| KAYITLAR | DEFTERE YAZ |
Gönderen:
SELCUK KARAKURT ALMANYA
Yer:
Diğer
Tarih:
14 Haziran 2008, Cumartesi 09:33
|

Sevgili Hüsnü hoca, nerelerdesin?
Birazda akademik yönünüzden biz faydalansak acaba zararmi edrsin
Artik köyümüzde yetismis senin gibi hocalardan faydalanmamiz zamanidir.
Seni selamliyor gözlerinden öpüyor, karapinarin kültür paylasim sitesinin devam etiginden yeniden seni haberdar ediyorum.
Mesaj Sahibi: Hüsnü KAPU
Merhaba Karapınar'lı sevgili dostlar ve akrabalar,
Bu sitenin varlığını maalesef sevgili Selçuk'un Almanya'dan gayretli çabaları sonucu daha bugün öğrendim. Hayırsız Boğe ( Erdal Karakurt) uzun süredir bilmesine rağmen bana söylememiş. Neyse sonunda öğrendim.
Öncelikle kadim dostum, ev arkadaşım vefalı ve duyarlı kardeşim Selçuk'a ve diğer emeği geçenlere teşekkür ediyorum. İki saattir gelen mesajları okuyorum. İtiraf edeyim biraz yaşlandığımı hissettim. Daha dün bebekliğini bildiğim çocuklar üniversiteli veya enaz lise öğrencisi olmuş. Tanışma faslı herhalde çok önceleri başladığı için birçoğunu tanıyamadım. İnşallah bundan sonra daha iyi tanışırız. Tanışma faslını hazır açmışken, genç akraba ve dostlara kendimi tanıtayım. Karapınar Köyünden Muhlis KAPU'nun oğluyum. Şu anda Kafkas Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İşletme Bölümü Yönetim ve Organizasyon Anabilimdalı Öğretim Üyesi (Yrd.Doç.Dr.) olarak Görev yapmaktayım. Aynı zamanda İşletme Bölümü Başkanıyım. Bu ayrıntılı bilgiyi özellikle üniversitelerin ilgili bölümlerinde okuyan genç arkadaşlara duyurmak için yaptım. Akademisyen olmak isteyen kardeşlerime severek yardımcı olacağımı şimdiden bilmelerini istiyorum. Aşağıda vereceğim iletişim bilgilerinden ulaşabilirler.
Sitedeki mesajları okurken, özellikle sevgili Adil'in anlattığı Patos olayı beni çok güldürdü. Diğer bir çok mesaj da duygulandırdı. Bazıları köydeki eski anılara götürdü. Velhasılı iyi bir girişim olmuş. Bu günlük bu kadarla iktifa edyim. Bundan sonra sitenin iyi bir mudavimi olacağımdan şupheniz olmasın. Tekrar bu girişime emeği geçen herkese ve mesajını okuduğum ve hala okuyamadığım dost ve akrabalara selamlar ve sevgilerimi yolluyorum.
Hoşça kalın.
Yrd.Doç.Dr. Hüsnü KAPU
Kafkas Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İşletme Bölümü Yönetim ve Organizasyon Anabilimdalı Öğretim Üyesi
email: husnukapu@yahoo.com
iştlf: 0474 2124761-1005
cep: 0532 735 23 13 |
|
|
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Murat SINIK
Yer:
Diğer
Tarih:
14 Haziran 2008, Cumartesi 04:37
|
Selcuk abi selamlar,gordugum kadariyla he kesin bu fikri onceden benimsemis,gercektende aramizdaki sosyallesme adima cok buyuk bir adim,ama sizleri kiskaniyorum gercekten,keske aranizda bende olabilseydim,mesafeden degil,su an icin turkiye ye islerden dolayi gelemiyecegimden dolayi katilamiyorum,ama seneye insallah kesin o tarihler arasinda Koyde olucam,birde bu etkinlige ait resimleri siteye koyarsan cok iyi olur,gerci bunu hatirlatmama gerek yok zaten aklindadir,eminimki bu etkinlige en cok sevinen her yil gurbetten gelecek bir yuze hasret olan koydekiler akrabalarimiz sevinecektir,bu anlamda bence etkinlige katilmayi dusunen akrabalarimiz umarim bunu en basta hesaba katarlar,yoksa batida ve turkiyenin baska yerlerinde bulunan akrabalarimiz yil icerisnde bir sekilde irtibata gecip gorusebiliyorlar,
Herkese en icten dileklerimle selamlar
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
MUHITTIN KARAKURT
Yer:
İstanbul
Tarih:
13 Haziran 2008, Cuma 15:48
|

· BABAMLA BİR GÜNÜM
·
· Üstü başı yırtk ve bilge köylünün arkasından yürüyordum. Bahçenin kenarındaki kavaklardan düşmüş ölü sincabı götererek sordum. Ette buna ne olmuş? Öteki dünyaya göçmüş oğlum dedi ... Bir anlam verememiştim . Kürkünü neden almamış diye sordum? Orada ona ihtiyacı yok da ondan. İyice şaşırmıştım bir yer ki orada hiç üşümeyecek orasıda neresi ki diye düşünmeye başladım. Aslında onun cevabı çok sade ve anlaşılırdı. Ama ben o yaşta her şeyin sonsuz olduğunu düşündüğüm için onu anlayamamıştım. O herşeyin geçici olduğunu ve belli bir süre sonra onları bırakıp gideceğimizi ve gideceğimiz yerde ise onlardan hiç birine ihtiyacımız olmadığını çok net bir şekilde özetlemişti.
· Aslında birçoğumuz bilinen derin bir gaflet içindeyiz. Dış görünüme bakarak kişilere değer biçmeya ve saygı ölçümüzü ayarlamaya çalışıyoruz. Çoğu zamanda bu alımlı paketin içinde hiç bir şeyin olmadığını çok geç anlarız. Bir avuç kibir biraz mal mülk ve sahte bir saygı ve sevgi gösterisi. Cilalar bir yağmurla eriyip gidince sahnelenen oyunda biter. Bilgelik ve bilgi ise her yağmurla daha da yeşerir ve güçlenir, boy salar. Çoğumuz bizim göz hizamıza kadar eğilen ve lafını öyle söyleyen bu bilge kişilere gereken saygı ve sevgiyi gösteremiyoruz. Ancak yıllar sonra bunun fakına varanlarda ne yazı ki çok az sayıda.
· Eskiden pek çok hikaye dinlemiştim. Bunların çoğu da babsı ve annesi köylü olup okumaya göderdikleri çocuklarının hikayesi hakkındaydı. Okuduktan sonra içinde yaşadıkları çevrenin albenisi ve renklerine kapılarak onlara sahip çıkmama veya horlama hikayeleri ile doluydu. Her ne kadar buna içimizde isyan etsekde ne yazı ki bu doğrulardan kaçmak mümkün değil. Yaşanmış hikayelerdi ve bu insanlar yeşerdiği yeri beğenmiyorlardı. Onlara yaşayacakları gurur ve kıvancı çok görmekten öte arkadan hançerlemekten farkızdı. Onlara hayat kaşlarını çatmış ve yüzünü ekşitmişti. Bu yüzden kader ve alın yazısı arasında hayat onlara o fırsatı vermemiştir. Ama bu geçici sahnede onlar için o libasında bir faydası yoktu. Zaten saltanat denen nesne de kimseye kalmamıştır. En sonunda ilahı adelet ve mutlak eşitliğe dönüleceğini unutan nankör evlat nereye kadar gidebilir ki?
· Aslında bu kadar saf ve temiz insanlara sahip olmak büyük bir ayrıcalıktır. Hiç kimseyi sömürmemiş ve yalnız ve yalnız çatlak ellerine ve dizlerinin ferine dayanarak kızgın güneşin altında çalışarak kendi emekleri ile ayakta kalan bu insanlar ne kadar iyi insanlardı. Bunlar kendini köprü yapıp diğerlerinin azgın sudan karşı tarafa ğeçmesini sağlamamışlarmıydı? Öyle ise bu hikayeler nedendi? Köylü olamk saf ve temiz olmak demektir. O halde şehirlerin kirine bulaşmış ınsanların yanında temiz göründükleri için mi dışlanıp horlanıyorlardı ? Belkide ana neden budur. Hiç bir zaman köylü olmaktan utanmadığımız acaba bu temizlikten ödün vermek istemediğimiz içindir.
· Gelgelelim bilge adama , o hiçbirzaman aç kalmadı. Üstündeki çul ve bir parça ekmek ve duru pınarların suyu ona yetiyordu. Nasıl olsa bu handa bir yolcu idi ve zamanı gelince o da öncekiler gibi geçip gidecekti bu yollardan ve de öyle de oldu. Diğerleri de bunu gördü ve hala anlamadılar. Sincap ın kürkünü almadan yolcuk yaptığı yere bir gün döneceklerini unutmuş ve hala aynı gaflet içindeler !
· Bahçede işini bitirdi ,yanda akan duru dereden abdest alıp ilkindi namazını kıldı ve evin yolunu tutu. Yıllarca önce ölen babasının yamaçtaki mezarının yanında durdu birkaç dua okudu ve akşama konaklamak için köydeki evine döndü. Yarına Allah büyüktür dedi ve ondan başka kimseye minnet etmedi.
· Bu yazıyı yaklaşan babalar günü için yayan ve ebediyete göçmüş hepinimizin babalarına itihaf ediyorum. Babalar gününüz kutlu olsun.
Muhittin Karakurt
·
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
İBRAHİM KARAKURT
Yer:
Bursa
Tarih:
13 Haziran 2008, Cuma 15:34
|
MERHABA AYHAN HOCAM.BEN ÖĞRENCİLERİNİZDEN İBRAHİM,NASILSINIZ,İYİMİSİNİZ,BEN ŞUAN BURSA/İNEGÖLDE OTURUYORUM.HOCAM YAŞAR ERGÜL,Ü TANIRMISINIZ.SİZE HOCA DEMESİNE ÇOK KIZARDINIZ.BEN ÖZEL BİR TEKSTİL FİRMASINDA ÇALIŞIYORUM.GÜZEL YAZILARINIZI OKUYORUM.SELAMLAR,ELLERİNİZDEN ÖPÜYORUM
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
ibrahim karakurt
Yer:
Bursa
Tarih:
13 Haziran 2008, Cuma 15:20
|
AHMET ABİ GÖZÜN AYDIN,ALLAH ANALI BABALI BÜYÜTMEYİ NASİP ETSİN .HERKESE SELAM
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
cek
Yer:
Diğer
Tarih:
13 Haziran 2008, Cuma 10:30
|
Değerli akrabalarım ve sevgili dostlarım
Bu mutlu günümüzde bizleri mesajlarıyla yalnız bırakmayan, bi okadar da mutlu eden, herkese canı gönülden teşekkürlerimi sunarım. Allah inşanlah mürüvvetlerinide gösterir de hep beraber kutlarız. Selam ve Dua ile kalınız.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
SELCUK KARAKURT ALMANYA
Yer:
Diğer
Tarih:
13 Haziran 2008, Cuma 10:19
|

10 -15 TEMUZA HAZIRLIK
Sevgili dostlar, Yaz tatilinin gelmesiyle birlikte köyümüz disinda ikamet eden köylülerimizin yaz sezonunu gecirmek icin yavas yavas köye gelmeye basladiklarini duyuyorum. Önümüzdeki haftalarda ÖSS maratonunu bitirmis gencler gidecek derken köy disardan gelenlerle biraz daha kalabaliklasacak ama cogu zaman bu kücük köyde bu insanlarin bir birinden haberi bile olmaz hatta bir birlerini göremezler.
Bu yil bunu biraz farklilastirmak istiyoruz. Herkesin köyde oldugu bu dönemde, kaynasmak ve bir sofrada yemek icmek adina ortak bir piknik yapacagiz. Bir cok kisinin katilacagi kesin. Birde köydeki akrabalarimizin katilacagini düsünürsek 100 kisilik bir gurubu olusturmus oluruz. Ilk yil olacagi icin eksiklikler olabilir, fakat böyle bir ilki gerceklestirirser gelecek yilara daha hazirlikli olur ve cok daha muhtesem bulusmalar saglamis oluruz.
ÖSS ye girecek tüm genclerimize basarilar diliyorum. Sinavdan sonra hepsi köyde olacak ve bulusmamizda hepsi her türlü görevde yer alacaklar.
Simdiye kadar katilabilecegini bildirenler arasinda Istanbulda Kenan, Yahya hoca, yildirim hoca, Almanyadan bizler, Bursa dan Adil, Hulisi, Ibrahim Erzurum dan basta Sevket hoca ve bir cok erzurumlu asiklara sapkasini ters cevirten asik Memo saziyla katiliyor. Gine Gurbuz hoca ve tüm Erzurumdaki akrabalar katilacak. Sarikamista Mustafa abi ve diger akrabalar, Muhsin abi tam beli olmasada yuzde 80 katilacak. Horasan dan Serhat hoca ve diger akrabalar. Karakurt taki gurubumuz 13- 14 - 15 temuz tarihlerinde kim oralarda ise zorlada olsa bizimle olacaktir.
Bundan kimse bir seyler cikarmak istemesin. Asla dernek kassasinda bir lira harcanmiyacak . Bir iki arkadasimla aramizda hal edecegimiz bir istir.
Gine kendilerinden haberdar olmadigimiz ve katila bilecek arkadaslarimiz varsa yazarsalar güzel olur.
10-15 temuz da bulusmak dilegiyle...
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Yahya KARAKURT
Yer:
Diğer
Tarih:
12 Haziran 2008, Perşembe 23:51
|
Bugün hastanedeydik. Ahmet abimin 2. oğlu dünyaya gedi. Şimdilik isim olarak Semih düşünüyoruz. Selçuk abi gelme tarihiniz yaklaştı. İnşallah geldiğinizde tatlımızıda yeriz. Görüşmek ümidiyle. Almanyada'ki tüm akraba ve dostlara selamlar..
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
SELCUK KARAKURT ALMANYA
Yer:
Diğer
Tarih:
12 Haziran 2008, Perşembe 22:01
|
Sevgili dostlar, bügün istanbulda yahya hocanin abisi Ahmet in bir oglu oldu. Allah anali babali büyütsün. Tabi bu haberi sicagi sicagina sizlerle paylasirken,hepinizden birer isimde gelirse sitemiz tarafindan ismi belirlenmis olur buda benim acimda baska bir güzelik olur.(Ahmet suana kadar her hangi bir isim koymamis)
Yahya hoca seninde gözün aydin. 9 gün sonra yanindayim sanirim yeniden amcaligina bir tatli ismarlarsin.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
AYHAN DÖŞKAYA
Yer:
Diğer
Tarih:
12 Haziran 2008, Perşembe 20:38
|
HER TARAFI MEMLEKETİN VATANIM
CANIM KURBAN OLSUN BU SARIKAMIŞA
ŞEHİTLERİ TOPRAĞINDA YATANIM
FEDADIR BU CANIM BU SARIKAMIŞ A
ESER SERİN SERİN BAHAR RÜZGARI
KIŞINDA KAVURUR ÇOK SERT POYRAZI
ÇİÇEKLİDİR BAHARLARI HER YAZI
TUTTURMUŞUM GÖNÜL BU SARIKAMIŞ A
DÖŞKAYA DOĞDUĞUM VATANIM YURDUM
KAÇ YILDIR BEN SENDEN ÇOK UZAK KALDIM
SENDE BEN AĞLADIM SENDE BEN GÜLDÜM
SARI ÇAM DİBİNDE YATAR SARIKAMIŞ
AYHAN DÖŞKAYA
|
| Yukarı |
|
| |