Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat

Değerinizi Bilenlerle Karşılaşmanız Dileğiyle

Nereden Yazdırıldığı: gelisenbeyin.net
Kategori: Teknoloji Tasarım
Forum Adı: Tasarım ve Buluş Hikayeleri
Forum Tanımlaması: Buluşların ilginç hikayeleri...
URL: http://www.gelisenbeyin.net/forum/forum_posts.asp?TID=3784
Tarih: 27-Mayıs-2020 Saat 06:26
Program Versiyonu: Web Wiz Forums 9.50 - http://www.webwizforums.com


Konu: Değerinizi Bilenlerle Karşılaşmanız Dileğiyle
Mesajı Yazan: gelisenbeyin
Konu: Değerinizi Bilenlerle Karşılaşmanız Dileğiyle
Mesaj Tarihi: 30-Kasım-2009 Saat 14:23
Vaktiyle bir bilge hoca, yıllarca yanında yetiştirdiği öğrencisinin
seviyesini öğrenmek ister. Onun eline çok parlak ve gizemli görüntüye
sahip iri bir nesne verip: "Oğlum" der, "Bunu al, önüne gelen esnafa
göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç
kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana
bildir.
Öğrenci elindeki ile çevresindeki esnafı gezmeye başlar.
İlk önce bir bakkal dükkanına girer ve "Şunu kaça alırsınız?" diye sorar .
Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği nesneyi eline alır; evirir çevirir;
sonra: "Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın" der.
İkinci olarak bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği
neneye ancak bir beş lira vermeye razı olur.
Üçüncü defa bir semerciye gidir: Semerci nesneye şöyle bir bakar, "Bu der
"benim semerlere iyi süs olur. Bundan "kaş dediğimiz süslerden yaparım.
Buna bir on lira veririm."
En son olarak bir kuyumcuya gider. Kuyumcu öğrencinin elindekini görünce
yerinden fırlar. "Bu kadar değerli bir pırlantayı, mücevheri nereden
buldun?" diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. "Buna kaç lira
istiyorsun?" Öğrenci sorar: Siz ne veriyorsunuz?" "Ne istiyorsan veririm."
Öğrenci, "Hayır veremem." diye taşı almak için uzanınca kuyumcu
yalvarmaya başlar:
"Ne olur bunu bana satın. Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim."
Öğrenci emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat
öğrenmesini istediklerini anlatıncaya kadar bir hayli dil döker.
Mücevheri alıp kuyumcudan çıkan öğrencinin kafası karma karışıktır.
Böylesi karışık düşünceler içinde geriye dönmeye başlar. Bir tarafta
elindeki nesneye yüzünü buruşturarak 1 lira verip onu oyuncak olarak
görenler, diğer tarafta da mücevher diye isimlendirip buna sahip olmak
için her şeyini vermeye hazır olan ve hatta yalvaran kişiler..
Bilge hocasının yanına dönen öğrenci, büyük bir şaşkınlık içinde başından
geçen macerasını anlatır.
Bilge sorar: "Bu karşılaştığın durumları izah edebilir misin?"
Öğrenci: "Çok şaşkınım efendim, ne diyeceğimi bilemiyorum,
kafam karmakarışık" diye cevap verir.
Bilge hoca çok kısa cevap verir: "Bir şeyin kıymetini ancak onun değerini
bileni anlar ve onun değeri bilenin yanında kıymetlidir."
Her insanın hayatında varlığını ve değerini bilen, hisseden, fark eden
kuyumcular mutlaka vardır.
Mesele kuyumcuyu bulmaktadır...

-------------
http://gelisenbeyin.net">
Gelişimin adresi...



Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums® version 9.50 - http://www.webwizforums.com
Copyright ©2001-2007 Web Wiz - http://www.webwizguide.com