| KAYITLAR | DEFTERE YAZ |
Gönderen:
erdal karakurt
Yer:
Diğer
Tarih:
12 Ocak 2008, Cumartesi 10:27
|
Kenan sen fıkraya başlarsın da ben anlatmam mı.
Bir gün köylünün biri tarladaki işlerini erkenden bitirip haliyle erkenden evinin yolunu tutar. Kapıyı çalmaya başlar fakat ses seda yok. Biraz daha hızlı vurmaya başlarş yine ses seda yok. Geriye doğru biraz açılır kapıyı kırıp içeri girmekten başka çare göremez. Aynen kapıyı kırar kendini salonun ortasında çıplak olan eşinin karşısında bulur. Eşine döner ve şöyle der:
- Ula Karı bu ne hal böyle?
Eşinden şu cevabı alır:
- Ula herif Allah senin belanı versin. Bana fistan mı aldın ki halimi sorarsın.
Yorgun olan koca iyice sinirlenir eşinin kolundan tuttuğu gibi doğruca yatak odasına gardrobun önüne getirir kapağı açar ve o sinirle aynen şöyle der:
_ Asıl Allah senin burnundan getirsin. Al sana yeşil fistan, al sana mor fistan, al sana sarı fistan, merhaba osman.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
erdal karakurt
Yer:
Diğer
Tarih:
12 Ocak 2008, Cumartesi 10:18
|
Sevgili Baş komserim emrin başım üzerinedir. Pazartesi Horasan tapu kadastro müdürlüğündeyim. Gereken ne varsa yapılacak
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
erdal karakurt
Yer:
Diğer
Tarih:
12 Ocak 2008, Cumartesi 10:15
|
Sevgili Cüneyt Arkın Kardeşim her ne kadar ismen tanımıyorsamda yine de bir ömür boyu sürecek mutluluklar dilerim.
Hatta sana şimdiden BON MARİAGE diyeyim.
Diğer taraftan sevgili mafya avukatı yeğenimiz Bülent ÖZTÜRK sana bir tavsiyede bulunayım. Emin ol burada olanların hepsinin muhakkak dayıları vardır. Bende olduğu gibi. Mesela ben dayılarımın ne köylerine karışırım ne de onların iç işlerine. Sana tavsiyem işin olmayan işlere burnunu sokma. Eminim en az senin kadar akıllı insanlar vardır bu ailede. Abisine hanım köylü diyen birinden başkalarına hayır geleceğini zannetmiyorum.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Murat KARAKURT
Yer:
Ankara
Tarih:
12 Ocak 2008, Cumartesi 10:00
|
Sevgili can dostum ilbeyi,mesajınızı candan okudum canı gönülden size teşekkür ederim.sabır taşı gibi her kesi dinliyor gibi görüyorum.yirmi yıldır göremediklerim ve de sesini duyamadıklarım arasındasın zaman insanı çok değiştiriyor inşallah önemsediğin bir gün buluşuruz.favorim erdala küçük bir rica köyde işleri takip edecek kimse yok tapu hakkında yapacağın bir şer varsa esirgeme herkese selamlar güzel günler ve yarınlar bizlerin olması dileğiyle........
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
HALIL KARAKURT NEVSEHIR
Yer:
Diğer
Tarih:
12 Ocak 2008, Cumartesi 09:55
|
Merhaba Karapinarlilar ve onlarin dostlari
Göruldugu gibi kisa bir surede web ekibi SELCUK ve YAHYA nin katkilariyla yazismalarla, tartismalarla özlemlerimizi gideriyor güzelikler yasiyoruz.Sitede aktuel olarak gördugum konu derneklesme calismalari yapiliyor sevgili kardesim SELCUK gönüllü yokmu diyor.
Sevgil SELCUK senin gönül verecegin islere gönüllü olunmazmi
Ben ve hanimim ögretmenlik yaptigimizdan dolayi derneklere üye olunup olunmadigini bilmiyorum ama yapacaginiz calismalarin hepsini destekliyorum baskalari gibi arkasindayim demiyorum cunki önunde olmamiz gerektiginden önunde yada ortasindayim diyelim.
isin özu bizde GÖNÜLLÜYÜZ
hepinize selamlar dernekte bulusmak uzere
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Musa KARAKURT
Yer:
Diğer
Tarih:
12 Ocak 2008, Cumartesi 09:23
|

Hepinize dostca selamlar
uzun lafin kisasi Sena abinin gönüllü yokmu cagrisi makul ama ne yaziki simdiye kadar bir tek Ahmet abimi gördum yazik bu kadar kalabalik bir toplumda bir kac tane bunun icinde bayanlarda var insan cikamiyor.Hep Erdal abi sert cikislar yapiyot bügünde afiniza siginarak ben bir cumle sarf edecem.
Bizde hani o büyük adam dediklerimiz bilmem hangi kademede yada hangi masad yada hangi müdürlükte olanlar o cokca övunduklerimiz bunlarin icinde is adamlarida var.
ne yaziki kafalarini kuma gömüs kimseyi görmuyorlar.disarda kalan gövdelerini büyük görüyoruz,kendiniz bir seyler yapmak istemiyorsaniz birakin cocuklariniz torunlariniz kardesleriniz bir araya gelsinler önlerinde engel olmayin.
Her cuma hutbesinde hoca demiyormu
SUPESIZ ALLAH ADALETI IYILIGI AKRABAYA YARDIMI EMR EDER.
Acaba sizin akrabalariniz kimlerdir ?
hani bazen Basköy mu diyorsunuz ya atilim gazetesinde gecelerini görunce karapinarlilar 20 yil geride yasiyor diyede dusunmedim degil.
yapilan gönüllü cagrisi baglaminda kurulacak dernegin baskanligindan hizmetciligine kadar yapilacak ve verilecek her ise gönüllüyüm.Haydi gencler hepinizi gönüllü olmaya bekliyorum.Hepinize selamlar,saygilar,sevgiler
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
ZELIHA KARAKURT ALMANYA
Yer:
Diğer
Tarih:
12 Ocak 2008, Cumartesi 09:12
|
Merhaba teyze kizi SEVGI TASCI senide sitemizde görmek bizi memnun eti tabiki aramizda olacaksin Goge teyze karapinarlilardan hic kopamadi surekli ic ice yasadi dolayisiyla sende karapinarlilardan biri sayilirsin.Kendini tanitmamistin yazilarini bekliyorum arkadaslarina selamlar kendine iyi bak görusuruz.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
M. SENA KAPU
Yer:
Diğer
Tarih:
12 Ocak 2008, Cumartesi 07:50
|
ALIN SİZE BİR YENİ BİR POLEMİK KONUSU. ARKADAŞLAR, BEN 7 SİVİL ARIYORUM DERKEN DERNEK KURMAYA VE DERNEĞE ÜYE OLMAYA GÖNÜLLÜ 7 İNSAN DEMİŞTİM ANCAK BAZILARI SADECE İNSAN LAFINI ERKEK OLARAK ANLIYOR.
UYGARLIK KADININ HAKKETİĞİ YERİ ALDIĞI YERDE BAŞLAR. ARAMIZDA FİKRİ OLAN KENDİNİ BU AİLENİN MENSUBU SAYAN BAYAN YOKMU? ANCAK YAZMAYA NİYETİ OLANLAR LÜTFEN SELAM KELAMIN DIŞINDA BİRŞEY YAZMAYI DENESİNLER.
SELAM VE SEVGİ İLE...
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Selahattin KARAKURT
Yer:
Diğer
Tarih:
12 Ocak 2008, Cumartesi 00:40
|

TENKİTLERİN TENKİDİ
sitede yazılan yazıları okuyunca eleştirinin mahiyeti üzerine yazma hissi oluştu bende.Hz isa'nın çok sevdiğim bir kelamı mübarekleri var:Yargılama (mahküm etme,başkalarını tenkit edip haklarında hüküm verme)aksi taktirde yargılanacaksın?(sen dahi aynı ölçülerle hükmolunacaksın)buyurmuşlardır.Gerçi ahlak ve hüküm babında söylenmiştir;ve lakin,Hz İsanın bu sözü her türlü tenkit için geçerlidir denilebilir.Zira tenkit mesuliyeti mucibdir: Nasıl yargılarsan,öyle yargılanacaksın!
Evet tenkit,mesuliyeti mucibdir: ilim ve gayretle yapılmalıdır.Tenkit(değerlendirme) ortada tenkite değer seviyeli eserler ve düşünceler bulunan zaman ve muhitlerde işe yarar.Düşüncenin fakir,tenkidin sevimsiz bulunduğu zaman ve muhitlerde ise tercih edilen tenkit şekli,ya hicivdir,yahut birileri hakında dedikodu yapmaktan öteye geçmez.Ciddi ve kaliteli değerlendirmeyi okumak,bir çok kitap okumaktan daha değerli olabilir.Esaslı bir tenkite duyulan ihtiyaç,herkesin iyi bir tercübe,bilgi ve anlayışa sahip olmaması sebebiyledir.Tenkit elbette lüzümlü ve gereklidir.Tabii,düşüncenin mevcut olduğu bir zemin ve zamanda.Ama beyler,biraz da toleranslı olalım.Hz İsa'nın sözünü bunun için naklettim.Nasıl yargılarsan, öyle yargılanacaksın!Yunus üstadımız dahi:
''Elif okuduk ötürü
Pazar eyledik götürü
Yaradılanı hoş gör
Yaradandan ötürü''
buyurmuştur.Ve herkesin işi kendi şahsiyeti ile mütenasibdir:Ne eksik,ne de fazla...
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
SELCUK KARAKURT ALMANYA
Yer:
Diğer
Tarih:
11 Ocak 2008, Cuma 23:49
|
Sevgili ERDAL hocam masallah makine gibi calisiyorsun bu gece sana calisiyorum.Mehmet te ara sira var ama asilgörmek istedigim MURAT niye hic yazmiyor . birde gecmislerimiz icin okudugun yasini serifler icin tesekkürler.
|
| Yukarı |
|
| |