gelisenbeyin.net Ana Sayfa
Forum Anasayfası Forum Anasayfası > Eğitim Dünyası > Eğitim Öğretim
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar
  SSS SSS  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Okul Akademik Başarısının Değerlendirilmesi

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
gelisenbeyin Açılır Kutu Gör
Yönetici
Yönetici
Simge
gelişime dair ne varsa.. Yahya KARAKURT

Kayıt Tarihi: 01-Ocak-2006
Konum: Istanbul
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 4745
  Alıntı gelisenbeyin Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Konu: Okul Akademik Başarısının Değerlendirilmesi
    Gönderim Zamanı: 23-Haziran-2014 Saat 00:58
Okul Akademik Başarısının Değerlendirilmesi
Akademik Başarı Nedir?

Öğrencinin bulunduğu okul/sınıf ve derslere göre belirlenmiş sonuçlara ulaşmada göstermiş olduğu ilerlemedir.

Ders Başarısı mı, Sosyal Başarı mı?
Okula giden hangi yaş gurubu olursa olsun öğrenciden beklenen en önemli sonuç akademik başarıdır. Eğitim öğretim sürecinde olan öğrenciden neler beklenmelidir. Bu sorunun cevabı hep iyi bir karne ve teşekkür belgesi veya takdir belgesidir.(kısaca akademik bir başarıdır)
Bu yaklaşımdan bakınca eğitim öğretim sürecinde öğrenciden sadece akademik başarı beklemek doğru mudur?Hem eğitimciler hem de aileler zaman zaman yarıyıl tatilinde veya yılsonu karne dönemi bu soruları sormaktadırlar. Yani karne gündemde ise başarının önemli göstergesi karnedeki notlar olmuştur.

İlköğretim çağındaki öğrenciden, akademik başarı beklentilerinin ne kadarı karşılanabilir?

Okul başarısı dendiği zaman sadece notları anlamak mı doğrudur? Ya da diğer alanlardaki başarılar, başarı olarak ifade edilemez mi?

Eğer okula giden öğrenciden sadece notlarına bakarak bir başarı bekleniyorsa, burada bakış açımızı değiştirmemiz gerekir.
Matematiği iyi, Türkçe’si pekiyi sosyal ve fen notları çok güzelse öğrenci başarılıdır. Acaba bu doğru mudur?
İnsandaki zihinsel, duygusal ve fiziksel potansiyellerin tüm yansımalarını derslerden aldığı notlarla görebilir miyiz? Bu özelliklerin hepsinin gelişim ortamı olarak ilköğretim birinci kademe çok önemli olduğu gibi, daha belirgin bir şekilde kişiliğinin oluşum sürecini belirlemesi adına ergenlik dönemi olan ikinci kademede çok önemlidir.
Buradan hareketle çocuk üzerinde etkili olan tüm faktörler; okul, anne baba, eğitimciler, sosyal çevre ve eğitim politikaları yıllardır başarıyıtek boyutlu öne çıkarmaktadır.
Kendine bu çerçeveden bakıldığını gören öğrenci karne notlarına olduğundan çok fazla önem vermektedir. Akademik başarıyı veya başarısızlığı çok önemli bir konuma oturtturmaktadır. Bu sorun, akademik başarısını sağlamış öğrencilerde çok uzun vadede görülse de, başarısız olan öğrencilerde toplumdan kendini soyutlama, dışlanmışlık hali yaşamaktalar. Bu durumun daha ileri dönemleri evden kaçmalar, okulu bırakmalar, bunu tümden başarısızlık kabul etmeler şeklinde olmaktadır.
Daha ileri aşamaları canına kastetme şeklinde ortaya çıkabilir. Buda akademik başarıya ne kadar olduğundan fazla anlam yüklendiğinin en önemli göstergesidir. Bu olumsuz tablonun en önemli nedeni nota yüklenen anlamdır.


Not başarısı bu kadar önemli midir? Bu konu hep nedense karne döneminde konuşulur. Ama peki ne yapacağız sorularına da cevap bulunmaz. Cevaplar hem uygulama sürecindeki eğitim yöneticilerin, hem de sahadaki öğretmenleri ilgilendirmektedir.
Övgü ve yerginin yerini teşvik ve durumu anlama çabası alırsa eğitim öğretim sürecinde istenilen sonuca ulaşılabilir.


Akademik başarı bu kadar önemlidir/değildir, demek ne kadar gerçekçidir? Sosyal hayatta daha başka başarı göstergesi olarak neler öne çıkarılmalıdır?

Sosyal başarı, kendi ifade edebilme, sosyal faaliyetlerde etkin olarak rol alabilme, bir müzik aleti çalabilme veya bir sporu etkin olarak yapabilme ne kadar başarı olarak görülmektedir?
Burada hep akademik başarıdan bahsettik. Aslında akademik başarı kavramının içini daha net doldurmamız gerekmektedir. Bu çoğunlukla zihinsel aktivitelerin başarılı bir şekilde dışa yansımasıdır. Bu dışa yansıyan performansın doğru ölçülebilmesi de bir ölçme değerlendirme yeteneğidir. Buna rağmen dışa yansıyan performanslarda en çok ölçme ve değerlendirmeye tabi tutulan akademik başarıdır. Ona göre öğrenciler toplumsal yapıda onay almakta yâ da uyarılmaktadırlar. Başarı ve başarısızlık ona göre dile getirilmektedir.
Eğitim öğretim sürecinden okul içinde kendisinden istenenleri karşılayan, notlarını iyi/pekiyi seviyesinde tutan öğrenci akademik anlamda başarılı sayılmaktadır. Bu başarıyı gösteren öğrenci, kendisini daha kabul edilmiş daha önemsenmiş görmektedir. Bu da onun sürekli ön planda tutulması ile sonuçlanmaktadır. Kendisini önemli hisseden değerli gören öğrenci farkına varmadan bir referans noktası olarak görülmekte, diğerleri ona göre konumlandırıldığı için daha az değerli veya değersiz olarak konumlandırılmaktadır.
Akademik başarısı düşük olan öğrenciler eğer sağlıklı bir ortamda değillerse aileleri tarafında da ciddi olarak takip edilmiyorlarsa doğal olarak sapma davranışı yaşayacaklardır. Bu durum okulu bırakmaya veya suça yönelmeye, kötü alışkanlıkların ortaya çıkmasına dönüşebilecektir.
Akademik başarı üzerinde bu kadar durduktan sonra peki öğrencinin farklı alanlarda da kendisinin değerlendirildiğini görebilmesi için sosyal başarısı nasıl öne çıkarılarak teşvik edilmelidir. Bu durumda sosyal başarı nedir sorusuna cevap aramak gerekir.
Sosyal başarı, iletişim becerilerinde başarılı olma, bulunduğu ortamda kendini iyi bir şekilde ifade edebilme, fiziki ve sosyal çevresi ile ilişkilerinde dengeyi koruyarak kendini ifade edebilmek demektir.
Bulunduğu ortamın doğal ve sağlıklı bir üyesi olmak demektir. Kendi gibi olabilen ve kendini en iyi bir şekilde ifade edebilen demektir. Grup içerisinde birlikte iş yapabilen ve grup içerisinde bulunabilen birey sosyal bir bireydir.
Bunları ortaya koyan, sosyal başarıyla kendini hem okulda hem de aile çevresinde daha mutlu hissedecektir.
Sosyal başarının öne çıkarıldığı karnenin sağ tarafında yer alan ifadeler(davranış notları) hem değerlendirilirken hem de okunurken çok önemli olarak görülmez. Bu şekilde de yaklaşıldığı için akademik başarının bir devamı olarak görülür ve hızlı bir şekilde özenilmeden doldurulur. Aslında akademik başarısı varsa bir öğrencinin o zaten karnenin diğer tarafında da başarılıdır.(Davranış notları da iyidir) Ön kabulünden hareketle konuya bakılır.
Akademik başarıları ile öne çıkan bir öğrenci, okul sosyal çevresinden toplumun gerçekleri ile yüzleşmeye başladığı zaman bir anlamda gerçeklerle veya hayatla yüzleşmeye başlamış demektir. Akademik başarılı olan insanların sosyal başarılarının arttırılması, sosyal başarıları iyi olan insanlarında akademik yanlarına yatırım yapması denge insanının oluşması için önemli bir ölçektir.
Sosyal başarıyı kişinin bulunduğu sosyal ortam içerisinde, kendisinden yola çıkarak çevresiyle kucaklaşması anlamına gelmektedir. Bu kucaklaşmanın gerçekleşmesi, aile ve okul çevresinden sosyal başarısının teşvik edilmesi şeklinde ifade edilebilir.
Karne döneminde akademik başarı verilerinin çok öne çıktığını düşünürsek. Öğrencilerimizi değerlendirirken sadece karnedeki not başarılarını ele alarak değil sosyal başarılarını da önemseyerek hayatta başarılı olmalarına hazırlamak gerekir.

Sonuç olarak okul açısından bakıldığında sınıf geçmek için akademik başarı bir numaralı ölçüt olarak ele alınmaktadır. Bunun tek ölçüt olarak görülmesine müsaade etmeden iki numaralı ölçüt olarak sosyal başarısına da önem vermek gerekir. Zekâ türleri açısından baktığımız da sosyal zekânın eğitim öğretim sürecinden iyi ilişkiler kurmada çok önemli olduğu gözlenmektedir.
Akademik başarısı önemsendiği kadar sosyal başarı da teşvik edilmelidir. Akademik başarısızlıkla anne babaların tek başına baş etmeleri oldukça zordur. Yardım alınmadan anne babalar tarafından yapılan teşhis ve tedaviler çocuklarda hem zihinsel hem de duygusal yaralar açmakta ve gelecek adına büyük tehlike oluşturmaktadır.
Akademik Başarısızlık
Bazı öğrenciler vardır, hemen hemen tüm derslerden başarısız olurlar. Gelişim düzeylerinin gerektiği bilgi ve beceriyi edinemezler. Pek çok veli ve hatta eğitimci, öğrencilerin okul başarısındaki farklılıkların zeka düzeylerindeki farklılıktan kaynakladığına inanır. Fakat yapılan araştırmalar, başarılı ve başarısız öğrencilerin zeka düzeyleri arasında bir fark olmadığını göstermektedir.
Okul başarısı, öğrencinin bulunduğu sınıf ve derse göre hedeflenen bilgi, beceri ve davranışları kazanmasıdır.
Başarısızlık ise, en az bir öğretim dönemi boyunca süren, hemen hemen her dersten, gelişim düzeyinin ve yeteneklerinin çok altında başarı göstermesi ve bu durumu bir türlü telafi edememesidir.

Okul başarısızlığının belirtileri nelerdir?
Veli sık sık öğretmeninden, çocuğun derste başarısız olduğuna dair uyarı alıyorsa, saatlerce çalıştığı halde, çocuk konuları anlamadığından şikayet ediyorsa, çalışmaya harcadığı zamanın karşılığı olan notları alamıyorsa, ödevlerini baştan savma yapıyorsa, sınıfta derse katılmıyorsa, çocukta amaç ve değer eksikliği varsa, sınıfta çok sessiz ve uslu ya da çok gürültücü ve yaramaz ise, çocuğunuzun okul başarısı düşük demektir.
Anne-baba, çocuğun başarısızlığının nedenlerini bulmaya çalışmalıdır Okul başarısının düşük olmasının pek çok sebebi vardır. Her çocuk farklı sebeplerden dolayı beklenilen başarıyı yakalayamayabilir. Öncelikle ebeveyn, çocuğunun başarısız olmasının altında yatan sebepleri araştırmalı ve çocukla birlikte çözüm yolları bulmaya çalışmalıdır. Eğer çocuğun başarısızlık nedeni, normal zihinsel gelişiminde geri kalması ise, ebeveyn sabırlı olmalı, çocuğun ilgi, yetenek, zeka ve becerilerini iyi gözlemlemeli ve gerek gördüğü takdirde bir uzmandan yardım almalıdır.

Çocuk okulda neden başarısız olur?
1-Okul başarısı için zihinsel olgunluk tek başına yeterli değildir. Duygusal olarak henüz olgunlaşmamış çocuklar, kendilerine bir hedef koymada güçlük çekerler ya da okul ortamının gerektirdiği sosyal becerileri edinemedikleri için okulda bulunmaktan zevk almazlar. Bu tip çocuklar okuldan kaçma davranışı gösterebilirler.

2-Çocuğun kendisini nasıl algıladığı okul başarısı için önemli bir faktördür. Çocuk yeteneksiz veya aptal olduğunu düşünüyor olabilir. Ya da tam olarak kendisini değerlendiremediği için ne yapmak istediğine karar vermekte güçlük çekebilir. Bu sebeple kendisine bir hedef koymada yetersiz kalır.

3- Bazı çocuklar öğrenmek için daha kontrollü bir ortama ihtiyaç duyarlar. .

4-Ders çalışma alışkanlığı kazanamamış öğrenciler başarısız olurlar.

5-Anne-babanın okula ve öğrenmeye karşı tutumu çok önemlidir. Okula ve öğrenmeye karşı olumsuz yaklaşan, eğitim hayatını gereksiz gören ebeveynler, çocuklarına farkında olmadan negatif duygular aşılamaktadır.

6-Sürekli eleştirilen ve olduğu gibi kabul edilmeyen çocukların öz değerleri düşük olur. Öz değeri düşük bir öğrenci, kapasitesinin altında performans sergiler.

7-Anne-babanın, çocuğun kapasitesinin üzerinde başarı beklentisi, çocukta kaygı oluşturur. Çocuk başarısız olmaktan o kadar çok korkar ki, sonunda başarısız olur. Yine, anne-babanın düşük başarı beklentisi çocuğun motivasyonunu düşürür.

8-Anne-baba arasında sağlıklı bir ilişkinin olmaması, evde huzursuz ve kaygı verici bir ortamın olması, çocuğun zihnini sürekli meşgul eder. Duygusal gerilim içindeki çocuk okulda başarı gösteremez.

9-Çocuğa sınırsız televizyon izleme, oyun, bilgisayar oynama hakkının tanınması, bu konularda gereken sınırlamaların getirilmemesi, çocuğun vaktini iyi değerlendirememesine neden olur.

10-Bazı geleneksel aileler, çocuktan sadece itaat ve bağlılık bekler. Çocuğun kendisini ifade edememesi, merak ve girişimciliğinin kabul görülmemesi, kendine güvenin hoş karşılanmaması, çocuğun kendine özgü bir kişilik geliştirmesine engel olur.

11-Ebeveynin çocuktan sürekli ders çalışmasını beklemesi, oyun, müzik, resim gibi faaliyetleri, spora veya televizyona harcanacak vakti lüzumsuz görmesi sonucu çocukta oluşan baskı, başarısızlığa neden olur.

12-Ailenin çocuğu disiplin ederken bedensel cezalar kullanması, dayak atma gibi, başarısızlığa neden olmaktadır.

13-Ailenin çocuğa yeterince ilgi ve sevgi göstermemesi.

14-Okulda öğretmenin ders işlerken, konuları çocukların seviyesine indirememesi ve sınıfların kalabalık oluşundan dolayı öğrencilerle birebir ilgilenememesi.

Aileler bu durumda ne yapmalı? Öncelikle çocuğun başarısızlık nedenlerini tespit etmeli. Başarısızlığın utancını çocuğa yaşatmamak gerekir. Bunun yerine başarılı olabilmesi için çocuğu teşvik etmek ve ona güven vermek gerekir. Çocuğun yeteneklerine uygun hedefler belirlenebilir. Çocuğa, zamanını doğru kullanması hususunda örnek olunmalı. Çocuğa her zaman başarısının arkasından maddi bir ödül verilmemelidir.
Çocuğa küçük yaştan itibaren yaşına uygun sorumluluklar verilebilir. Kendi problemlerini çözme becerisini kazanmasını sağlanabilir. Çocuğun duygu ve düşüncelerini ifade etmesine imkan verilebilir. Çocukla birlikte bir çalışma saati belirlenebilir. O saatte varsa televizyonu kapatılıp, ders dışında bir şeyle ilgilenmesine izin verilmeden bu bir saatlik süre iyi değerlendirilebilir. Çocuğa ders çalışabilmesi için uygun bir yer oda hazırlanmalıdır. Eğer evde küçük kardeşler varsa, ders çalışan çocuğunuzu rahatsız etmesine engel olunmalıdır. Çocuk ders çalışırken ya da kitap okurken onu yerinden kaldırmak, ondan bir iş yapmasını istemek çocuğun o anki dikkati dağılmasına ve motivasyonunun kaybolmasına sebep olacaktır…

Gelişimin adresi...
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums® version 9.50 [Free Express Edition]
Copyright ©2001-2008 Web Wiz