇİNDE YAT
AYHAN DÖŞKAYA SAKARYA
|
| Yukarı |
|
| |
|
|