gelisenbeyin.net Ana Sayfa
Forum Anasayfası Forum Anasayfası > Düşünme Zamanı > Yazılar
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar
  SSS SSS  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Zor Tekerlemeler

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
gelisenbeyin Açılır Kutu Gör
Yönetici
Yönetici
Simge
gelişime dair ne varsa.. Yahya KARAKURT

Kayıt Tarihi: 01-Ocak-2006
Konum: Istanbul
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 4743
  Alıntı gelisenbeyin Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Konu: Zor Tekerlemeler
    Gönderim Zamanı: 28-Nisan-2011 Saat 22:25
Söylenişi Zor Tekerlemeler.

Siz bizim Çekoslavakyalılaştırdıklarımızdan mısınız yoksa Çekoslavakyalılaştıramadıklarımızdan mısınız?



Ramazanda Rizeli Rıza Rümeysa’ya; radyo, radyoaktif, ruh, rencide, ralli, radyo, ring, rengeyiği, radyoloji, rivayet, ranzarot nedir diye sormuş?
Ey dibi kara kabuğu kuru kaba kara ağaç beni gördünde mi kurudun ey dibi kuru kabuğu kara
kara ağaç beni görmedinde mi kurudun?



Çatalca’da topal çoban, çatal, sapan yapar, satar; niçin yapar, niçin satar Çatalca’da topal çoban çatal, sapan.


Çağatay'da çarmıha çakılan çarın çavuşu, çamurlu çamçağı çakıllı çayda
çalkalarken, çantasından çamaşırlarını çaldırdı...


Bu Kara kantar kırk kilo kara katran tartar.

Emişle Memiş mahkemeye gitmiş, mahkemeleşmişler mi, mahkemeleşmemişler mi?



Bir berberi berber bir berberi berbere demiş, gel beraber bir berberi berberle beraber bir berberi berber dükkanı açalım demiş.



Bu sıra şu sıra o sıra o sıra o sıra gelsin.


Dal tartar kartal kalkar , kartal kalkar dal tartar.


Hakki, Hakkı’ya gitmiş, Hakki. Hakkı’dan hakkini istemiş, Hakkı, Hakkı’nın hakkını vermeyince, Hakkı`da Hakkı’nin hakkından gelmiş.


Sen ne zamandan beri tekere mekere şekere mekere bir porsuksan bende o zamana kadar şekere mekere tekere mekere bir porsuğum.



Şemsipaşa pasajında kırk kulpu kırık tunç tas has hoş kayısı hoşafı



Biz onlara ders verelim derken onlarda bize ders vermişler, şimdi gidip onlara bir ders daha verelim de biz onlara ders verirken gelip bize ders vermek neymiş görsünler.

Adem madene gitmiş. Adem madende badem yemiş.
Madem ki Adem madende badem yemiş, niye bize getirmemi

Be birader buraya bak, başı bereli burma bıyıklı bastı bacak bayan berberiyle bizim Bedri bey birlikte bir pirinci birinci buluşta birbirine dizip Bursa pazarına indi.


Bir pirinci birinci buluşta bir inci gibi birbirine bağlayıp, Perlepe berberi bastıbacak Bedri ile beraber Balıkesir pazarına parasız giden bu paytak budala, babası topal Badi'den biberli bir papara yedi.



Bu çorbayı nanelemeli mi de yemeli, nanelememeli mi de yemeli?
Bu ekşi eski ekşi.

Bu mumcunun mumu umumumuzun mumudur.


Bu pikap, şu pikap, o pikap.


Cüce çinici Celali Hoca gizlice marpuççular içindeki züccaciyecilere gidip içi Çince yazılı cicili bicili cam çubukları cepceğizine indirmiş.


Değirmene girdi köpek, değirmenci vurdu kötek; hem kötek yedi köpek, hem kepek yedi köpek.




Dört deryanın deresini dört dergahın derbendine devrederlerse, dört deryadan dört dert, dört dergahtan dört dev çıkar.



El alem ala dana aldı aladanalandı da biz bir ala dana alıp aladanalanamadık.



   Eller bazlamalandı da, biz bazlamalanamadık.


Gökten bir damla düştü, şıp benim alnıma, şıp anamın alnına, şıp benim alnıma, şıp anamın alnına...




İki kel kör kirpinin yırtık kürkünü dişi kel kör kirpinin yırtık kürküne eklemişler.


İndim kuyu dibine, sildim, süpürdüm, silkindim, çıktım.



Kırk küp, kırkının da kulpu kırık küp.


Kırk kanatlılardan Kırklarelili kırkayak kıkırdayarak kırık kırak yerken kırık kanadına kırıntılar döküldü.


Sizin damda var beş boz başlı beş boz ördek, bizim damda var beş boz başlı beş boz ördek. Sizin damdaki beş boz başlı beş boz ördek; bizim damdaki beş boz başlı beş boz ördeğe: "Siz de bizim gibi beş boz başlı beş boz ördeksiniz." demiş.


Şu duvarı badanalamalı mı badanalamamalı mı?



Şu köşe yaz köşesi, şu köşe kış köşesi, ortada su şişesi.

Tomarzalı topal Şaban, yapar çatar satar saban.
Üç tunç tas has hoş hoşaf.

Üstü üç taslı taç saplı üç tunç tası çaldıran mı çabuk çıldırır,
yoksa iç içe yüz ton saç kaplı çanı kaldıran mı çabuk çıldırır

Gelişimin adresi...
Yukarı Dön
gelisenbeyin Açılır Kutu Gör
Yönetici
Yönetici
Simge
gelişime dair ne varsa.. Yahya KARAKURT

Kayıt Tarihi: 01-Ocak-2006
Konum: Istanbul
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 4743
  Alıntı gelisenbeyin Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 28-Nisan-2011 Saat 22:25
Sizde Denemek İster misiniz?
Acaba sarımsaklasak da mı saklasak samanı
Sarımsaklamasak da mı gelir zamanı
Sarımsaklamasak da gelirse zamanı
Niye sarımsaklayalım o zaman samanı.


Adem madene gitmiş. Adem madende badem yemiş.
Madem ki Adem madende badem yemiş niye bize getirmemiş.


Al bu takatukaları takatukacıya takatukalattırmaya .götür eğer
takatukaları takatukacı takatukalatmazsa takatukaları taktukacıya
takatukalattırmadan getir.

Aliş'le Memiş mahkemeye gitmiş mahkemede mahkemeleşmişler mi
mahkemeleşmemişler mi?

Be birader buraya bak başı bereli burma bıyıklı bastı bacak bayan
berberiyle bizim Bedri bey birlikte bir pirinci birinci buluşta birbirine
dizip Bursa pazarına indi.


Bir berber bir berbere "Bre berber gel birader biz beraber
Berberistan'da bir berber dükkanı açalım." demiş.

Bir pirinci birinci buluşta bir inci gibi birbirine bağlayıp Perlepe
berberi bastıbacak Bedri ile beraber Balıkesir pazarına parasız giden bu
paytak budala babası topal Badi'den biberli bir papara yedi.


Bu çorbayı nanelemeli mi de yemeli nanelememeli mi de yemeli?


Bu ekşi eski ekşi.


Bu mumcunun mumu umumumuzun mumudur.


Bu pikap şu pikap o pikap.
Cüce çinici Celali Hoca gizlice marpuççular içindeki züccaciyecilere gidip
içi Çince yazılı cicili bicili cam çubukları cepceğizine indirmiş.


Çatalca'da başı çıbanlı topal çoban çatal sapan yapar satar.


Değirmene girdi köpek değirmenci vurdu kötek; hem kötek yedi köpek hem kepek yedi köpek.


Dört deryanın deresini dört dergahın derbendine devrederlerse
dört deryadan dört dert dört dergahtan dört dev çıkar.


El alem ala dana aldı aladanalandı da biz bir ala dana alıp aladanalanamadık.

Eller bazlamalandı da biz bazlamalanamadık.


Gökten bir damla düştü şıp benim alnıma şıp anamın alnına şıp benim
alnıma şıp anamın alnına...

İki kel kör kirpinin yırtık kürkünü dişi kel kör kirpinin yırtık kürküne
eklemişler.


İndim dereye sarul seke teke çepiç tek otlarlar. Dedim niçin sarul seke
teke çepiç tek otlarsınız? Dedi bizim sorumuz sopumuz torumuz topumuz
sarul seke teke çepiç tek otlarlar.

İndim kuyu dibine sildim süpürdüm silkindim çıktım.


İt iti itti bit iti itti it biti itti. Bit gitti it gitti. İtti bitti
gitti.

Kartal kalkar dal sarkar dal sarkar kartal kalkar.

Kırk küp kırkının da kulpu kırık küp.


Kırk kanatlılardan Kırklarelili kırkayak kıkırdayarak kırık kırak yerken


kırık kanadına kırıntılar döküldü.


Sizin damda var beş boz başlı beş boz ördek bizim damda var beş boz başlı beş boz ördek. Sizin damdaki beş boz başlı beş boz ördek; bizim damdaki beş boz başlı beş boz ördeğe: "Siz de bizim gibi beş boz başlı beş boz ördeksiniz." demiş.

Şemsipaşa Pasajı'nda sesi büzüşesiceler.

Şu duvarı badanalamalı mı badanalamamalı mı?

Şu köşe yaz köşesi şu köşe kış köşesi ortada su şişesi.

Şu yoğurdu sarımsaklasak da mı saklasak sarımsaklamasak da mı saklasak.


Tomarzalı topal Şaban yapar çatar satar saban.

Üç tunç tas has hoş hoşaf.

Üstü üç taslı taç saplı üç tunç tası çaldıran mı çabuk çıldırır
yoksa iç içe yüz ton saç kaplı çanı kaldıran mı çabuk çıldırır.

Gelişimin adresi...
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums® version 9.50 [Free Express Edition]
Copyright ©2001-2008 Web Wiz