| KAYITLAR | DEFTERE YAZ |
Gönderen:
ENGİN KARAKURT
Yer:
Erzurum
Tarih:
09 Şubat 2008, Cumartesi 16:27
|
SEVGİLİ KARDEŞİM SELÇUK.
TÜRKİYEYE GELDİĞİNİ CUMA GÜNÜ KÖYE GİDERKEN YOLDA ÖĞRENDİM.GEÇMİŞ OLSUN
YİĞENİMİZİN BİR AMELİYAT DURUMU OLDUĞUNU ÖĞRENDİM.İNŞALLAH İYİ GEÇMİŞTİR AMELİYATI.YÜCE ALLAHTA ACİL ŞİFALAR DİLERLERİZ.GEÇMİŞ OLSUN.
ZENNURE-ENGİN
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
ENGİN KARAKURT
Yer:
Erzurum
Tarih:
09 Şubat 2008, Cumartesi 16:22
|
SEVGİLİ KARAKURT PETROLÜNDEKİ KARDEŞLERİM.ERDAL,MEHMET,MURAT.
CUMA GÜNÜ KÖYE ZÜBEYDE TEYZENİN CENAZESİNİ GÖTÜRÜRKEN ARAS NEHRİNİN BUZ TUTTUĞUNU GÖRDÜK.VE BAYAĞIDA SOĞUKTU.YEĞENLERİMİZE VE KENDİNİZE İYİ BAKIN ÇÜNKÜ MEMLEKET ÇOK SOĞUKTU.
 SİZLERİ SEVİYORUZ...
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
ENGİN KARAKURT
Yer:
Erzurum
Tarih:
09 Şubat 2008, Cumartesi 16:10
|
ZÜBEYDE TEYZEYE ALLAHTAN RAHMET DİLER,CENABI ALLAH MEKANINI CENNET ETSİN.KEDERLİ AİLESİNEDE ALLAH SABIRLAR VERSİN.
-------------------------------------------------------
SEVGİLİ DOSTLAR...
MERHUMENİNİ CENAZESİNİ KÖYE GÖTÜRDÜĞÜMÜZDE,KÖYDE ÇOK GÜZEL BİR DAYANIŞMA GÖRDÜK.YAKLAŞIK YARIM MERREYE YAKIN KAR VARDI.
KÖYÜMÜZÜN HALKI KÖYLE KABRİSTAN ARASINDA BİR ARAÇ GENİŞLİĞİ YOL AÇMIŞLARDI.CENAZE ÇOK RAHAT KABRİSTANA GÖTÜRÜLDÜ.ALLAH HEPSİNDEN RAZI OLSUN.
CENAZEYE KATILIM O SOĞUK HAVAYA RAĞMEN ÇOK OLDU.ÇEVRE KÖYLERDEN GELENLERDE ÇOKTU.KÖYLÜLER TARAFINDAN MİSAFİRLERDE İYİ AĞIRLANDI HEPSİNDEN ALLAH RAZI OLSUN.ÇOK GÜZEL BİR DAYANIŞMA SERGİLEDİLER.
SİZLERİ SEVEN.ENGİN
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
BAHATTİN ERGÜL
Yer:
İstanbul
Tarih:
09 Şubat 2008, Cumartesi 14:03
|
Siteden öğrendigimize göre Zübeyde teyzeyi kaybetmişiz.Allah tan rahmet tüm yakınlarına baş sağlığı dilerim.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
omerfkapu
Yer:
Diğer
Tarih:
09 Şubat 2008, Cumartesi 13:49
|
sevgili zübeyde halamıza allahtan rahmet dilerim.mekanı cennet olsun. çocuklarının ve aile fertlerinin başı sağılsun.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
BÜLENT ÖZTÜRK
Yer:
İzmir
Tarih:
09 Şubat 2008, Cumartesi 11:05
|
ZÜBEYDE NENE' NİN ÖLÜMÜNÜ BÜYÜK BİR ÜZÜNTÜ İLE ÖĞRENMİŞ BULUNMAKTAYIZ, TÜM KARAPINARLILARIN BAŞI SAĞOLSUN .
BU VESİLE İLE ZÜBEYDE NENEYE, HAZRETİ GAFÜRUR RAHİM'DEN RAHMET, BAŞTA AİLESİ OLMAK ÜZERE TÜM YAKINLARINA SABRI CEMİL NİYAZ EDERİZ.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Yahya KARAKURT
Yer:
Diğer
Tarih:
09 Şubat 2008, Cumartesi 10:53
|
Bu anlamlı tarihi kazanımları bize yazdığınız için çok teşekkür ederiz..Hele o patates anınızı çok beğendim. Gerçektende bizim köyde pişirilen o beyaz patatesin tadını hiç bir yerde alamıyoruz. çok teşekkürler..
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Hulusi karakurt
Yer:
Bursa
Tarih:
09 Şubat 2008, Cumartesi 10:41
|
ZIBO TEYZEYE ALLAHTAN RAHMET DİLİYORUM MEKANI CENNET OLSUN.
TÜM AİLEYE BAŞ SAĞLIĞI DİLİYORUM.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
MUHSİN KARAKURT
Yer:
Ankara
Tarih:
09 Şubat 2008, Cumartesi 10:24
|

KIŞLADAN KIZ KAÇIRMA
Önceki yıllarda olduğu gibi o yılda, Hacı Xalık, Türkmen dostlarının ricası üzerine, Aşağı Gırnavuk’ta belli bir alanı, hayvanlarını beslemek, böylelikle kışlık mahsullerini temin etmek üzere kendilerine tahsis etmişti. Türkmen aile, Gırnavuk’ta, geçmiş yıllarda olduğu gibi geçici yerleşimi sağlayacak alt yapıyı oluşturmuş ve aile fertlerinin bir kısmını buraya yerleştirmişti. Her zaman olduğu gibi taraflarına verilmiş alanda ineklerini otlatıyor ve mahsullerini alıyorlardı.
İki aile arasında uzun yılların oluşturduğu bir dostluk vardı. Bu nedenle iki ailenin erkekleri gibi bayanları da, zamanları müsait olduklarında karşılıklı ziyaret eder, birbirlerini en iyi şekilde ağırlarlardı. O yılda, Yoğunhasan’da ikamet eden Hacı Xalık, bekar oğlu Ali ve gelini Seyran ile Aşağı Gırnavuk’a gider ve Türkmen dostlarına hoş geldin der. Akşama kadar yenilip içildikten sonra Yoğunhasan’a geri dönerler.
Bu ziyaret genç Ali’nin iç dünyasını alt üst etmiştir. Gırnavuk’ta gördüğü sarışın güzel Türkmen kızına deli gibi âşık olmuştur. Günlerce kendi ile mücadele ettikten sonra, dayanamayıp konuyu, abisinin eşi Seyran’a açar. Yengesi Seyran’a, Türkmen kızına vurulduğunu ve onunla evlenmek istediğini anlatır. Seyran Hanım, genç Ali’nin duygu ve düşüncelerini eşi Hüseyin’e anlatır. Hüseyin, iki ailenin farklı kültüre sahip olduğunu, bu nedenle münasip olmayacağını söyler ise de, eşinin ısrarı üzerine konuyu, babasına anlatmayı kabul eder.
Hüseyin, kardeşi Ali’nin sevdasını, aile büyüklerinin de bulunduğu uygun bir ortamda babasına anlatır. Hacı Xalık, durumu eşi ve diğer aile efradı ile görüşür. Ortama olumsuz bir hava hakim olmuştur. Ali gelişmeyi kaygı ile izlemektedir. Hacı Xalık, böyle bir girişimin yapılması halinde kız tarafının nasıl bir tavır takınacağının öğrenilmesini ister.
Alınan karar doğrultusunda, Hacı Xalık’ın iki eşi, yanlarına birkaç bayan alarak Gırnavuk’a gezmeye giderler. Türkmen ailesinin bayanları gelenleri ağırlarlar. Giden bayanlar, Ali’nin aşık olduğu sarışın güzel kızı görür ve beğenirler. Kıza methiyeler sıralandıktan sonra, kızı, oğullarına istemeleri halinde verip veremeyeceklerini dolaylı olarak sorarlar. Böyle bir talebin kendilerini onurlandıracağını, ancak bunun mümkün olamayacağını çünkü kızın, önceden verilmiş sözler nedeniyle aile içinde evlendirileceği, istemelerine rağmen olumlu cevap veremeyeceklerini, giden bayanlara nazik bir şekilde anlatılır.
Giden bayanlar, alınan olumsuz cevabı, Hacı Xalık’e iletirler. Bu gelişme üzerine Hacı Xalık, konunun aile gündeminden çıkarılmasını emreder. Nihai karar, dünyayı Ali’nin başına yıkmış, sevdiği kızı alamamıştır. Ali, bu nedenle hayata küskün bir şekilde, olaylardan kendini soyutlayarak yaşamaya başlamıştır. Bu hal büyüklerin dikkatini çekmiş ve çözüm düşünmeye başlamışlar. Uzun bir aradan sonra bulunan çare, kızın kaçırılması imiş.
Ali alınan karardan dolayı sevinçlidir. İçin içine sığmamaktadır. Diğer yandan tedirgindir. Ya bir terslik olurda ailenin başı derde girerse. Ya ailenin bir ferdine bir şey olursa. Ali bu duygular arasında gidip gelmektedir.
Bir gün Gırnavuk tarafına haber salınır. Xalık’ların genç kızları ve gelinleri karşı tarafı ziyaret edip, bu vesile ile entari diktirecekler diye. Teklif her zamanki sıradan ziyaretler gibi algılanır ve hiç şüphe duyulmadan kabul görür. Genç kızlar ve gelinler, türküler eşliğinde şen şakrak bir halde Gırnavuk’a doğru yola düşerler. Genç erkekler, bayanlara, Türkmen ailesinin yerleşmiş olduğu mekana yakın bir yere kadar eşlik eder ve burada Ali ile birlikte beklemeye başlarlar.
Sarışın Türkmen kızı, Seyran öncülüğünde düzenlenecek bir operasyonla Ali tarafından kaçırılacaktır. Çeşme, Türkmen ailesinin geçici olarak yerleştiği mekandan uzak ve gözükmediğinden, Ali’nin yengesi Seyran, bir sebep bulup kızı çeşmeye gönderecek, o civarda saklanmış olan Ali’de kızı fırsat bulduğu anda kaçıracak.
Ali için uzun bir gün başlamıştır. Heyecan, sıkıntı birbirine geçmiştir. Tüm günü Gırnavuk yamaçlarında diğer gençlerle geçirdikten sonra, önceden karalaştırıldığı gibi akşamın yaklaştığı saatlerde, çeşmenin ve diğer yerleşim yerinin rahat görüleceği bir yere gider ve buradan olanları tek başına izlemeye başlar.
Genç bayanlar akşama kadar yerler içerler. Akşam saati yaklaştığından, bayanların kalkma saati gelmiştir. Seyran, gitmeden önce, “Yediklerimizden içimiz yandı, şu genç kızımız çeşmeden bize soğuk su getirsin, içip öyle yola koyulalım” demiş. Misafirin bu isteği üzerine ev sahipleri kızı suya gönderiyorlar. Kızın çeşme tarafına yönelip arazide kaybolması ile Seyran, “Neredeyse karanlık çökecek, geciktik, suyun gelmesini beklemeyelim. Erkekler kızar hemen hareket edelim” der . Söyler söylemezde ev sahiplerinden müsaade ister ve aceleyle yola koyulurlar.
Bu sırada pusuda bekleyen Ali, sevdiği kızın çeşmeye doğru gittiğini görür. Harekete geçmek için ailenin diğer fertlerinin de ayrılmasını bekler. Genç kızlar ve gelinlerin ayrıldığını görür görmez çeşmeye koşar ve sevdiği kızı çeşme başında kaptığı gibi köye yönelir. Karalaştırılan yerde grup buluşur ve köye doğru yola koyulurlar. Ali çok mutludur. Kaçırma işi herhangi bir aksilik çıkmadan tereyağından kıl çeker gibi çok kolay bir şekilde sonuçlanmıştır.
Türkmen ailesi misafir telaşı ile konuyu önce anlamaz, daha sonra kaçırmanın farkına vardıkların da ise, iş işten geçmiştir. Derhal grubun peşine düşerler. Ancak grubun kalabalık olması ve grubun gözdağı vermek amaçlı olarak havaya bir iki el ateş açmaları takibin sona ermesini sağlar.
(Rivayete göre ailenin büyüklerinden Ali Ağa’nın sarışın Türkmen eşi Mağbub Hanım ile evliliğinin hikayesi işte böyledir. Allah her ikisine de rahmet etsin.)
SELAM VE SEVGİLERİMLE
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Bülent KARAKURT
Yer:
Erzurum
Tarih:
09 Şubat 2008, Cumartesi 02:19
|
SELÇUK ABİ BİR KAÇ GÜNDÜR GÖRÜŞEMEDİK. SİNEMİ TARSUSA GETİRECEKTİN. GELDİNİZMİ. GELİNCE BİZLERİ DE MUTLAKA HABERDAR EDİN.
SİNEMCİĞİM SANA DA GEÇMİŞ OLSUN DİLEKLERİMİZİ GÖNDERİR GÖZLERİNDEN ÖPER BİR AN ÖNCE SAĞLIĞINA KAVUŞMANI DİLERİZ.
Bülent - Emine KARAKURT
|
| Yukarı |
|
| |
|
|