Hayal kurarken malzemeden çalmayın.

Turbo Jet
Newton'un 3. hareket yasası olarak
adlandırılan tezinin hayata geçirilmesi için yüzyıllarca bilim
adamları tarafından uğraşıldı. Yasanın temeli her etkinin aynı
büyüklükte ve ters yönde bir tepki doğuracağıydı. Bu temele
dayanarak herhangi bir aracın arkasından püskürtülen gaz veya
bir sıvının aracı ters yöne hareket ettirmesi gerekiyordu. İlk
buharlı jet motoru 1781 yılında bulundu ve bir gemide
kullanıldı. Tabi ki bu asıl devrim değildi, sadece bir ön
hazırlık niteliğindeydi. Frank Whittle gerçektende çok büyük bir
başarıya imza atarak bir icat geliştirdi ancak uzun yıllar kabul
görmedi.
İngiltere'de yaşayan Whittle 1928 yılında uçakların uçmasını
sağlayan içten yanmalı motorlar yerine gaz türbini ya da jet
tahriki gibi sistemler üzerine bir makale yayınladı. Aradan
geçen 1 yıl gibi kısa bir sürede de bu iki fikrinin
birleşiminden oluşan jet motoruna güç verilmesi için gaz
türbinini kullandı. İcat ettiği ilk turbo jet motoru için 1928
yılının Ocak ayında bir patent başvurusu yaptı ve 1931 yılında
başvurusu onaylandı.Gerek maddi sıkıntılar gerekse cesaretsizlik
nedeni ile 1936 yılına kadar hiçbir atılım gerçekleştirmedi
ancak 1937'de bir prototip üretip 12 Nisan'da halka
tanıttı.İngiltere'de Whittle sayesinde 1941 yılında Gloster-Whittle
E 28/39'u havalandırdılar.
Tüm bunlara rağmen dünyanın ilk turbo jet uçağı bu değildi.
Almanya'da yaşayan Hans Von Ohain adındaki mucit 1933 yılından
beri jet motorları üzerinde çalışmaktaydı ve 1934 yılında
yaptığı turbojet motoru için patent almıştı.1939 yılında ise
Heinkel He 118'in alt kısmına yerleştirilen jet motoru ile
deneme uçuşu yapmışlar ve 3 gün sonra resmi uçuşlarını
gerçekleştirmişlerdi.
Whittle ve Ohain birbirlerinden habersizce buluşları üzerinde
çalışmışlardı. Her ikisinin de Amerika'ya göç etmesi 1987
yılında ortak bir çalışmaya imza atmalarının başlangıcı
olacaktı. ABD havacılık ve Uzay Müzesi tarafında her ikisi de
ödüle layık görüldü.