| KAYITLAR | DEFTERE YAZ |
Gönderen:
GÜRBÜZ KARAKURT
Yer:
Erzurum
Tarih:
13 Ocak 2008, Pazar 07:56
|

dernekleşmek için en az 7 kurucu üye gereklidir.(avukat abimiz sayın M. Sena abininde dediği gibi)..derneğin merkezi olmalı yani adresi ( bir yer kiralanmalı ve kira kontratı şart) kurucular sabıka kayıtları ve il dernekler müdürlüğünden alacakları evrakları doldurarak dernek tüzüğü ile il dernekler müd. başvurmalı ( tüzüğün her sayfa altı kurucularca tek tek imzalanmalı) başvuru işlemi ile dernek kurulmuş oluyor.takip edilmelerle tüzükte varsa ( dernekler masasının isteği) değişiklikler yapılır...kuruluş tamamlandıktan sonra gerekli olan defterler alınır ve il dernekler müd. onaylatılır v işlemler başlar...kurulduktan sonra gerekli resmiyetleri yine yzarım veya geçici yönetim kurulu ile telefonla surekli irtibat halinde olabilirim..derneğimiz herkesin ulaşabileceği bir ilde olmalı veya yogunluğun olduğu bir il..istanbul ankara bence uygun..kolluk kuvetleri önceleri derneklere üyelikleri veya kuruculukları yasaktı ama şimdi izin alarak üye veya kurucu olabilirler.
DERNEK KURULUŞUNDA İSTENİLEN BELGELER
Dernek kurucuları tarafından imzalanmış iki adet Kuruluş Bildirimi (Dernekler Yönetmeliği Ek-2’de sunulan) ve aşağıda belirtilen ekleri, derneğin kurulacağı yerin mülki idare amirliğine verillecektir.
1- Kurucular tarafından her sayfası imzalanmış üç adet dernek tüzüğü,
2- Kurucuların nüfus cüzdan fotokopisi,
3- Dernek kurucuları arasında tüzel kişiliklerin bulunması halinde; bu tüzel kişilerin unvanı, yerleşim yeri ve kuruluş belgesi ile tüzel kişiliklerin organları tarafından yetkilendirilen gerçek kişi de belirtilmek kaydıyla bu konuda alınmış kararın fotokopisi,
4- Kurucular arasında yabancı dernek veya dernek ve vakıf dışında kar amacı gütmeyen kuruluşlar bulunması halinde, bu tüzel kişilerin dernek kurucusu olabileceğini gösteren İçişleri Bakanlığınca verilmiş izin belgesi,
5- Kurucular arasında yabancı uyruklular varsa, bunların Türkiye'de yerleşme hakkına sahip olduklarını gösterir belgelerin fotokopileri,
6- Yazışma ve tebligatı almaya yetkili kişi veya kişilerin adı, soyadı, yerleşim yerlerini ve imzalarını belirten liste.
Büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan ilçeler hariç diğer ilçelerdeki dernek kuruluş işlemlerinde istenen belgeler birer arttırılarak verilir.
Dernekler, kuruluş bildirimi ve eklerini mülki idare amirliğine vermek suretiyle tüzel kişilik kazanırlar.
derneğe türkiyenin her yerinden ( yurt dışındanda )üye olunabilir aidat ve bağışlar gönderilebilir..tüzük derneğin kalbidir diyebilirim çünkü tüzükte ne yazmışsanız o işleri yapabilirsiniz onun dışındakileri yapamazsınız..çalışma konularımızda köyümüz ağırlıklı olacaktır..
5253 sayılı dernekler kanunu ii okunarak dernekçiliğe grişebiliriz.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
KENAN KARAKURT
Yer:
İstanbul
Tarih:
13 Ocak 2008, Pazar 06:12
|
Sevgili BÜLENT siteye güzel yazılar yazıyosun zevkle okuyorum yazılarını uzun zaman oldu görüşmüyeli inşaalah iyisindir bildiğin gibi deli fişek erdal bölgede sorunlarla bire bir yaşadığı için onun hırçınlaşmış duguları her zaman ön planda olmuştur onunda haklı sebepleri vardır yoksa erdalin altın gibi bir kalbi vardır sana biraz sataşıyor kusuruna bakma kendine iyi bak selamlar.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
KENAN KARAKURT
Yer:
İstanbul
Tarih:
13 Ocak 2008, Pazar 05:59
|
Sevgili GÜRBÜZ selamlar.
Senin siteye duygu ve düşüncelerini daha fazla yansıtmanı arzuluyorum dernek konusundaki düşüncelerine çok sevindim bu düşüncelerimiz lütfen lafta kalmasın inşaalah kalmazda ben bu konuda samimiyim vede gönülüyüm konuyla ilgili bizleri aydınlatırsan sevinirim.kendine iyi bak en kısa zamanda görüşmek dileğiyle herkese selamlar.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
web yayin ekibi
Yer:
Diğer
Tarih:
13 Ocak 2008, Pazar 05:56
|
Simdiye kadar sitemize derneklesme calismalariyla ilgili gelen GÖNÜLLÜLER
YAHYA KARAKURT
SENA KAPU
HANIFE KAPU
SELCUK KARAKURT
ZELIHA KARAKURT
MUSA KARAKURT
AHMET KARAKURT
NURCAN KARAKURT
COSKUN KARAKURT
BAHAR KARAKURT
HÜSNÜ KAPU
ERDEL KARAKURT
KENAN KARAKURT
ILBEY KARAKURT
GÜRBÜZ KARAKURT
SELAHATTIN KARAKURT
ÖMER KARAKURT
DOGAN KARAKURT
METIN KARAKURT ALMANYA
ADIL KARAKURT
HALIL KARAKURT
Sevgili dostlar hepinizin destekledigini biliyoruz fakat bende gönüllüyüm diyenler halan az sayidadir . daha cok gönüllü bekliyoruz .Gelen isimlerde ordak bir yönetim belirlemesini hep birlikte yapacagiz.saygilarimizi sunar islerinizden basarilar dileriz.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
KENAN KARAKURT
Yer:
İstanbul
Tarih:
13 Ocak 2008, Pazar 05:48
|
Sevgili SELÇUK dün gece yazı yazmıştım yayınlanmadı sanırım gözden kaçtı.Yazında belirtmişsin gönülü yokmu gardaş ben herzaman gönülüyüm imkanlarım dahilinde her zaman varım eğer bu konuda katkım olursa inanın dünyanın en mutlu insanı ben olurum bu konuda en duyarlı en istekli kişilerin başında geliyosun sana teşekür ederim.Herkese selamlarımı söylersen sevinirim.HOŞÇAKAL.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
SELCUK KARAKURT ALMANYA
Yer:
Diğer
Tarih:
13 Ocak 2008, Pazar 05:43
|
Sevgili GÜRBÜZ sana gurbetin sicak selamlarini yoluyorumki Erzurum un dondurucu sogugunda isina bilesin. daha öncede belirtigim gibi seni daha cok görmek istiyoruz.senin gönüllü olman beni memnun eti,yoksa ben seni zorliyacaktim.Kesinlikle tabela dernegi olmiyacagiz kalabalik bir kitlemiz var bu isin ustesinde Allah in izniyle gelecegiz.anladigim kadariyla polis ve asker disinda herkes katila bilir bunun detayli aciklamasini bügün istiyorum.
Sevgili GÜRBÜZ digerlerini halen aktif yazici yapamadin bekliyoruz.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Metin karakurt almanya
Yer:
Diğer
Tarih:
13 Ocak 2008, Pazar 05:23
|
degerli akrabalarim ilk öcce sevgi ve saygilarimi sunuyorum sizlere sitemizi takip ediyorum ve sevgili abim erdal ben her zaman gönulluyum.Bunu samimiyetle söyluyorum.Cocukluk arkadasim vede sevgili kardesim adil bu sene izine geliyorum izmir bursa istanbul ve tabiki karapinara biz dört kisiydik sen yasarve mehmet o cocukluk anilarimiz hep aklimda yokluk vari ama mutluyduk keske o gunler gelse sevgili yasar ve mehmet i burada nedense göremiyruz .hayalimde hep asagi ve yukari takim maclar yapardik o gunlerimiz guzeldi nafya teyzemin ellerinden öpuyorum halis amcamin mekani cennet olsun degerli kardesim adil sinik selamini aldim a.s cennabi hak herseyin en guzelini sizlere nasip etsin adil resimlerine baktim sok odum saclar bembeyaz Allah sana ve cocuklarina ömur boyu saglikve sihat nasip etsin bana tel numarani yaz seni ararim
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
GÜRBÜZ KARAKURT
Yer:
Erzurum
Tarih:
13 Ocak 2008, Pazar 05:18
|

SAYGIDEĞER AKRABALARIM HEPİNİZİ SEVGİ SAYGIYLA SELAMLIYORUM.BU SİTE VASITASIYLA AKRABALARIMIZIN BİR NEBZEDE OLSA SESİNİ DUYAR GİBİ OLUYORUM VE İNANIN MUTLU OLUYORUM..SANAL ALEMDE YAZIŞMAK ÇOK FARKLIDIR O ALEMDE HERKES DEĞİŞİK ŞEYLER VE FİKİRLER YAIYORLAR İBZLERDE BAZEN SANKİ O ALMEDEYMİŞİZ GİBİ YAZIYORUZ HALBUKİ BURADA OLANLAR AKRABA VE AYNI SOYDAN GELENLERİZ DEMEK İSTEDİĞİM BİBİRİMİZİ ELEŞTİRİRKEN KIRICI OLMAMAMIZDIR.BİRBİRİMİZE BİRAZ DAHA SAYGI GÖSTERMELİYİZ..
PROBLEMLERİN ÇÖZÜMÜ İÇİN ADILAN ADIMLARA HEP İYİ GÖZLE BAKMALIYIZ..AKRABAMIZ SAYIN AVUKAT BÜLENT ÖZDEMİR GÜZEL BİR TESPİTTE BULUNMUŞ KATILMAMAK ELDEN DEĞİL.BAŞKALARI İÇİN PARÇALANIRKEN KENDİMİZ İÇİN AZ PARÇALANIYORUZ GİBİ.. BELKİDE KANIMIZDA VAR..MUM DİBİNİ AYDINLATMAZ MİSALİ..
GÜZEL İŞLERİN YAPILMASI İÇİN ÖN AYAK OLANLARIN YAPICI DAVRANMASI NE KADAR ÖNEMLİYSE , TENKİT EDENLERİN YIKICI OLMAMASI DA O KADAR ÖNEMLİ DEĞİL MİDİR?. TENKİT YIKICI OLUNMAMALI Kİ GELİŞMEYE KATKI SAĞLASIN..
DAHA ÖNCEKİ YAZIMDA BELİRTMİŞTİM ERZURUMDA EĞİTİMLE İGİLİ BİR STK ( ERZURUM ÖĞRETMENLER DERNEĞİ) NIN KURUCULUĞUNU ÜSTLENDİM VE YÖNETİM KURULU BAŞKANLIĞINI YÜRÜTÜYORUM DERNEKÇİLİĞİN TAM ORTASINDAYIM DESEM ABARTMIŞ OLMAM YANLIŞ ANLAŞILMAK İSTEMEM.DERNEKÇİLİK 2005 YILINDAN İTİBAREN SİVİLLEŞTİ VE KURULMASI KOLAYLAŞTI KOLLUK KUVETLERİNDE GÖREVLİ OLANLARIN DIŞINDA HERKES DERNEK KURABİLİR VE ÜYE OLABİLİR..DAHA ÖNCEDE YAZDIĞIM GİBİ KURULMASI ÇOK KOLAY AMA YÜRÜTÜLMESİ ÇOK ZORDUR...BEN DERNEĞİMİZE HEMEN BİR TÜZÜK HAZIRLAYABİLİRİM VE KURUCULARINI BİLGİLENDİRİR RESMİYETİ OTURUNCAYA KADAR DA YARDIMCI OLURUM HEMDE SEVE SEVE…TABELA DERNEKÇİLİĞİ OLMAMALI..
TÜM AKRABALARIMA SELAM VE SEVGİLER
GÜRBÜZ KARAKURT
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
BÜLENT ÖZTÜRK
Yer:
İzmir
Tarih:
13 Ocak 2008, Pazar 05:00
|

AKRABA
Birbirine yakın kimseler, aralarında, nesep, süt veya evlilikten doğan bir yakınlık bulunanlar.
Birbirinin soyundan gelmek veya evlilik sebebiyle eşlerden birinin kan hısımları ile diğer eş arasında meydana gelen yakınlığa akrabalık; bu durumda olan her bir kimseye de akraba denir. Akraba, hısım manasına gelen "karîb" kelimesinin çoğulu olup, aslı "akribâ"dır. Fakat bu kelime Türkçe'mizde akraba şeklinde yaygınlaşmıştır. İslâm'da akrabalar; 1. Aynı sülbden gelenler (kan akrabaları), 2. Evlilikle kurulan (sıhrî akrabalar), 3. (Diğer hukuk sistemlerinden ayrı olarak) Süt akrabaları olmak üzere üç kısımdır. Süt akrabalığı, bir kimsenin süt çağındayken (iki yaşına kadar) sütünü emdiği kadın ve akrabalarıyla kendisi arasında meydana gelen akrabalık bağıdır. Meselâ: Sütünü emdiği kadın onun süt annesi kocası süt babası çocukları da süt kardeşleri olur. İki yaşa kadar emilen süt çocuğun vücut yapısını tamamladığı için, emzirenin bir parçası: emziren de emenin-tıpkı öz annesi gibi- bir annesi durumundadır. Bir de, hukukî işlemler sonucu oluşan, "evlât edinme tebennî-" şeklinde bir akrabalık bağı vardır. Cahiliye devri Arapları arasında yaygın olan bu tür bir akrabalığı, İslâm, bütün sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırmıştır.
Dînimiz, akrabalar arasındaki ilişkilerin sağlam, sıcak ve devamlı olmasına, akrabaların birbirine maddeten ve mânen destek olmalarına çok önem vermektedir. Hısımlık hakkını gözetmek, Allah ve Resulü'nün ısrarla emrettiği şeylerdendir. Kur'an-ı Kerim' de Cenâb-ı Allah şöyle buyurur:
"Allah'a kulluk edin, O'na hiç bu şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabalara, yetimlere, düşkünlere, yakın ve uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve size hizmet eden kimselere iyilik edin. Allah, kendini beğenip öğünenleri elbette sevmez. " (en-Nisâ, 4/36).
"Akrabalarına, düşküne ve yolcuya hakkını ver, elindekileri de hepten savurma." (el-İsrâ, 17/26).
Toplumun çekirdeğini oluşturan aile* ve onun etrafını sıkıca saran akrabalık bağları ne kadar sağlam olursa, toplum da o kadar sağlam ve güçlü olur. ilâhî kanun gereği insanoğlu, dünyaya bazı kişilerle arasında hısımlık bağları ile birlikte gelir, bu bağın sağlam olması, insana yüksek bir moral gücü kazandırır. İşte bu güç kişiye, hayatın zorluklarını göğüsleme ve ondan zevk alma şansını sağlar. Hz. Peygamber (s.a.s.); mutluluğun kaynağı olan sevginin, verâset yoluyla (yani yakın ve uzak akrabalar kanalıyla) kazanılacağını belirtmiştir. (Buhârî, el-Edebu'l-Müfred, 22). Birbiriyle sıkı ve sıcak ilişkiler içinde olan akrabalardan meydana gelen cemiyet*ler de güçlü olur. Hatta, devlet de bundan güç alır. İslâm'ın hedeflerinden biri de, sağlam bir müslüman toplum oluşturmaktır. İşte bunda, sılayı rahmin (akrabalık ilişkilerini devamlı ve canlı tutmanın) büyük bir yeri vardır.
İslâm, akrabalık bağlarının sağlamlığına ne kadar gayret ediyorsa, münâfıklar ve bugün onların görevini yerine getiren yıkıcı cereyan müntesipleri de, aile ve akrabalık bağlarını koparmak için o kadar gayret ediyorlar. Ayet-i Kerime'de buna şöyle işaret edilmektedir: "(Ey münâfıklar) demek idareyi ele alırsanız, yeryüzünde bozgunculuk yapacak ve akrabalık bağlarını koparacaksınız öyle mi?" (Muhammed, 47/22)
Müslümanlar, bugün çeşitli cereyanların zaafa uğratmak istediği bu bağları sağlamlaştırmak mecburiyetindedir. İslâm sadece sılayı rahimle yetinmeyip, akrabaların birbirine maddeten ve manen iyilik yapmasını da emir ve tavsiye etmektedir. Peygamberimiz (s.a.s.), "Kime iyilik edeyim ya Resulallah!" diye soran bir sahâbîye, "Annene, babana, kız kardeşine, erkek kardeşine ve bunları takip eden akrabalarına iyilik etmek senin görevindir" şeklinde cevap vermiştir. (Buhârî, el-Edeb, 25).
Abdullah b. Mes'ud (r.a.)'dan şöyle rivayet edilir: Hz. Peygamber (s.a.s.)'e "Amellerin hangisi Allah'a daha çok sevimlidir?" diye sordum. " Vaktinde kılınan namazdır " diye buyurdular. "Sonra hangisidir" dedim. "Anne ve babaya iyilik etmektir" buyurdu. "Sonra hangisidir?" dedim. "Allah yolunda cihaddır " buyurdu. (Tecrîd-i Sarîh tercümesi, II, 318).
Başka bir hadiste Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurur: "Allah'a ve ahiret gününe iman eden misâfirine ikram etsin. Allah'a ve ahiret gününe iman eden akrabasını görüp gözetsin..." (Riyâzu's-Sâlihîn, Birru'lValideyn, 312)
Akrabaya İslâmî akîde gereği yakınlık duymak, onların yardımlarına her zaman koşmak, sık sık ziyaret etmek, uzakta bulunanları arayıp sormak, onlarla haberleşmek şarttır. Toplumun önemli bir kurumu olan ailenin sağlam bir yapıya kavuşturulması, ancak bu görevlerin tam anlamıyla yerine getirilmesiyle mümkündür. Sağlam bir aile sağlam bir topluma götürür. Akrabalar arasındaki ilişkiler, hukûkî ve ahlâkı olmak üzere ikiye ayrılır:
Akrabalığın Hukukî Neticeleri
1. Evlenme yasağı; kan, süt ve evlenmeden meydana gelen her üç akrabalıkta, belli bir sınıra kadar, evliliğe manîdir. Evlenilmesi haram olan akrabaları, Kur'an şöyle sıralamaktadır:
"Sizlere; analarınız, kızlarınız kızkardeşleriniz, halalarınız teyzeleriniz, kardeşlerinizin kızları, kız kardeşlerinizin kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle gerdeğe girdiğiniz kadınlarınızın yanınızda kalan üvey kızlarınız -ki onlarla gerdeğe girmemişseniz size bir engel yoktur-, öz oğullarınızın eşleri ve iki kız kardeşi bir arada almak suretiyle evlenmek, -geçmişte olanlar artık geçmiştir- size haram kılındı. Doğrusu Allah bağışlar ve merhamet eder. Kocalı kadınlar ile evlenme de haram kılınmıştır..."'(en-Nisâ, 4/93)
2. Mirasçı olmak; Yakınlık derecelerine göre akrabalar birbirine mirasçı olur. Kimin kime hangi oranda mirasçı* olacağı Kur'an ve Sünnetle tesbit edilmiştir.
3. Nafaka temini: Bir kimse, usûl (sulbünden geldiği kimseler) ve fürûunun (kendi sulbünden gelenlerin) nafakasını, muhtaç duruma dilerlerse yakın akrabalarının nafakalarım, teminle yükümlü olur.
Akrabalığın Ahlâkî Neticeleri
1. Sılayı rahim: Akrabaların birbirleri ile ilişkilerini kesmeyip devam ettirmeleri, ahlâkî ve dînî bir görevdir. Peygamberimiz (s.a.s.) buyurur ki:
"Rahim (akrabalık), Allah'ın rahmetinin eserlerindendir. Kim bu bağı korursa, Allah ona merhamet eder. Kim onu koparırsa, Allah da ondan ihsan ve rahmetini keser." (Buhârî Edeb, 13)
"Akrabalarıyla ilişkiyi kesen Cennet'e giremez" (Buhârî, Edeb, 11 )
2. Akrabalara ikram ve ihsanda bulunmak: Yukarıda geçen hadislerden de anlaşılacağı gibi akrabalara maddî ve manevi ikramlarda bulunmak Peygamberimizin bize tavsiye ettiği hususlardandır. Malını, Allah yolunda harcanması için hibe etmek isteyen Ebu Talha'ya Peygamberimiz, onu akrabalarına harcamasını tavsiye etmiştir.
Dinimizin emir ve tavsiye ettiği bu akrabalık görevlerini yerine getiren kimseyi de Peygamberimiz(s.a.s.) şöyle müjdelemektedir:
"Kim rızkının bol olmasını ve ömrünün uzamasını isterse sılayı rahim yapsın." (Buhârî, Edeb, 12)
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
BÜLENT ÖZTÜRK
Yer:
Diğer
Tarih:
13 Ocak 2008, Pazar 04:57
|

sevgili Karakurt ailesi ve karapınarlılar hepinize iyi pazarlar
Adil resimleri gördüm güzeldi Gülsüme ve cengaver yeğenlerim Berkay ve Beraat'e sevgilerimi gönderiyorum.
Sevgili Başkomserim Murat dayı seninle telefonda konuşmak için İngilizce,Fransızca.Almanca bilmekte yetmeyecek bence keşfedilmemiş bir kaç dil bulup öğrenmek lazım telefon sohbetin güzeldi Turan Dayı ya ,Hacer Teyzeye selamlarımı gönderiyor ellerinden öpüyorum.
Sevgili Erdal dayıcım benim için yazdıkların gözlerimi yaşartı bu kadar övgüyü haketmediğime inanıyorum ama her halinle benim bu sitedeki favori adaylarımdan birisin balık kılçıksız olunca tat vermiyor. Türkan yengeme ,Mehmete ,Murata,İbrahime ve Haticeye selamlarımı yoluyorum seni her halinle seviyoruz , Gerçi doktor kendi haline bırakın dedi ama yine de dayanamadım. Bu arada Delifişek erdal dayımızın son filmini seyretmek isteyenler Youtube de "karakurt av" yazıp girsinler tek kelime ile muhteşem ancak dayımız biraz havanın azizliğine uğramış ...Üşütmüş
Sevgili Yahyacım gerçekten çalışmaların övgüye değer bu arada hazırlamış olduğun diğer site" gelişenbeyin" çok güzel olmuş seni canı yürekten tebrik ediyorum
|
| Yukarı |
|
| |
|
|