Aristoteles
Milattan önce 384-322 yılları arasında yaşamış olan ünlü Yunanlı
bilim adamı ve filozof. Mantığı, metafiziği, fiziği ve
biyolojisiyle, modern çağa kadar tek ve en büyük otorite olmuş
olan düşünür.
Aristoteles`in temel eserleri, mantık ve bilgi kuramı üzerine
altı incelemeden oluşan Organon, doğa felsefesini açıkladığı
Gökler Üzerine, Fizik ve Varlığa Geliş ve Yokoluş Üzerinedir.
Psikoloji konusundaki iki temel eseri, Hayvana Dairle, Parva
Naturalia olan Aristoteles`in varlık konusundaki ünlü eseri
Metafiziktir. Siyaset felsefesi alanında Politikayı, estetik
alanında, Poetika ve Retoriki yazmış olan filozofun, ahlak
alanındaki temel kitabı Nikomakhos`a Ahlaktır.
Temel İlkeleri: Aristoteles`in bir filozof olarak en önemli
özelliği, onun sağduyuya olabildiğince yakın bir düşünür
olmasıdır. Hem Platon`un İdealarına ve hem de Demokritos`un
maddi atom görüşüne karşı çıkan Aristoteles, hem ahlaki
değerleri teminat altına alacak bir teori ve hem de bilimsel
doğruları ortaya koyacak bir kuram, bilime ve ahlaka hakkını
verebilmek için, atomlar veya İdealar benzeri gözle görülemez
varlıkların varoluşunu öne sürmeyecek bir teori arayışı içinde
olmuştur. Onun bulduğu çözüm töz öğretisidir. Buna göre, tözler
tüm özellikler için dayanak olan nihai gerçeklik ve öznelerdir.
Söz konusu nihai gerçeklikler somut şeylerdir ve somut şeyler
için de Aristoteles`in gözde örnekleri biyolojik bireylerdir.
Tözler nihai gerçekliklerdir, zira tözler varolmadığı takdirde,
başka hiçbir şey, tözün özellikleri olarak tümeller de
varolmayacaktır.
Bu varlık öğretisiyle Aristoteles, Platon`un İdealarının, onun
yanlışlıkla bireyler olarak gördüğü tümeller olduğunu öne sürer.
Tümeller gerçekten de vardırlar, fakat onlar varoluşları için
tikel nesnelere, bireysel şeylere bağlıdırlar. Gerçekten
varolanlar tümeller değil de, ağaçlar ve kediler benzeri, dış
dünyada karşılaştığımız nesnelerdir.
Mantık: Aristoteles, mantık alanında, mantık çalışmalarına ondokuzuncu yüzyıla kadar temel olmuş bir mantık sistemi
kurmuştur. Mantığı her türden bilgi edinme süreci için bir araç
olarak gören Aristoteles`in mantığının en önemli yönü, `belli
şeyler kabul edildiğinde, başka şeylerin onlardan zorunlulukla
çıktığı` bir konuşma olarak tanımlanan tasımdır. Aristoteles,
bir önermedeki öznenin, yüklemine on farklı şekilde bağlandığını
gösteren on kategoriden söz eder. Onun mantığı yalnızca insan
zihnindeki düşünce faaliyetlerini betimlemekle ve dile ilişkin
gramatikal bir analiz sağlamakla yetinmeyip, aktüel şeyler
arasındaki ilişkilerle ilgili bir kuramı ifade eder.
Bilgi: Aristoteles`e göre, bilgi tümel olanın, formun
bilgisidir, bu nedenle yargıda dile getirilebilir olan bir
bilgi, formlar arasındaki özsel bağlantılara ilişkin bir
kavrayıştan meydana gelir. Aristoteles`in gözünde bir şey
hakkında doğru bir bilgiye sahip olmak, o şeyi türler ve cinsler
hiyerarşisi içinde bir yere, bir tür ve cins içine
yerleştirebilmek ve dolayısıyla neyin onun için özsel olduğunu
bilebilmektir; bu ise, özsel tanım yoluyla olur. Aristoteles`e
göre, bir şeyin özünü vermek, o şeyin nedenine ilişkin bir
açıklama ortaya koymaktır. Bundan dolayı, Aristoteles bir şeyin
nedenini ortaya koyabildiğimiz zaman, ilk elden, gerçek bilgimiz
olduğunu söyler. Bir şeyin nedenini vermek ise, o şeyin özünün
ilk ilkelerden başlayarak tanıtlanmasını içerir; bilimin işlevi
budur.
Metafizik:
Onda metafizik, var olanı var olmak bakımından ele
alan, var olan bir şey olmanın ne anlama geldiğini araştıran
bilimdir. Onun metafiziği çok büyük ölçüde mantık konusundaki
görüşlerine ve biyoloji alanındaki çalışmalarına dayanır. Buna
göre, mantıksal bakış açısından, `var olmak` onun gözünde,
hakkında konuşulabilecek ve tam olarak tanımlanabilecek bir şey
olmaktır. Buna karşın biyoloji alanındaki çalışmaları açısından,
`var olmak` dinamik bir süreç, bir değişme süreci içinde olmak
anlamına gelir. Şu halde, `var olmak` Aristoteles için, bir şey
olmak anlamına gelir. Bundan dolayı, ona göre gerçekten var
olan, Platon`da olduğu gibi tümeller değil de, bireylerdir, `şu`
diye gösterdiğimiz belirli bir doğaya sahip olan varlıklardır.
Onlar, Aristoteles`in mantıkla ilgili eserlerinde sözünü ettiği
nicelik, nitelik, ilişki, yer gibi kategorilerin, temel nitelik
ya da yüklemlerin kendilerine yüklenebildiği öznelerdir.
İşte Aristoteles, kendisine tüm kategorilerin yüklendiği bu
özneye `töz` adını verir. Onda var olmak belirli türden bir töz
olmaktır. Töz, aynı zamanda dinamik bir sürecin ürünü olarak
ortaya çıkan bireysel varlık olarak da tanımlanır. Bu bakımdan
ele alındığında, metafizik varlığı, yani var olan tözleri ve
tözlerin nedenlerini, yani tözleri varlığa getiren süreçleri
konu alıp araştıran, tüm varlıkların temelindeki temel bilimdir.
Aristoteles`te töz bir madde ve bir formdan meydana gelir. O her
ne kadar maddeyle formu birbirinden ayırsa bile, doğada bizim
hiçbir zaman maddeden yoksun bir formla da, formdan yoksun bir
maddeyle de karşılaşmadığımızı belirtmeye özen gösterir. Varolan
herşey somut bir birey olarak varolur ve herşey maddeyle formun
bir birliği olarak ortaya çıkar. Şu halde, töz form ve maddeden
meydana gelen bileşik bir varlıktır. Bundan dolayı, Aristoteles`te,
ayrı formlardan, duyusal dünyanın dışında olan bir İdealar
dünyasından söz etmek olanaklı değildir. Form, ayrı bir yerde
değil de, bu duyusal dünyada ve tözün bileşenlerinden biri
olarak var olur.
Madde ve form ayrımı, Aristoteles`e göre, doğada varolan herşeye
uygulanmak durumunda olan bir ayrımdır. Aristoteles`te bileşik
tözleri meydana getiren madde ve formdan yalnızca form
şeylerdeki bilinebilir öğeye karşılık gelir. Maddenin, şeylerin
insan zihni tarafından ayırd edilemeyen, yapıdan ve belirlemeden
yoksun, bilinemez bileşeni olduğu yerde, form insan zihni
tarafından bilinebilen, yani tasvir edilebilen, tanımlanabilen,
sınıflanabilen ve başkalarına aktarılabilen yöndür. İnsan zihni,
Aristoteles`e göre, duyu algısında şeylerin duyusal formunu, buna
karşın kavramsal bilgide de akılla anlaşılabilir olan formunu
alır.