| KAYITLAR | DEFTERE YAZ |
Gönderen:
SELCUK KARAKURT ALMANYA
Yer:
Diğer
Tarih:
01 Eylül 2008, Pazartesi 22:44
|

Vallahi özlüyorum eski ramazanları. Belki de çocukluktan ayrıldıkça maziye daha bir düşkün oluyoruz. Eskiden ramazanlar daha bir güzel olurdu.Akşam güneşin ufuktan insanlara veda ettiği vakit, iftar vaktiydi.
Seynan Levent’in akşama Doğru proğramı sadece ramazanda yayınlanmazdı.Geçerdim balkona elimde bir bardak su hocanın Allahuekber sesini beklerken babam sofranın başına geçer kaşık elinde ”yeter vakit geldi bir Dakka durmam daha”diyerek bizimkileri kandırması, buna cevap olarak babaannemin ”boyun kadar çocuğun oldu daha adam olamadın”demesi, televizyonda ki adamın ”allah’ım sana inandım sana sığındım senin rızan ile oruç tuttum”diyen duayen sesi,iftara dakikalar kala sofraya konulan her şeyi yiyebilmeyi,iftar açtıktan sonra bir tabak çorba ve 3 bardak su ile doymayı,”oğlum suyu çok içme bir şey yiyemezsin” diyen annemin sesini,yemekten sonra babamın Maltepe sigarasını sobanın üzerinde yuvarlarken burnuma gelen yanık tütün kokusunu,babam sigarasını içerken abdest suyunu hazırlayıp leğen başında beklerken babaannemin ”şu zıkkımı dışarıda içsene”diyip eşarbını yaşmak yaparak burnunu kapatmasını, acaba bu akşam kimin mevlüd-i var diyerek erkenden teravihe gitmeyi,mevlüd lokumundan alırken sıradan 3 kez geçmeyi,teravihten çıkınca köy meydanında milletin kahkaha ile yaptığı sohbetleri,eve gelince sobanın üzerinde kuru odun çıtırtısıyla kaynayan bakır çaydanlığın fokurtusunu,annem çay demlerken babamın ”ben çıplak çay içmem yanına çıntı- pıntı getirin”dediğinde ablamın gündüzden yaptığı kuru ve yaş keklerden yediğimi,babamın çayı açık olduğunda ”bu ne biçim çay yav.çay dediğine baktın mı dünyan kararıcak”demesini,ilk bardaklar dolarken komşunun kapıya vurup ” la nerdesünüz öldünüzmü looo,”deyip çaya gelmesini, dışarıda kar fışırtıyla döne döne yağarken,kovalı sobaların üstünde ki delikten odanın tavanına vuran ateşin kırmızı ışığıyla,meşe odununun gümbürtü ve çıtırtılarıyla uyuduğum geceleri özledim.
Sahura kaktığımda babaannem komşu ışıklarını kontrol eder uyanamayanlara abimi gönderir bende camı açar bağırırdım millete.Annem yüzümü yıkatmadan sofraya kesinlikle almaz bende sadece gözlerimden altını yıkardım ama annemin gözünden kaçamazdım.
Annemin yağda kızarttığı pişileri(yuvarlak ince ekmekleri)herkesin önüne ikişer tane koyardı yağlı pişiler sağ elle,çay bardağı sol elle tutulur çay bardağı yağ olmazdı.Babamın bardağı tertemiz kalırken benim ki yağdan görülmezdi, annem hep kızardı, bütün kardeşlerim öğrendi ben bir türlü öğrenemedim hangi elim boşsa hep o elimle tutum bardağı ve ekmeği de iki elimle bölerdim,ablam ekmeği böler,dilimler koyardı önüme ben yine karıştırırdım bardağı tutacağım elimi,çayı babamla yarışa içerdim.Babam çayı bitince anneme ”dibini dök çay dök”derdi.Bende ondan ne gördüysem yapar hemen bardağı koyardım ablamın önüne kaşlarımı çatarak dibini dök çay dök dediğimde annem ”düzgün konuş ablanla”der babaannem söylenirdi ”babası kılıklı heri,bebekleri de kendine benzetti marüfetsüz oldular”derken babamda ”kesip attığım tırnak olsunlar deveden kurban keserim”derdi.
işte bu ramazanları çok özledim eski ramazanlar eskiden güzeldi.
Ramazan yarın başlıyor son 7 ramazan olduğu gibi bu ramazanda yukarda ki güzelliklerden uzaktayım ve iftara son dakikada yetişiyorum.yemekleri ya pideciden ya hazır çorbacıdan yiyorum.Sahurlara da son dakikaya uyanıyor peynir ekmek çay ayakta atıştırıyorum.İftar vakti insanların otobüs, dolmuş, trafik çilesine karışıyor son dakikalarım sevinçle değil öfke ve isyanla geçiriyorum.Eve geldiğimde yemek telaşına kapılınca iftarı en son açanlardan oluyorum.Ramazan 7 yıldır böyle geçiyor.Bazen eş dost davetlerine gidiyorum.Karşıda ki hemşehrimiz olan teyze komuşumuzdu ramazanın en az 10 günü yemek yapar getirirdi hastalandığı zamanda çalıştığım hastaneye gelir bütün işlerini hemencek halleder gönderirdim.Bu sene o da yok çocuklarıyla birlikte İstanbul’a taşındı.Sahura uyanamadığım günlerde çok sinirli oluyorum.Ramazan davulcusunun sesini hiç duymadığım halde son günlerde kapımı çalıp para istiyor.
Geçen ramazanlar gibi bu ramazanda aynı çilelerle geçecek biliyorum.Geçen yıl ki pideci osman bu sene evlere servis yapmıyor anlaşılan ezan sesi sofra başında değil pide kuyruğunda olacağız birde şu yemekten sonra ki bulaşık çilesi,işci yorgunluğuyla daha bir çöker oldu omzuma,sonra yıkasam diyorum o zamanda annemin sözü geliyor aklıma ”şeytan yer,arkandan ağlar,aslan yattığı yerden belli olur,temizlik imanın yarısıdır”hemen yıkayıp temizliyor şeytanın yemesine müsaade etmiyorum.Keşke,Anacığım keşke bu sene burada olsaydın.Şimdi öyle uzak ki, elimde ayranla taş fırında annemin yaptığı pidelerin çıkmasını beklediğim günler.”oğlum bekle soğuyunca ye midene yapışır ”dediği günler öyle uzak ki.Saçaklarda titreyen serçelerin ekmek kırıntılarına kanat çırpmasını öyle özledim ki.
Son trende kaçınca son istasyondan daha bir uzakta kalıyorum özlediklerimden.
Olsun üstüme devrilse de bu şehire alıştım yalnızlığa,özlemlerimi daha bir özlemeye alıştım. Yaşama ağrısı asıldı boynuma hayat işte yuvarlanıp gidiyoruz eski ramazanları çok özledim.Ben oyum.
Yazan: Fatih AYDOĞAN
31/08/2008
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
AYHAN DÖŞKAYA
Yer:
Sakarya
Tarih:
01 Eylül 2008, Pazartesi 22:33
|
RAMAZAN MESAJI
TÜM İSLAM ALEMİNİN VE HEMŞEHİRLİLERİMİN RAMAZANINININ HAYIRLARA VESİLE OLMASINI CENABI HAKTAN NİYAZ EDER SEVGİ VE SAGILARIMI SUNARIM.
AYHAN DÖŞKAYA SAKARYA
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Yıldırım Karakurt
Yer:
İstanbul
Tarih:
01 Eylül 2008, Pazartesi 21:04
|
Tüm akraba ve siteyi takip eden dostların ramazan ayının feyz ve bereketinden yararlanmaları af ve huzura kavuşmaları dileğiyle mutlu ramazanlar dilerim.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
MUHSİN KARAKURT
Yer:
Ankara
Tarih:
01 Eylül 2008, Pazartesi 11:06
|
HERKESE İYİ GÜNLER,
1.UZUN ZAMANDIR SİZLERE BİR ŞEYLER YAZMADIM. AMA MERAK ETMEYİN SİTEDE YAZILANLARI VE YAYINLANANLARI BELLİ ARALIKLARLA OKUYUP İZLİYORUM.
2.DERNEĞİN GAYRETKEŞ FAALİYETLERİNİ HEPİNİZ GİBİ TAKDİRLE KARŞILIYOR, DEVAMINI DİLİYORUM.
3. GEÇMİŞE AİT YAZDIKLARIMA ARA VERMEM GEREKTİĞİ KANAATİ BENDE HASIL OLDUĞUNDAN, BU KARARIMA PARALEL OLARAK BİR MÜDDET TARİHE İLİŞKİN YAZI YAZMAYACAĞIM.
4. BANA GÖRE SİTE CANLI BİR ORGANİZMA GİBİ BAZILARI YENİ YAZMAYA BAŞLAMIŞKEN BAZILARI DİNLENMEYE ÇEKİLMİŞLER, DOĞAL BİR GELİŞİM, BU ANLAMDA SİTEDE VAR OLAN AKTİVİTENİN ARZULANAN DÜZEYDE OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM.
SELAM VE SEVGİLERİMLE.
MUHSİN KARAKURT
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
gürbüz karakurt
Yer:
Sakarya
Tarih:
31 Ağustos 2008, Pazar 19:20
|

Tüm Akrabalara Hayırlı günler diliyorum..Bu geceden itibaren yılda bir defa gelen kıymetli ve bir o kadar da değerli olan misafiri bir aylığına ağırlayacağız.Evet değerli olduğu gibi biz insanlarında değerlerini ortaya çıkaran bu kutlu ayda tüm inananlar bedeni ve nefsani duygulardan arınarak melekleşme ve daha üst mertebelere yükselme payesine ererler.Bedenin esaretinden kurtulmanın sevincini yaşayacağız..Su varken içmemek mutfak varken içeri girip yememek ve iftar sofrasındayken her nimet tüm güzelliği ile karşımızda dururken hem de en çok ihtiyaç duyduğumuz anda karşımızdalar ama ezanı bekleme sabrı bizleri durdurur.Aslında bu sabırı hayatımızın her aşamasına uygulayabilirsek hayatı tam manasıyla algılayabiliriz sanırım.Ölüm perdesi ile gizlenen o gaybı daha iyi anlar ve ona göre yaşarız..Evet bu kutlu misafiri en iyi şekilde ağırlayıp bir bayram havasında uğurlamayı yüce Mevla cümlemize nasip eylesin.Misafirimiz Ramazan hoş geldin ..Cümlemize hayırlı olsun.
DERNEĞİN AMACI
Üyeleri arasında sevgi ve saygıyı,birlik ve beraberliği,sosyal,kültürel,maddi ve manevi yardımlaşmayı ve dayanışmayı temin etmek ve devamını sağlamak ; kamuoyu ve vatandaşlar için aşağıdaki konularda çalışma yapmaktır.
ÇALIŞMA KONULARI
7.Derneğin amacı ile ilgisi bulunan diğer derneklerle, vakıflarla ve benzeri sivil toplum kuruluşlarıyla ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere platformlar oluşturmak,
8.Çocuklarımızın ve gençlerimizin kendilerine ve toplum hayatına daha faydalı olmalarını sağlamak üzere mesleki ve kültürel kurs, seminer, konferans ve panel gibi eğitim çalışmaları yaparak kişisel gelişimlerine yardımcı olmak ve üyelerin bu tür etkinliklerden yararlanmalarını sağlamak
Gürbüz Karakurt
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
cek
Yer:
Diğer
Tarih:
31 Ağustos 2008, Pazar 18:33
|
Tüm Karapınarlı dost ve akrabalarımın Ramazan ayının hayırlara vesile olması dileğiyle
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
SELCUK KARAKURT ALMANYA
Yer:
Diğer
Tarih:
31 Ağustos 2008, Pazar 13:05
|

HOS GELDIN RAMAZAN
Bir yüce Rahmet mekânı Ramazan ayı evet efendim...
Kur'an'ın inzal edildiği(indirildiği) bu ayın şerefine açılan rahmet kapıları öyledir ki; tüm nâkıslıkları(eksiklikleri) ,çirkinlikleri ve yanlışlıkları yok eder...
Açılır ki mânâ perdesi Ramazanda...Seyredip müşahade edebilenlere ne mutlu...
Dünya platformunda,dünya hengâmesinde,dünyevî kaygılara düşen insan kendisini bir adım geri çeker...el çeker...göz kapatır tüm bu karmaşaya...Aslında bunun sebebi Ramazanı daha iyi idrak edebilmektir elbetteki...
işte efendim,bu el etek çekiş için akıl ve mantık biraz yavaş kalır...nefse fren yaptırmak zor gelebilir zaman zaman...
tam da bu noktada Gönül devreye giriyor...
Yani aslında bedenen tuttuğumuz oructan öte gönlümüzün sahiplendiği oruc daha ehemmiyetli ve elzem zannedersem..
gönül orucu nasıl diyeceksiniz tabii
Ramazanın manevî potansiyelinden gönlümüz de nasîbdâr olmak arzusundadır...o Rahmetten gönlün de kısmetine düşecek birşeyler olmalıdır değil mi?
Gönlümüze tutturduğumuz oruçta; kin,ihtiras,kibir,ucb(kendini büyük görmek) gibi duygulara ambargo uygulamalıyız...
Hannâs 'ın verdiği vesveseleri gönlümüzde filizlendirmeyelim...
Bir de infak konusu var elbette...
aynı havayı teenffüs ettiğimiz aynı caddelerde aynı kaldırımlara ayak bastığımız ihtiyaç içinde olduklarını gördüğümüz insanlara onları rencide etmeden,etraf duymadan,görmeden...kendimizden bile utana sıkıla gizlice..ama gizlice...vermek...verebilene ah ne mutlu!
İnfakta tutucu olmak orucun bizden uzaklaşmasıdır efendim...tuttuğumuz oruç sadece bedenen açlıktan öteye gidemez bu durumda zannımca...
Velhâsılı mütevazi bir yaşamı hangi haller bozuyorsa işte orucu da onlar bozuyordur...
insan bir ömürde kaç Ramazanda bulur ki kendini?
aldığımız nefesleri,gözlerimizin gördüğü renkleri,tattığımız lezzetlerin adedini ve yutkunduğumuz her yudum suyu düşünürsek ne kadardır ki yaşamımıza dokunan Ramazan sayısı?
en uzun ömür biçtiğimiz insanlar bile 100 Ramazan gördü desek bunların 90 tanesini ya anımsar ya anımsamaz...
sayılı Ramazanımız var..bu mantıkla sımsıkı sarılalım..yaşamaya gayret edelim...
bedenen tuttuğumuz oruçlarımıza gönlümüzce de tuttuğumuz orucu katarsak Ramazan işte o dem Ramazanlaşır...
Rabbim Ramazanı iliklerimize kadar yaşamayı nasîb etsin.
Rabim baris huzur ve güzeliklerle dolu bir Ramazan ayi cümlemize nasip etsin.
Ramazan ayinin tüm insanliga hayirlara vesile olmasini diliyorum.
SELCUK KARAKURT
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Metin karakurt almanya
Yer:
Diğer
Tarih:
30 Ağustos 2008, Cumartesi 22:19
|
Degerli ibrahim abi gecmis olsun dilegine cani gönulden tesekur ederim.Cenabi Allah cümlemize saglik sihat nasipetsin Ellerinden öperim.Nezihe ablaya selamlar, Allaha emanet olun
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
mehmet karakurt
Yer:
İstanbul
Tarih:
30 Ağustos 2008, Cumartesi 20:01
|
Ramazan ayının tüm islam alemine sağlık huzur barış getirmesini yüce Allahtan temeni ederim ( ayrıca tüm KARAKURT lar ailesinede selamlarımı iletirim.
___________________
Sevgili yeğenim Mehmet güzel dileklerinden dolayı teşekkürler.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
ibrahim KARAKURT
Yer:
Manisa
Tarih:
30 Ağustos 2008, Cumartesi 16:25
|
Kardeşim Metin ameliyat olduğunu site aracılığıyla öğrenmiş bulunmaktayım.Cenabı Alahtan acil şifalar diler bundan sonrakı yaşamında sağlık ve mutluluk dolu günler dilerim.abin ibrahim
|
| Yukarı |
|
| |
|
|