gelisenbeyin.net Ana Sayfa
Forum Anasayfası Forum Anasayfası > Teknoloji Tasarım > Tasarım ve Buluş Hikayeleri
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar
  SSS SSS  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

aspirinin hikayesi

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
gelisenbeyin Açılır Kutu Gör
Yönetici
Yönetici
Simge
gelişime dair ne varsa.. Yahya KARAKURT

Kayıt Tarihi: 01-Ocak-2006
Konum: Istanbul
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 4739
  Alıntı gelisenbeyin Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Konu: aspirinin hikayesi
    Gönderim Zamanı: 22-Ocak-2008 Saat 14:52
Her geçen gün yeni bir hastalığa iyi geldiği belirlenen 108 yıllık Aspirin’in gerçek öyküsü daha eski, Aspirin, tam 3500 yıl önceye gidiyor.



Tıp tarihçileri1897 yılını Aspirin’in doğum yılı olarak gösteriyor ancak, insanlık tarihinin en iyi bilinen ilacının coşkulu öyküsü 3500 yıl önce başladı. Yazılı kayıtlara göre M.Ö. 2. yüzyılda romatizma ve sırt ağrısı için kurutulmuş mersin ağcı yapraklarından enfüzyon yapılması tavsiye ediliyordu. Bin yıl sonra tıbbın babası Hipokrat ateş ve ağrı için reçetesine söğüt ağacı kabuğundan ekstre edilen suyu yazdı. Bu suda bulunan ve ağrıyı hafifleten madde salisik asitti. Orta çağda doktorlar Hipokrat’ın bu tedavisini unuttu ancak halk söğüdü seviyordu. Bitkilere meraklı otacı kadınlar, söğütlerin kabuklarını toplar, kaynatır, ağrı ve ateşten şikayeti olanlara verirlerdi.

Mucize İlaç Aspirin…

• Yüksek risk altındaki erkek ve kadınların kalp-damar hastalıklarından korunması için günde 75-120 mg ASA(Aspirin’in ana maddesi) kullanmaları öneriliyor. ABD’de 10 yaşından büyük çocuklara koruma amaçlı günde 75 mg Aspirin veriliyor.

• Kadınların yüzde 80’inden fazlasında görülen, tekrarlayan gerilim tipi baş ağrılarını ASA’nın hızlı ve emniyetli bir şekilde hafifletiyor.

• Baş, diş, mafsal ağrıları, iltihaplanma, enfarktüs gibi birçok hastalığa karşı kullanılan ‘süper hap’ın her gün düşük dozda alındığında kanı sulandırarak, pıhtılaşmayı önlediği ve bu nedenle kalp krizi riskini azalttığı kesinlikle biliniyor.

• Beyin kanaması geçiren kişilerin iki hafta boyunca Aspirin almalarının da fayda sağladığı açıklandı.

• Yapılan araştırmaların Aspirin’in bağırsak kanserine, hatta akciğer kanseri tehlikesini büyük ölçüde azalttığı ortaya çıktı.

• Uzmanlar tarafından 1400 erkek üzerinde 5.5 yıl boyunca yapılan bir araştırma, prostat riskinin her gün Aspirin içen erkeklerde iki kat azaldığını gösterdi.

• Kaşıntıyı kesiyor: Birkaç tablet Aspirin’i ezip toz haline getirin. Elde ettiğiniz tozu bir miktar nemlendiriciyle karıştırıp bölgeye sürün. Bu losyon Aspirinin cilde nüfus etmesini sağlayacak ve kaşıntıyı durduracaktır.

• Tansiyonu düşüyor: İspanyol bilim adamının yaptığı bir araştırma, Aspirin’in yüksek tansiyona iyi geldiğini ortaya koydu. Her gün alınan 100 mg Aspirin büyük ve küçük tansiyonu belirgin bir oranda düşürüyor. Ancak uzmanlar uyarıyor: Aspirin’i gündüz değil, gece içmelisiniz.

• Güneş yanığına karşı: Yazın bir anda korumasız olarak Güneş’in altında kalmaktan kaynaklanan yanıklar bir hayli can yakıcıdır ve ardından cildin kabarcıklar halinde su toplamasına neden olur. Ancak çok fazla güneş altında Güneş altında kaldıktan en az 1-2 saat sonra alınan Aspirin hem yanmayı hem de cildin su toplamasını azaltır.



• Kalp dostu: Günde en az 75 mg Aspirin almak kanı inceltip damar iltihaplanmasını önleyerek kalp hastalıkları riskini %30 oranında düşürebiliyor. Göğüs ağrısı hissedildiğinde bir Aspirin çiğnemek, olası kalp krizini baştan önlemeye yardımcı oluyor ve kriz geçirilmişse bunun meydana getirdiği tahribatı azaltıyor.

• Nasıra iyi geliyor: 5-6 adet Aspirin’i toz haline getirip yarımşar çay kaşığı su ve limon suyuyla karıştırın. Nasırlı bölgeye bu karışımı sürdükten sonra üzerini sıcak ve nemli bir bezle 10 dakika örtün. Aspirin’in içindeki asit nasırı yumuşatacak ve süngertaşıyla biraz ovduktan sonra nasır yok olacaktır.

• Kolon kanserini önlüyor: Aile bireylerinizden biri kolon kanseriyse her gün Aspirin içmenizde büyük fayda var. Zira araştırmalara göre günde 81 mg Aspirin alan erkeklerde kolon kanseri riski, almayanlara göre %50 oranında düşebiliyor.

• Uçukları geçiriyor: Macar uzmanlar tarafından yapılan bir araştırmaya göre, her gün alınacak 125 mg Aspirin uçukların cilt üzerindeki ömrünü ortalama 8 günden 5 güne düşürerek neredeyse yarı yarıya azaltabiliyor. Aspirin, uçuğa neden olan iltihabı da azaltarak, etkilenmiş bölgenin daha çabuk iyileşmesini sağlıyor.

• Alzheimer’dan koruyor: Hollanda’daki Erasmus Tıp Merkezi’nde görevli bilim adamları tarafından yapılan bir araştırmaya göre birkaç yıl boyunca düzenli Aspirin kullananlarda Ahzheimer hastalığına yakalanma riski, bu ilacı düzensiz kullananlara göre yaklaşık %80 oranında daha az ortaya çıkıyor.

• Kadında kısırlığa iyi geliyor: Arjantinli uzmanlar, çocuk sahibi olamayan bir grup kadın üzerinde testler taptı. Kadınlardan bir bölümüne sadece kısırlık ilacı, diğer gruba ise kısırlık ilacı ile birlikte 100 mg Aspirin verildi. Aspirin, yumurtalıkta kan dolaşımını arttırdığı için, ilacı Aspirin’le alanların hamile kalma şansı %40 arttı. Sadece kısırlık ilacı alanlarda ise %20 artış görüldü.

• Siğilleri söküp atıyor: Bir parça bant alın, ortasına yuvarlak bir delik açın ve bu delik tam siğilin üstüne gelecek şekilde cildinize yapıştırın. Ucu banttan dışarı çıkan siğilin üzerine, daha önceden toz haline getirdiğiniz Aspirin’i sürün, ancak cildinizin başka taraflarına bulaştırmayın. Sonra bunun üzerini başka bir bantla kapatıp aynı işlemi üç gece üst üste uygulayın… siğiliniz iyileşecektir.

• Felçten koruyor: Felcin nedeni kan pıhtılaşması. Aspirin’in en önemli özelliği de pıhtılaşmayı önlemesi. Her gün alınacak bir Aspirin’in, felç geçirmiş erkeklerde yeni bir felç riskini %25 oranında önlediği biliniyordu. Bundan yola çıkan uzmanlar, genel olarak felç riski taşıyanlarda da aynı oranda etkili olacağını düşünüyor. Hatta bazı araştırmalar bu oranın daha da yüksek olabileceğini gösteriyor.

• DİKKAT:

Uzmanlar özellikle mide hastalarını uyarıyor: fazla Aspirin midenizi delebilir. Çünkü mide asit salgılayan bir organ. Aspirin veya romatizma ilaçları midenin koruyucu örtüsünü ortadan kaldırıyor. Böylece iç örtü asitle doğrudan temasa geçiyor. Uzmanlar, gençlerde fazla Aspirin alımının beyin ve karaciğerde tahribata sebep olacağını söylüyorlar.
alıntı
Yukarı Dön
gelisenbeyin Açılır Kutu Gör
Yönetici
Yönetici
Simge
gelişime dair ne varsa.. Yahya KARAKURT

Kayıt Tarihi: 01-Ocak-2006
Konum: Istanbul
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 4739
  Alıntı gelisenbeyin Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 22-Ocak-2008 Saat 14:53
*Aspirin hakkında bugüne kadar 25 binden fazla bilimsel tebliğ yazıldı.

*Bugüne kadar 1 trilyon dan daha fazla Aspirin tableti tüketildi.

*Aspirin’in keşfinde büyük bir aşama kaydeden bir köy papazı Edward Stone, söğüt ağacının kabuğundan elde ettiği ilacı sıtma için kullanıyordu. Oysa bulduğu ilaç sıtmanın tedavisi için değil, onun belirtilerini (yüksek ateş, asabiyet, baş, kol ve bacaklarda ağrı) tedavi edecek nitelikteydi.

*Aspirin’in ilk adı, Berlinli Karl Jackop Lowing tarafından, beyaz çayır çiçeğinden (Latince adıyla spirsaure) elde ettiği salisilat asidini bulmasıyla gerçekleşti.

*Aspirin’in ateşi nasıl düşürdüğü onca araştırmaya rağmen hiç bilinemedi ve hâlâ bilinmiyor.

*Aspirin’in asıl başarısı ve yaygınlığı, akademisyen kimyacıların ve tıp adamlarının bilimsel araştırmalarının sonucunda değil, sanayinin sadece para kazanmak amacıyla araştırıp bulması ve piyasaya sürmesiyle gerçekleşti.

*Friedrich Bayer’in boya üreten fabrikası, emeklemekte olan farmakoloji (ilaç bilim) nin ticari geleceğini gördü ve Aspirin’i üretip dağıtarak boyadan yıllarca kazanamadığı parayı kazandı, ilaç sanayiinde bir kartel oldu.

*Bayer Boya Fabrikası’nın mideye yan etkileri azaltılmış olarak ürettiği ilaç, Aspirin adıyla ilk kez 1899’da üretildi ve dağıtıldı.

*Aspirin piyasaya sessizce girdi; ancak üretiminden 10 yıl sonra dünyada en çok kullanılan ilaç oldu ve tıp ile ticaret arasında büyük bir rahatsızlığın alevlenmesine sebep oldu.

*Aspirin’e talep o kadar fazlaydı ki sadece ABD’de üç yıl içinde (1914-1916) 1 milyon kg. Aspirin tüketildi ve değeri 25 milyon dolardı. Bugünün değeri ile 600 milyon doları aşan bu rakam, o günün ticari ortamında dev şirketleri yutkunduruyor, devletlerin arasını açıyordu.

*Güney Amerika’da Aspirin’in sadece satışını yapan şirket, 1929 yılında 1,250 milyon dolar kâr elde itti. (Bu rakam bugünün 30 milyon dolarına denk geliyor.)

*1917 ve 1918 yıllarında Amerika ve müttefik devletlerin ordularında yaşanan büyük grip salgını askerleri mahvetti. Hastaneler, revirler dolup taştı, pek çok ölüm oldu. Alman Bayer Aspirin’i, rakipleri tarafından büyük bir iftiraya uğradı ve bunun sonucunda kısa süreli de olsa ticari olarak zarar gördü: Aspirinlerin içinde grip virüsü vardı!

*Gribi engellemese de ateş düşürücü, ağrı kesici ve mukavemet kazandırıcı özellikleriyle Aspirin 1. Dünya Savaşı’ndan galip çıktı. Ünü bütün dünyaya yayıldı; gücünü, satışlarını artırdı. Çünkü Aspirin’in zaten yüksek olan satışı ve üretimi 1918 ve 1920 yılları arasında üç katına çıktı.

*Bayer firması çalışanlarından Felix Hoffman, iki hafta içinde hem Aspirin’i hem de eroini bulan isim oldu. Bu dönemde, eroinin bağımlılık yaptığı bilinmiyor, bir aile ilacı olarak pazarlanması planlanıyordu.

*Aspirin’in patentine sahip 5 büyük ilaç firmasından kurulu IG Farben personelinden üst düzey 23 yönetici, Hitler’e destek verdikleri gerekçesiyle savaş suçlusu olarak yargılandı.
Yukarı Dön
gelisenbeyin Açılır Kutu Gör
Yönetici
Yönetici
Simge
gelişime dair ne varsa.. Yahya KARAKURT

Kayıt Tarihi: 01-Ocak-2006
Konum: Istanbul
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 4739
  Alıntı gelisenbeyin Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 04-Nisan-2011 Saat 19:32
Aspirin’in İnanılmaz Öyküsü

Aspirin’in bilinen faydaları saymakla bitmiyor. Tarihe yön veren bu markanın öyküsünü bir de Aspirin’in ağzından dinleyelim…



Etken maddem Asetilsalisilik Asit; kısaca ASA da diyebilirsiniz. Aslında kökenim 3.500 yıl öncesine dayanıyor.



Tüm doktorların babası sayılan Koslu Hipokrat, ateş, ağrı ve doğum ağrıları için söğüt ağacı kabuklarından elde edilen bir özsuyu reçetesi yazmıştır.



Bu özsudaki etken madde, bugün bildiğiniz adıyla, gerçekten de ağrıyı azaltan ASA’dır. 1897 - Babası için etkili bir antiromatizmal ilaç arayan Bayer kimyageri Dr. Felix Hoffmann etken maddem olan asetilsalisilik asiti (ASA) dünyada ilk kez kimyasal olarak saf ve stabil formda sentezledi. 6 Mart 1899 benim doğum günüm.



İlk ticari şeklim, 1899 yılında eczanelere sunuldu. Başlangıçta eczanelere 250 gramlık şişelerde toz halinde veriliyordum. Daha sonraları 1'er gramlık kağıt poşetlerde sunulmaya ve hastalara dağıtılmaya başlandım.



1900 yılında Bayer beni klasik tablet formda satmaya başladı. Dünyada bu formda satılan ilk ilaç ben oldum. 1909’da yani doğumumdan sadece on yıl sonra Amerika’da en çok reçetelenen ilk on ilaçtan biri oldum. 1920’lerde tüm dünyadaki araçlar üzerinde reklamım yapılıyordu. Bir zamanlar bu arabalarda dağıtılıyordum.


1950’de Guinnes Rekorlar Kitabı’nda en iyi ağrı kesici olarak yer aldım. İnanılmaz bir heyecan yaşadım!


1967 yılında bölmeli paketler halindeki yeşil ve beyaz renkli karton kutum satışa sunuldu. Uzaya bile gittim!


1969’da Amerikalı Astronot Neil Armstrong ay üzerinde yürüyen ilk insan ünvanını kazandığında onun yanındaydım!


1971’de kuzenim Aspirin® Plus C Almanya’da piyasaya sürüldü. İçeriğindeki C Vitamini ile hızlı ve uzun süreli etki sağlarken, bağışıklık sistemini de desteklemesiyle kabul gördü. Özellikle soğuk algınlığı ve gripte kırıklığa iyi gelmesiyle ün saldı…


İşte bu adam! 1970’li yılların başlarında hakkımda geniş çaplı araştırmalar yürüten İngiliz Bilim Adamı Profesör John Vane, benim etki mekanizmamı açıklığa kavuşturdu. Birçok önemli çalışmaya da zemin hazırlayan ve ASA’nın farklı hastalıklara karşı kullanılıp geliştirilmesinde önemli rol oynayan bu araştırma Prof.



Sir John Vane’e 1982 yılında Nobel Tıp Ödülü’nü kazandırdı.


1999 yılında 100 yaşına bastım.



Bayer, büyük gün 6 Mart 1999'da, en iyi bilinen ürünü olan benim için çok özel bir doğum günü armağanı tasarladı. Bayer´in Leverkusen'deki gökdelen idari binası dünyadaki en büyük Aspirin® paketine dönüştürüldü.



Guiness Rekorlar Kitabı'na "Dünyanın En Büyük Aspirin® paketi" olarak geçti. İnanılmaz büyük bir kutlama oldu ve gördüm ki 100 sene sonra bile herkes tarafından sevilip güveniliyorum!



Etken maddem ASA’dan her yıl yaklaşık 50 bin ton üretiliyor. Bu miktar 500 mg’lık tabletlere sıkıştırılabilseydi, 100 milyar adet tabletim elde edilirdi. Bunları yan yana koysaydık 1 milyon km’lik bir zincir oluşturulabilir ve bu uzunlukta bir zincir dünyadan aya kadar gidip gelebilirdi. (Fotoğraftaki ASA kristalidir.)


Tansiyonu düşürüyorum: İspanyol bilim insanları, beni araştırmış. Buna göre; Yüksek tansiyona iyi geliyorum. Her gün alınan 100 miligramlık tabletim, büyük ve küçük tansiyonu belirgin oranda düşürüyor. Ancak uzmanlar uyarıyor: Beni sabah değil, geceleri içmelisiniz.


Bebek aspirini adından da anlaşılacağı gibi bebekler içindir. Siz kalbiniz için bağırsakta çözülen özel film kaplı kardeşimi kullanmalısınız.


Kalp dostuyum: Günde en az 75 miligram benden almak, kanı inceltip damar iltihaplanmasını önlüyor. Bu da kalp hastalıkları riskini yüzde 30 oranında düşürebiliyor. Göğüs ağrısı hissedildiğinde bir Aspirin çiğnemek, olası kalp krizini baştan önlemeye yardımcı oluyor ve kriz geçirilmişse bile bunun yarattığı tahribatı azaltıyor.


Güneş yanığına karşı iyi geliyorum: Yazın bir anda korunmasız olarak güneşin altında kalmaktan kaynaklanan yanıklar canı çok yakar ve ardından cildin kabarcıklar şeklinde su toplamasına neden olur. Çok fazla güneş altında kaldıktan en az bir-iki saat sonra alınacak iki adet Aspirin tabletim, hem yanmayı, hem de cildin su toplamasını azaltır.


Nasırı yumuşatıyorum: 5-6 adet tabletimi, toz haline getirip yarımşar çay kaşığı su ve limon suyuyla karıştırın. Nasırlı bölgeye bu karışımı sürdükten sonra, üzerini sıcak ve nemli bir bezle 10 dakika örtün. İçeriğimdeki asit, nasırı yumuşatacak ve sünger taşıyla biraz ovduktan sonra nasırınız düzelecektir.


Prostat riskini azaltırım: Ünlü sağlık merkezi Mayo Clinic’in uzmanları tarafından 1400 erkek üzerinde 5,5 yıl boyunca yapılan araştırma, prostat riskinin, her gün Aspirin içen erkeklerde iki kat azaldığını gösterdi.


Uçukları geçiriyorum: Macar uzmanlar tarafından yapılan bir araştırmaya göre, her gün alınacak 125 miligram Aspirin tabletim, uçukların cilt üzerindeki ömrünü ortalama 8 günden 5 güne düşürüyor. Ayrıca uçuğa neden olan iltihabi da azaltarak, etkilenmiş bölgenin daha çabuk iyileşmesini sağlıyor.


Kolon kanserine karşı yine ben: Aile bireylerinizden biri kolon kanseriyse her gün benden içmenizde büyük fayda var. Zira araştırmalara göre günde 81 miligram Aspirin alan erkeklerde kolon kanseri riski, almayanlara göre yüzde 50 oranında düşebiliyor.


Hafıza dostuyum: Hollanda’daki Erasmus Tıp Merkezi’nde görevli bilim adamları tarafından yapılan bir araştırmaya göre, birkaç yıl boyunca düzenli Aspirin kullananlarda Alzheimer hastalığına yakalanma riski, bu ilacı düzensiz kullananlara göre yaklaşık yüzde 80 oranında daha az ortaya çıkıyor.


Bir nevi korumayım: Felcin nedeni kan pıhtılaşması. Benim en önemli özelliğim de pıhtılaşmayı önlemek. Her gün alınacak bir Aspirin'in, felç geçirmiş erkeklerde yeni bir felç riskini yüzde 25 oranında önlediği biliniyordu.

Bundan yola çıkan uzmanlar, genel olarak felç riski taşıyanlarda da aynı oranda etkili olacağını düşünüyor. Hatta bazı araştırmalar bu oranın daha da yüksek olabileceğini gösteriyor.

http://foto.ekolay.net

Gelişimin adresi...
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums® version 9.50 [Free Express Edition]
Copyright ©2001-2008 Web Wiz