gelisenbeyin.net Ana Sayfa
Forum Anasayfası Forum Anasayfası > Teknoloji Tasarım > Belirli Gün ve Haftalar
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar
  SSS SSS  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Kutlu doğum haftası (14- 20 Nisan)

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
gelisenbeyin Açılır Kutu Gör
Yönetici
Yönetici
Simge
gelişime dair ne varsa.. Yahya KARAKURT

Kayıt Tarihi: 01-Ocak-2006
Konum: Istanbul
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 4724
  Alıntı gelisenbeyin Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Konu: Kutlu doğum haftası (14- 20 Nisan)
    Gönderim Zamanı: 25-Mayıs-2007 Saat 21:51
Kutlu doğum haftası (14 - 20 Nisan)
Mevlid Nedir?
Doğum zamanı demektir. Peygamberimizin doğumu ve bunu anlatan eser anlamında kullanılır.

1989 yılından beri kutlanmakta olan Kutlu Doğum Haftası fikri nasıl doğdu?

Sizin de bildiğiniz gibi Peygamberimizin dünyayı teşrifleri olan Mevlid-i Nebevi, asırlardır milletimiz tarafından ‘Mevlid Kandili’ olarak kutlanmaktadır. Mevlid Kandili ilk defa 13. asırda Erbil Atabeği Muzafferüddin Gökbörü tarafından iki ay süreyle kutlanmaya başlandı. Mevlid Kandili münasebetiyle ilim adamları bir araya gelip ilmi, fikri sohbetler yapıyor, halk sokaklarda mevlidi bir bayram havasında kutluyordu.
Süleyman Çelebi’nin kaleme aldığı Vesiletü’n Necat isimli şiirin, Mevlid adıyla, yüzyıllardır sevinçte, tasada, doğumda, ölümde okuna gelmesi ve bu geleneğin bugün de canlı bir şekilde devam etmesi, Peygamber sevgisi etrafında teşekkül eden milli ruhun ifadesidir.
Yüce dinimiz, huzurlu ve mutlu dünyanın en büyük hayat kaynağıdır. Bu noktadan hareketle dini tefekkürü cami dışına taşırmak, değerli ilim adamlarımızın araştırmalarını ve düşüncelerini halka aktarabilmek için Mevlid kandilini hayırlı bir vesile telakki eden Türkiye Diyanet Vakfı, yüzyıllar önce bir ilim ve kültür bayramı şeklinde kutlanan Mevlid geleneğini canlandırmayı amaçlamıştır. Bu düşünce ile Peygamberimizin doğum gününü içine alan haftayı, "Kutlu Doğum Haftası" olarak ilan etmiştir.

Bir gelenek haline gelen Kutlu Doğum Haftasının gayesi nedir?

Mevlidi, Türk kültürünün sağlam bir mesnedi, milletimizi birlik ve bütünlük içinde aydınlık geleceğe taşıyacak sağlam bir gelenektir. Hafta dolayısıyla hazırlanan programlar belirlenirken gözetilen gaye hep bu olmuştur.
Takip ettiğimiz geleneğin gücü ve bunun hâlâ milletimizin gönlünde dipdiri yaşaması, gelecek için bizleri umutlandırmaktadır. Yüzyıllardır görülmüştür ki Türk Milleti inançlıdır, hoş görülüdür, dinî inançlarını bir kavga konusu olarak değil, barış ve huzur kaynağı olarak görmektedir.
Mevlid’le ifadesini bulan kültür atmosferi, bu geleneğin devamıdır. 1989’dan beri icra ettiğimiz programlardan devşirdiğimiz fikir ve kültür iklimi, Türkiye Diyanet Vakfı’nın hayırlı bir yolda olduğunu göstermektedir. Unutulmamalıdır ki, insanlık için en güzel rehber; bütün güzellikleri bünyesinde toplayan ve güzel ahlâkı tamamlamak için gönderilen Hz. Peygamber, model ise Peygamberimizin insanlığa sunduğu modeldir. Çünkü O, tam bir anarşi ve kargaşa ortamında, insanlık için bir güneş olmuş, çirkinlikleri güzelliklere tebdil etmiştir. İnsanlık O’nun getirdiği yüce değerler ve prensipler doğrultusunda büyük medeniyetler kurmuş, kaybedilen haklarına kavuşmuş, fıtratında var olan yüce değerlerin farkına varmış, kadın erkek Allah’ın ve cemiyetin huzurunda eşit olmanın hazzını tatmıştır.
İslam medeniyeti Kur’an ve Hz. Peygamberin sünnetinden kaynaklanan, evrensel ahlak ilkeleri ve insan hakları ile ilmi anlayış üzerine bina edilmiştir. Zira İslam Medeniyetinin esası, İslam dininin hikmet ve adaleti üzerine kurulmuş olduğundan, ilmi ve irfanı öğretmiş, zulmü ve zoru yasaklayarak, haksızlıklara karşı koymayı hedef almıştır. Şurası bir gerçektir ki Cenab-ı Hak, insanın kendisi ile olan ilişkisini iman ve ibadete bağladığı halde, insanın diğer insanlar ve eşya ile ilişkilerini ahlak ve hukuk kurallarına bağlamıştır. Kamil bir insan, bu ilişkilerini yerli yerince ve dengeli bir biçimde yapan kişidir. İşte Hz. Muhammed, bunu sağlayan ve bize örnek olan insandır.
Biz de Türkiye Diyanet Vakfı olarak, örnek insan Hz. Muhammed’in evrensel prensiplerini ve insanlığa getirdiği yüce değerleri, günümüz şartlarını da dikkate alarak insanlığa ulaştırmak amacıyla Kutlu Doğum Haftası’nı ihdas ettik.

Bu hafta münasebetiyle gerçekleştirilen faaliyetlerden kısaca bahseder misiniz?

—Öğrencilerin, Sosyal İlimler arasındaki bilgileri müfredat seviyesinde ve doğru olarak öğrenmesi, bu alandaki bilgilerin derinleştirilmesi; öğrencilerin ve velilerin "Kutlu Doğum
Haftası"na ilgilerinin sağlanması ve Hz. Peygamber sevgisinin yaygınlaştırılması amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı ile organizeli olarak Türkiye genelinde Lise ve Meslek Liseleri arasında bilgi yarışması düzenlenmektedir. Bu yarışmaya gerek öğrencilerin, gerek velilerin ve gerekse okul idarelerinin bir hayli ilgi gösterdiği sevinçle müşahede edilmektedir.
— Yine aynı amaç doğrultusunda ilköğretim çağındaki yavrularımızın da bu haftaya iştirakini sağlamak amacıyla değişik yıllarda resim ve şiir yarışmaları düzenlenmiştir. Yarışmaya iştirakin fazla olması, bu haftanın özellikle ilköğretim çağındaki çocuklarımız arasında da ilgi uyandırdığını göstermiştir. Gelen şiir ve resimler çocuklarımızın kabiliyetlerini sergilemelerine imkân vermiştir.
—İmam-Hatip Lisesi öğrencilerine, araştırma yapıp düzgün bir şekilde yazma alışkanlığı kazandırmak; İslam ile aktüel kavramlar arasında irtibat kurup düşünmelerini temin etmek amacıyla Türkiye genelinde İmam-Hatip Liselerindeki öğrenciler arasında düzenlenen kompozisyon, hutbe metni hazırlama vb. yarışmalara da ilginin bir hayli fazla olduğu görülmüştür. Çocuklarımızın araştırma ve bir emek mahsulü neticesinde ortaya koydukları eserler bizleri memnun etmiştir.
— Bu faaliyetlerin önemli bir ayağını da yurtdışına yönelik olarak gerçekleştirdiğimiz yarışmalar oluşturmaktadır. Her yıl değişik konularda özellikle Türk cumhuriyetleri, Balkanlar ve Türk Topluluklarına yönelik Peygamber sevgisi, vatan ve millet sevgisi konularında düzenlenen şiir yarışmaları neticesinde edebiyatımıza yeni eserler kazandırılmıştır.
— İlim adamlarımızın bu haftaya iştirakini sağlamak üzere, ilmi inceleme ve araştırmayı teşvik etmek amacıyla 1995 yılından bu yana her yıl, İslam Dini ve kültürü alanında yapılan ilmi bir araştırmaya ödül verilmektedir. Bu amaçla açılan yarışma ilim çevrelerinde 4 yıldan beri büyük ilgi uyandırmıştır.
— Ayrıca dünyanın değişik ülkelerinden ilim adamlarının katılımıyla her yıl değişik bir konuda Uluslararası İlmi Sempozyum düzenlenmektedir. Çok önemli konuların ele alındığı bu sempozyumlarda sunulan tebliğler ve yapılan müzakereler Vakfımız tarafından kitap olarak bastırılmakta ve halkımızın istifadesine sunulmaktadır. Bu bağlamda bu sempozyuma kariyerinde uzmanlaşmış ilim adamları sempozyum konuları hakkında uzun araştırmalar yapmakta ve bu sempozyumda değerli tebliğlerini ilgililerin bilgisine sunmaktadır.

Kutlu Doğum Haftası çerçevesinde 1995 yılından itibaren "Bir Dal Gül Ver" kampanyası başlatılmıştı. Bu kampanyanın amacı neydi?

—Bilindiği üzere gül; edebiyatımızda Peygamber Efendimizin rumuzu olarak kullanılmıştır.
Vakfımız; hem Peygamberimizi anmak, hem de O’nun rahmet ve sevgi peygamberi olduğundan hareketle, içinde bulunduğumuz zor günlerde insanları bir sevgi halesi etrafında toplamak amacıyla "Bir Dal Gül Ver" kampanyası başlatmıştır.
Dünyanın yeni yapılanma ve arayışlar içerisine girdiği; bunalımlardan kurtulmanın yollarını aradığı şu günlerde, sıkıntının, kaosun, huzursuzluğun panzehiri olan sevginin gönüllerde yeşertilmesi bir mecburiyettir. Dünya sevgi üzerine kurulmuştur. Sevgi ve hoşgörü bütün problemlerin yegâne çözüm kaynağıdır. Sevgi en güzel ifadesini Gül’de bulur. Bu manada, sevgisi bütün insanlığı kucaklayan Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in doğum yıldönümünde bütün vatandaşlarımızın sevdiklerine bir dal gül vermesinin, insanımızın birbirine daha sıcak bakmasına vesile olacağı ve güzel bir hoşgörü ortamı yaratacağı inancındayız.
—İlki 1996 yılında başlatılan "Kutlu Doğum Aşı", Türk kültürüne uygun bir şekilde icra edilmektedir. Misafir ağırlama bilindiği gibi Türk insanının vazgeçilmez bir özelliğidir. Bu düşünceden hareket eden Türkiye Diyanet Vakfı, hazırladığı 3500 kişilik etli pilav ve ayranı, Kocatepe Camii avlusunda misafirlerine ikram etmektedir.
— Yine bu hafta münasebetiyle kültür etkinlikleri çerçevesinde Türk Tasavvuf Musiki konserleri düzenlenmektedir. Büyük bir coşkuyla icra edilen konserlere halkımızın yoğun ilgi göstermesi bizleri sevindirmektedir.
Takdir edileceği üzere bütün faaliyetlerimizi burada anlatmak mümkün değildir. Bu saydığımız faaliyetler belli başlılarıdır. Bu faaliyetlerin tamamı ve benzerleri tüm yurt çapına yayılmış şubelerimiz tarafından da icra edilmektedir.

10 yıldan beri gerçekleştirilen bu etkinlikler amacına ulaşabildi mi?

Elbette, Kutlu Doğum Haftası’nın toplumun bütün kesimleri tarafından kabul görmesi ve halkımızın faaliyetlere gösterdiği ilgi, 7’den 70’e herkesin ve her kesimin takip ettiği ve katıldığı bu etkinliğin amacına ulaştığını göstermektedir. Halkımızın, Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle gerçekleştirilen etkinliklere gösterdiği teveccüh bizleri heyecanlandırmış, ileriye dönük daha kapsamlı faaliyetler gerçekleştirmeye sevk etmiştir. Daha önce de belirttiğim gibi Kutlu Doğum Haftası, milletimizin arzusu ve tarihi geleneği üzerine canlandırılmıştır. İlk sene sadece Ankara’da başlayan kutlama programları, bugün artık bütün Türkiye’ye, Türk dünyasına, Balkanlar’a, Kıbrıs’a ve Batı Avrupa ülkelerine yayılmış durumdadır. Milletimizin geniş alakasına mazhar olan Kutlu Doğum Haftaları, bilim, bilgi, kültür, sanat faaliyetleriyle dolu birer şölen haline gelmiştir. Kutlu Doğum Haftası, halkımızın istekleri ve destekleri doğrultusunda, bugünkü merhaleye ulaşmıştır.
Toplumumuzda Peygamber sevgisinin ayrı bir yeri olduğunu söylemiştik. Halkımızda kökleşmiş olan bu Peygamber sevgisi, Peygamber’i, insanı kâmil olarak hayatında örnek almaya yöneltmiştir. Fakat bu örnekliğin bilimsel bir fikri temeli yok denecek kadar zayıftır. Çünkü ana kaynaklara dayanılarak kazanılmış doğru bilgilerden mahrumdur. İşte bu noksanı gidermek hususunda, Kutlu Doğum Haftası Kutlamaları, çok büyük katkılar sağlamıştır ve sağlamaya devam edecektir.
Bu hafta boyunca, binden fazla üniversite mensubu bilim adamı ve din görevlisi, sadece Türkiye hudutları içinde binlerce konuşma yapmaktadırlar. Böylece hem üniversite mensupları, hem halkımız, hem de din görevlilerimiz kaynaşma ve dayanışma imkânı içine girmektedir.
Unutulmamalıdır ki inançlardaki ortak payda, bin senedir bizi bir arada yaşatmaktadır. Böylelikle, farklı gruplara ve farklı kültürlere mensup insanların aynı ruh, aynı inanç, aynı kültür ve aynı değerler etrafında kaynaşmaları bu hafta münasebetiyle temin edilmektedir. Bu da sevindirici bir olaydır.

Bu kutlamaların yurtdışı boyutu da vardır herhalde. Varsa bu faaliyetlerin değerlendirmesini yapar mısınız?

Kutlu Doğum Haftası’nı idrak etmekteki gayemizin, Yüce Peygamber Hz. Muhammed (s.a.s.)’in getirdiği yüce değerleri, evrensel prensipleri tüm insanlığa sunmak, bir barış ve hoşgörü ortamı oluşturmak olduğunu söylemiştik. Bu değerleri yalnızca Türk halkıyla paylaşmak elbette ki düşünülemezdi. Bu değerlerin dalga dalga tüm insanlığa yayılması, insanlığın kardeşlik duygularıyla bir sevgi etrafında toplanması, bir sevgi ve hoşgörü ortamının oluşturulması ana hedefimizdi. Bu amaçla faaliyetlerimizi kademeli bir şekilde ve imkânlarımız ölçüsünde yurtdışına taşımaya başladık. Örneğin geçen sene Almanya, Amerika, Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Danimarka, İsveç, Kazakistan, Kırgızistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kırım, Makedonya, Nahçıvan ve Türkmenistan’da Kutlu Doğum Haftası kutlandı. Özellikle yıllarca esaret altında kalmış Türk cumhuriyetlerindeki soydaşlarımızın, Hz. Muhammed’in doğum gününü kutlarken duydukları sevinci gözlerinde görmek, o duyguyu onlarla paylaşmak bizleri heyecanlandırmış ve büyük bir mutluluk vermiştir.
Bu yıl da yurtdışındaki etkinliklerimiz yine ağırlıklı olarak devam edecektir. İmkânlarımız ölçüsünde bu yıl daha fazla ülkede bu Hafta’nın kutlanmasını plânlıyoruz:

Bu yılki Kutlu Doğum Haftası’nda ne gibi faaliyetler gerçekleştirilecektir?

Bu yılki Kutlu Doğum Haftası programlarında yer alacak faaliyetleri başlıklar halinde şu şekilde sıralayabiliriz:
-"Üçüncü Bine Girerken Türkiye" konulu bir sempozyum yapılacaktır.
— Yine her yıl olduğu gibi bu yıl da "İslâmi Araştırmalar Ödülü" yarışması gerçekleştirilecektir.
— Türkiye genelinde "İslâm ve Çalışma" konusunda panel ve konferanslar düzenlenecektir.
— Yine bu yıl Üniversite gençliğinin katılacağı "Açık Oturum", lise gençliğinin katılacağı
"Münazara" ve bütün gençlerimizin katılabileceği "Şiir ve Müzik Şöleni" düzenlenecektir. Bu şölende gençlerin ilgi gösterdiği şairler şiir okuyacak, ses sanatçıları ve ozanlar da bestelerini
Seslendireceklerdir.
— Geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da Kutlu Doğum Haftası yurtdışında da çeşitli etkinliklerle kutlanacaktır. Bu sene Bakü, Osh ve Aşkabat’da mahallindeki ilahiyat fakültelerinin öğretim üyelerinden 3’er kişi, Üsküp, Bahçesaray, Kosova ve Kıbrıs’ta ise Türkiye’den gönderilecek 2’şer kişilik ekiplerce, Kazan’da ise Moskova Din Hizmetleri Müşaviri ve Türkiye’den gönderilecek bir temsilcinin katılımı ile panel ve konferanslar düzenlenecektir. Ayrıca Avrupa ülkelerinde Kutlu Doğum Haftası programları icra edilecektir.
— Çocuklara yönelik olarak, "Çocuk Şarkıları ve İlahileri Güfte Yarışması" başlattık. Bu yarışma gazete ilanlarıyla tüm yurda duyuruldu. Yarışma neticesinde çok güzel güftelerin
Çıkacağını ümit ediyoruz.
— Kur’an kurslarında eğitim gören öğrencileri araştırmaya teşvik etmek amacıyla "İslam ve Çalışma" konulu bir yazı yarışması düzenledik. Bu yarışma için Diyanet İşleri
Başkanlığımız ile işbirliği yapılarak Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Kur’an kurslarında eğitim gören öğrencilerin yarışmaya katılmaları teşvik edilecektir.
— İlköğretim çağındaki çocuklarımızın Kutlu Doğum Haftasına ilgilerinin çekilmesi ve çocuklarımızın dini duygularını şiirle ifade etmelerini temin amacıyla "İlköğretim Okulları Arası Dini Nitelikli Şiir Yarışması" düzenledik.
— Balkan, Kırım ve Kıbrıs Türkleri Arasında "Dini Muhtevalı Şiir" yarışması da bu yılki faaliyetlerimiz arasında yer almaktadır.
— Bu yılki sosyal faaliyetlerimiz arasında da Kutlu Doğum Aşı, Konserler ve Gül Günü’nü sayabiliriz.
Ben şimdiden tüm insanlığın Kutlu Doğum Haftası’nı tebrik ediyor, haftanın hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum. Bu vesileyle organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Gelişimin adresi...
Yukarı Dön
zaman Açılır Kutu Gör
Moderatör
Moderatör
Simge

Kayıt Tarihi: 31-Ocak-2007
Konum: Ankara
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 727
  Alıntı zaman Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 14-Nisan-2008 Saat 18:31
Atası İbrahim peygamberin yerde ve gökte arayıp da kendine şahdamarından yakın yerde bulduğu Rabbi için inşa ettiği Kâbe'de...

Duaya kilitlenmiş yaşlı bir adam...

Güneş altında yaşayanlar tedirgin bir gecenin altına sığınmış; gece avlananlar yaklaşan haberin yükü altında pusup kalmış.

Dakikalar saat ağırlığında...

Kâinatın ve mahlûkâtın ezelden beridir beklediği an yaklaşmış; ama o son an sanki ebed uzunluğunda.

Zamanı sessizlik esir almış; sadece bir yakarış yükseliyor Kâbe'den.

Kâbe'de duaya kilitlenmiş yaşlı bir adamdan...

Zamanın donduğu anda, gür bir ses kaplıyor arşı:

"Müjde ey Abdülmuttalib! Âmine'den bir çocuk doğdu, vücudu âlemlere rahmet!..."

Yaşlı adam Abdülmuttalib'in dudaklarından dökülürken şükür sözcükleri, Mekke ebedî bir sabaha uyanıyor. Dağlarla çevrili şehir kasvetini üzerinden atıyor. Haber, yağmur olup bereket yağdırıyor çöl dudaklara. Putlara hiç teslim olmamış hanifler aydınlığı kucaklarken, yaradana şirk koşanların bilinçsiz tanrıları bir bir yıkılıyor.

Kureyş'in bereketi oluyor yeni doğan. Kıtlık yıllarında onun duaları zerkediyor toprağa yağmurları. Mekke, onun büyüdüğü dönemde yarımadadaki gücünü ve konumunu perçinliyor.

Çocuk Muhammed büyüyor. Etrafındaki herkesi kendisine bahşedilen bereketten nasiplendirerek. Yetişkinliğe çok zorlu sınavlardan geçerek giriyor. Babasını göremeden doğan Allah sevgilisi, altı yaşında annesini, sekiz yaşında da himayesine girdiği Kureyş'in lideri dedesini kaybediyor. Sevdikleri bir bir elinden alınan Muhammed, ailesinden koparılarak, insanlığa sunulmak üzere Rabbinin terbiyesine alınıyor. Arap yarımadasının Kâbe merkezli kaynayan fırtınalı atmosferinde, hiç bir kötülüğe, dünyevî ihtirasa ve çekişmeye bulaşmadan yüce bir ahlak ile sivriliyor. Dünyadan el etek çekerek değil, hayatın içinde hazırlanıyor ulvî makama. Ve nihayet, kıyamete kadar insanlığa örnek olma vasfını haiz tüm sıfatlarını olgunlaştırarak arzın zirvesinde iskân ediyor.

Önce Kureyş çağrılıyor, Allah ve meleklerin kendisine salât ettiği Nebî'ye itaate. Ancak içlerinden çıkan Peygamber'in davetine, halkının cevabı çok sert oluyor. Peygamber ve inananlar, fiilî bir savaşın muhatabı kılınıyor. Sözünden emin oldukları Peygamber'in davetini inandırıcı bulmadıkları için değil. Haksızlık ve güç üzerine kurdukları düzenin bozulmasına tahammül edemedikleri için zulüm (karanlık) ve küfür (gerçeği örtmek) üzere anlaşıyorlar.

Tüm eziyet, yasak ve ambargolara rağmen davet büyüyor, dünyanın en kuytu köşelerine kadar uzanıyor. Ancak hiç bir belde, ona ilk kucak açan ve onu ebedî ağırlayacak olan Medine'nin makamına erişemiyor.

Sabah namazını kılan Medineli müminler, her gün bıkmadan şehrin sırtlarına dayanıp, güneş tepelerini kavuruncaya kadar ufka kilitleniyorlar. Saatler geçiyor, ancak ufuk yalnızca sessizlik kusuyor. Umutlar yarına erteleniyor, insanlar evlerine çekiliyor.

Medine yine evlerine çekilmiş. Sokaklar sıcak soluyor. Gök gürültüsünü andıran gür bir nida, sokağı insan sağanağına teslim ediyor. Haykırışıyla sesini tüketen haberci, kendisine bakarak akan kalabalıklara artık yalnızca parmağıyla rehberlik ediyor. Parmaklar, bir hurma ağacı altında oturan, birbirine yakın yaşlardaki iki zâta kilitleniyor. Gözler büyüyor; merakın yükseltiği parmak uçlarında kalabalıklar boy yarışına giriyor. Boyca uzunluk hiç bu kadar gıpta vesilesi sayılmıyor.

Hurma ağacı altına odaklanan yüzlerce göz, "Hangisi" sorusunun merakıyla tutuşuyor. Fısıltıların kanatlandırdığı bu sual, Ebû Bekir'in kulağına konuyor. Bahtlı adam ayağa kalkıp gömleğiyle insanlığın efendisine gölge yapıyor. Kâinatın varlık sebebine susamış dudaklar hep bir ağızdan haykırıyor : "İşte O! Allah'ın Peygamberi!"

Mekke'de açan gonca, sıddık dostu ile "Buyurunuz, emniyet ve huzur içinde gidelim," diyen yaklaşık beşyüz yâranın yanında Medine içlerine ilerliyor. Dünyanın en anlamlı ve görkemli geçit resmi yaşanıyor. İnsanlığın efendisi Medine'yi teşrif ediyor. Damlarda küçük kızlar, fırlamış gözleriyle merakın zirvesinde yarışıyorlar. Sokaklara dökülmüş Medine halkı, "Allahu ekber! Resûlullah geldi. Allahu ekber! Muhammed geldi," çığlıkları ile diriliyor. Şehri tekbir sesleri teslim alıyor. Tüm Medine evleri, içeri buyur ettikleri Nebî'nin ayaklarına dikiyor gözlerini. Şehrin coşkusu, ensar çocuklarının şen şarkıları ile gök kubbeye tırmanıyor:

"Ayın ondördü üzerimize, Veda Dağı'nın tepelerinden doğdu, ne mutlu!"

Ve Peygamber, kendisine şu sözlerle sınırsız bir destek sunan ensarın beldesinde tamamlıyor ömrünü: "Biz her zaman her yerde seninle beraber olacağız. Mallarımızdan dilediğin kadarını al, dilediğin kadarını bize ver. Bize neyi emredersen onu yapmaya hazırız. Allah'a yemin olsun ki, eğer sen bize şu denizi gösterip dalsan, biz de seninle dalarız."

Medine'de ruhunu Rabb'e teslim eden vücudu âlemlere rahmet Peygamber, her "Kutlu Doğum", her kandil ile yeryüzünde yeniden varlık tazeliyor. Atlantik'ten Pasifik'e kadar uzanan devasa bir coğrafyada büyük bir iştiyakla yad ediliyor.

Dünya, işte yine bir kutlu doğumun arefesinde.

Vücudunu kâinatın sarsıntıyla, peygamberliğini Kureyş'in inkârla, hicretini ensarın aşk ile karşıladığı Peygamber, hiç şüphe yok ki yalnızca bu özel zamanlarda yad edilmeyi değil, sünnetiyle müminlerin hayatlarında her dem var olmayı bekliyor.

Doğru yerdesiniz...
gelisenbeyin.net'tesiniz...
Yukarı Dön
ferdi Açılır Kutu Gör
Süper Üye
Süper Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 25-Ocak-2007
Konum: Ankara
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 222
  Alıntı ferdi Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 13-Nisan-2009 Saat 12:35
O'na olan özlem dua olacak!
Peygamberimiz Hazreti Muhammet'in dünyayı şereflendirmesinin üzerinden tam 1438 yıl geçti.


Her yıl, O'nun doğumunu büyük bir coşku ve sevinçle anıyoruz. 14 Nisan salı günü resmi açılışı yapılacak olan Kutlu Doğum Haftası için Diyanet İşleri Başkanlığı da tüm hazırlıklarını tamamladı. Bu yıl, Efendiler Efendisi'nin aileye verdiği önem kutlamaların ana teması olacak.

İslam Alemi, Efendiler Efendisi'nin yeryüzünü şereflendirmesinin 1438. yıldönümünü kutlamaya hazırlanıyor.

Efendimiz S.A.V hafta boyunca, Kur'an-ı Kerimlerle, ilahilerler anılacak; O'na olan özlem dua olup göklere yükselecek..

Hafta sebebiyle Diyanet İşleri Başkanlığı büyük bir önemle sürdürdüğü hazırlıklarını tamamladı. Diyanet bu yıl Kutlu Doğum Haftası'nın startını 14 Nisan salı günü Bursa'dan verecek.

Gelişime dair ne varsa...
Yukarı Dön
zaman Açılır Kutu Gör
Moderatör
Moderatör
Simge

Kayıt Tarihi: 31-Ocak-2007
Konum: Ankara
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 727
  Alıntı zaman Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 17-Nisan-2009 Saat 15:15
Gönüllerin efendisine binlerce selam. Peygamberimizin hayatını kendimize rehber ettiğimiz zaman eminim daha mutlu bir şekıilde yaşayacağız.

Güllerin efendisi Peygamberimiz Hz. Muhammed s.a.s

Doğru yerdesiniz...
gelisenbeyin.net'tesiniz...
Yukarı Dön
gelisenbeyin Açılır Kutu Gör
Yönetici
Yönetici
Simge
gelişime dair ne varsa.. Yahya KARAKURT

Kayıt Tarihi: 01-Ocak-2006
Konum: Istanbul
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 4724
  Alıntı gelisenbeyin Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 14-Nisan-2014 Saat 21:11
Kutlu Doğum Haftası başladı
Yurt genelinde çeşitli etkinliklerle kutlanan ‘Kutlu Doğum’ Başakşehir’de, İlçe Müftülüğü’nün düzenlediği bir dizi programla başladı.
Başakşehir Emin Saraç Kültür Merkezi (BES)’nde düzenlenen programa; Başakşehir İlçe Müftüsü Ahmet Bilgi, Başakşehir İlçe Kaymakamı Fatih Kocabaş, Başakşehir Belediyesi Başkan Yardımcısı Haluk Dikbaş ve çok sayıda ilçe sakini katıldı.

‘Müslümanların ortak derdi, Peygamberini anlayamamaktır’

Kur’an-ı Kerim Tilaveti ile başlayan Kutlu Doğum programı, Kutlu Doğum Haftası’nın bu sene ana teması olan "Peygamberimiz, Din ve Samimiyet" sinevizyon gösterisi ile sürdü.

Programın açılış konuşmasını yapan Başakşehir İlçe Müftüsü Ahmet Bilgi, Peygamberimizi hayatımıza örnek almalıyız mesajı verdi, “İnsanlık değerlerinin aşıldığı, hayatın anlamının kaybolduğu bir dönemde Peygamberimiz (S.A.V) dünyaya geldi. Doğumuyla insanlığın ufkuna nur indi. Ümmeti O’nu hiç unutmadı.”

Bugün Müslümanların ortak derdi Peygamberini anlayamamak olduğunu belirten Ahmet Bilgi, sözlerini şöyle sürdürdü, “Samimiyet, gönülden bağlılık demektir. Samimiyet olmazsa ibadetlerimiz kabul olmaz. Bugün yaşadığımız toplumda Peygamberimiz (S.A.V)’in önderliğine ihtiyacımız vardır. O nedenle onun yaşamını, sözlerini kendimize rehber almalıyız.”

Başakşehir Kaymakamı Fatih Kocabaş ise yaptığı konuşmada, Kur’an-ı Kerimi hayatımıza aktarmamız gerektiğini vurguladı, “Ünlü Şairimiz Mehmet Akif Ersoy, ‘Kur’an-ı Kerim mezar başlarında okunmak için değildir’, demiştir. Allah’ın kelamını hayatlarımıza uygulamamız gerekmektedir. Peygamber Efendimizin her sözü, her davranışı özellikle samimiyeti bizlere örnek olmalıdır.”

Ümmetin buluşma adresi Hz. Muhammed (S.A.V)’tir

Program, T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı, Haseki Dini Yüksek İhtisas Merkezi Eski Öğretim Görevlisi Ali Rıza Temel’in konuşmacı olduğu konferansla devam etti. Temel, Ümmetin buluşma adresi Hz. Muhammed (S.A.V)’tir. İslamiyet samimiyettir. Samimiyet, saf olmak, net olmak demektir. Peygamberimiz bizlere bu konuda da örnektir. Yalanın, riyanın ikna gücü yoktur. Dedemizden önceki büyüklerimiz hatırlamayız, ama Peygamberimizi tanıyor ve seviyoruz. Bu hep samimiyettendir. İnanmayan inandıramaz. Hz. Muhammed (S.A.V), önce kendi inanmış, sonra bizleri inandırmıştır.” dedi.

Program, ‘Kutlu Doğum Haftası’nın başlamasını temsilen Başakşehir İlçe Müftüsü Ahmet Bilgi’nin protokol’e gül takdimi ile son buldu.

Gelişimin adresi...
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums® version 9.50 [Free Express Edition]
Copyright ©2001-2008 Web Wiz